10. Hukuk Dairesi 2023/12727 E. , 2024/13529 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/830 E., 2023/1132 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 6. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/261 E., 2022/1273 K. Taraflar arasındaki meslek hastalığından kaynaklanan maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üz…
**10. Hukuk Dairesi 2023/12727 E. , 2024/13529 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/830 E., 2023/1132 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 6. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/261 E., 2022/1273 K. Taraflar arasındaki meslek hastalığından kaynaklanan maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirket bünyesinde 03.03.2010-02.10.2016 tarihleri arasında housekeeping (oda servisi) olarak çalıştığını, görev alanına girmeyen eşya, yatak ve baza taşıma, cam silme ve iki kişinin yapabileceği işleri tek başına yapması ve ağır işler sebebiyle rahatsızlanıp sol el bileğinde beliren ağrılardan dolayı hastaneye gittiğini, 08.05.2015 tarihli yatan hasta epikriz raporunda da görüleceği üzere sol el bileğinde ganglion kisti teşhisi konup cerrahi müdahale gerektiğini, ameliyatın ardından doktoran çalışmamasının daha uygun olacağının bildirildiğini, yaptığı iş gereği ağrılarının gittikçe arttığını, Kartal ... ... Hastanesinde 09.09.2016 tarihli radyoloji raporunda sol omzunda rotator kuf sendromu tanısı konmuş olduğunu, doktorun kendisine büyük bir yırtık oluştuğunu, cam silmemesi gerektiğini aksi halde sol omzuna cerrahi müdahale gerekeceğini belirttiğini, söz konusu epikriz raporunun ardından SGK sağlık kurulu raporu düzenleneceğini, müvekkilinin meslek hastalığı nedeniyle sol konulunun işlevsel ... gelmiş olduğunu, davacının bakmakla yükümlü olduğu 2 çocuğunun bulunduğunu, hali hazırda doktorlar tarafından çalışması uygun görülmeyen müvekkilinin iş gücü kaybı, bu kaybın sürekliliği, iyileşme sürecindeki harcamalar, çalışma gücünün azalması ve tam yitirilmesi sonucu ... maddi kaybın karşılanmasını, davacının tedavi sürecinin halen devam ettiğini müvekkili psikolojik yıpratmış olduğunu ve yıpratmaya devam ettiğini bu nedenle manevi tazminatla ilgili dava ve talep hakkının saklı olduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; davacının meslek hastalığı nedeniyle sol kolu işlevsizliği sebebiyle tazminat talebinde bulunmasının yerinde bir talep olmadığını, davacının meslek hastalığına yakalanmış olmasının SGK sağlık kurulunca tespit edilecek bir durum olduğunu, müvekkili şirketin iş sağlığı ve iş güvenliği için alınması gerekli önlemleri aldığını, ganglion kisti rotator kuf sendromunun davacının müvekkili şirkette yaptığı işin iş sağlık koşullarının hijyenik şartlarına bağlı geliştiğinin ileri sürülmesi olanaklı olmadığını, ganglion kistinin tıbben neden ortaya çıktığının bile bilinmediğini, hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, dava konusu meslek hastalığı nedeniyle davacının sürekli iş göremezlik oranının ise % 0 olduğu kabulünden hareketle davanın reddine karar vermiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf sebepleri özetle; davacının, davalı şirkette 03.03.2010 - 02.10.2016 tarihleri arasında housekeeping (oda servisi) servisinde çalıştığını, davacıya görev alanına girmemesiyle beraber ... risk de taşıyan cam silme görevi de verildiğini, tanıkları ...'nun da bunu doğruladığını, çalışırken ağır yatak ve bazaların insanlığa sığmayacak şekilde taşıttırılmış ve iki kişinin yaptığı işin yaptırılmış olduğunu, davalı tanığı ...'ın da iddialarını doğruladığını, davacının görev alanına girmeyen eşya, yatak ve baza taşıma, cam silme ve iki kişinin yapabileceği işleri tek başına yapması ve ağır işler sebebiyle rahatsızlanmış, sol el bileğinde beliren ağrılardan dolayı hastaneye gitmiş olduğunu, ilk doktor muayenesinde sol el bileğinde ganglion kisti meydana geldiğini öğrenmiş; akabinde gittiği doktor muayenesinde ise rotator kuf sendromu teşhisi konmuş ve omzunda büyük bir yırtık olduğunun, cam silmemesi gerektiğinin söylenmiş olduğunu, davacının Sağlık Bakanlığı İstanbul Meslek Hastalıkları Hastanesine müracaat etmiş ve yine rotator kuf sendromu ve ganglion kisti tanısı konmuş, sol koluyla tekrarlayıcı ve zorlayıcı iş yapmaması gerektiğinin söylenmiş olduğunu, ATK raporunda "sol omuz impingement sendromu ve opere sol el bilek ganglion kisti" tanısı konduğunu, sol omuz impingement sendromu omuzdaki sıkışma anlamına geldiğini, davacıya 2 kere "rotator kuf sendromu" teşhisi konduğunu, Rotator kuf sendromunun nedenlerinden biri sıkışma olabilmekle beraber davacının 09.09.2016 tarihli radyoloji raporunda da görüleceği üzere sendromun sebebinin, doktorunun da söylediği üzere büyük çaplı yırtık olduğunu, bu kadar büyük çaplı bir yırtığın kendi kendine geçmesinin mümkün olmadığını, ATK raporunda kist tespit edilmesine rağmen maluliyet %0 olarak tespit edilmiş ve davacının haksızlığa uğramış olduğunu, bu nedenle rapora itiraz ettiklerini ve dosyanın Üniversitelerce seçilmiş konusunda uzman olan doktorlar tarafından yeniden rapor alınması için incelemeye alınması talebinde bulunduklarını, fakat taleplerinin Mahkemece kabul edilmediğini, davacı kadın olmasına rağmen 6 yıl boyunca çok zor şartlarda görev alanı dışında, erkek gücü gerektiren tüm işlerde çalıştırıldığını, işten ayrılma sebebinin de yaptığı işler neticesinde sağlığının ciddi olarak tehlikeye girmesinden dolayı çalışamamasından kaynaklandığını, ATK'nın yeterli inceleme yapmamasından ve şekli olarak değerlendirmesinden dolayı verdiği rapor doğrultusunda red kararı vermesinin kanuna, hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine dair İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi 3. Değerlendirme Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Davacı kazalının davalı işverenlik bünyesinde çalışma yaptığı iş nedeniyle meslek hastalığına maruz kaldığı, İlk Derece Mahkemesince davacının meslek hastalığı nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının % 0 olarak belirlendiği gerekçesiyle maddi tazminat talebinin reddine karar verdiği ve davacı sigortalının dava konusu meslek hastalığı nedeniyle bir süre çalışamadığı, davacının istirahatlı kaldığı bu süreler bakımından ücret kaybının doğduğu hususu göz ardı edilerek neticeye varıldığı anlaşılmaktadır. Sigortalıya, iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle geçici iş göremez durumda bulunduğu sürece, Kurum tarafından 5510 sayılı Kanun'un 18 inci maddesi uyarınca geçici iş göremezlik ödeneği ödenir. Bu ödenek iş kazalarında olay, meslek hastalığında da tedavinin başladığı tarihten itibaren çalışmaz durumda kaldığı (raporlu olduğu) sürece ödenir. Geçici iş göremezlik devresinde sigortalının çalışamadığı dönemde yoksun kaldığı gelir de iş kazası sonucu oluşan maddi zarar kapsamındadır. Raporlu olunan dönemde çalışamayan sigortalının bu dönemde yoksun kaldığı ücreti kadar bir zararının oluşacağı ve bu zararın da maddi zarar içerisinde kabul edilmesi gerektiği açıktır. Sigortalının zararlandırıcı olay nedeni ile tedavisinin devam ettiği ve çalışamadığı sürelerdeki maddi zararı bu dönemde % 100 iş gücü kaybına uğradığı kabulüne göre yapılmalıdır. Bilirkişi aracılığıyla maddi zararı tespit edilip SGK’ca sigortalıya ödenmesi gereken geçici iş göremezlik ödeneği var ise bunun rücuya tabi kısmının hesaplanan maddi zarardan düşülmesi ile elde edilecek sonuç kazalının geçici iş göremezlik dönemi de denilen istirahatlı dönemdeki karşılanmamış zararını ortaya koyacaktır. Mahkemece yapılacak iş; davacının raporlu olduğu dönemde %100 oranında malul kaldığını değerlendirerek, bu dönemde çalışamaması nedeniyle yoksun kaldığı ücreti kadar bir zararının olduğunun kabulüne göre Dairemiz içtihatlarına uygun olarak içerisinde hekim bilirkişisinin de yer aldığı iş güvenliği uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetine tevdi ile tarafların kusur oran ve aidiyetini belirlemek ve devamla maddi zarar tutarını bilirkişiye hesaplattırmak ile tüm delilleri bir arada değerlendirip sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmalıdır . VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.