Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkili firmanın kiracısı olduğu adreste toz deterjan üretimi yaptığını, davalı firmanın ise müvekkili firmanın üretim yaptığı fabrikanın hemen bitişiğinde boya, vernik imalathanesi olarak faaliyet gösterdiğini, davalı firmada 14/09/2011 tarihinde büyük çaplı yangın meydana geldiğini, ortak duvarın yıkılması sonucunda müvekkili işyerine yangının sıçradığını, işyeri ve tesiste meydana gelen hasar nedeniyle yaklaşık 3 ay faaliyetin durdurulmak zorunda kalındığını, üretim yapamadığı gibi kiracı olduğu fabrika binasına aylık 4.000 TL kira ve çalıştırdığı 9 kişilik personelinde maaşını cebinden ödediğini, tespit dosyasıyla meydana gelen hasarların tespit edildiğini, davalı şirketin sigorta şirketi olan......SİGORTA A.Ş tarafından müvekkiline 54.000 TL ödeme yapıldığını, davalının ise tüm zararın karşılanacağına dair beyanına dair yalnızca 5.000 TL ödeme yaptığını, müvekkili işyerinde 3 ay faaliyetsiz kalması nedeniyle siparişlerin iptal edilip sözleşmeleri fesh etmek zorunda kalındığını, hammadde ve ambalajların tamamının zarar görüp kullanılamaz olduğunu iddia ederek, alacağın tam ve kesin olarak belirlenemediğini beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla HMK 107. Maddesi uyarınca bina, tesis, emtiya, sabit giderler, müşteri portfoyü kaybı, ticari kazanç kaybı, kar kaybı ve yangın nedeniyle diğer tüm zararlara karşılık 250.000 TL'nin 14/09/2011 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle alacağın tahsilini talep ve dava etmiştir. ASIL DAVADA SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait kimya fabrikasının tamamının yandığını, yangının davacıya ait fabrika binasının çatısına ve kule kısmına sirayet ettiğini, başka bir yere sirayet etmediğini, yangın sonrasında müvekkilinin davalı şirket yetkilileri ile hasarın tazmini konusunda görüştüğünü, davacı tarafın çok fahiş hasar bedelini talep ettiğini, hasara uğramamış şirket envanterinde bulunmayan bazı mal ve emtiyanın hasar gördüğünün iddia edilmesinin haksız olduğunu, haksız taleplerinin rededildiğini, davacı tarafa 5.000 TL ödeme yaptıklarını, yapılan ödemenin çatının yenilenmesiyle ilgili olduğunu, ayrıca davacı tarafa sigorta şirketincede ödeme yapıldığını, davacının zararının karşılandığını savunarak haksız davanın reddini istemiştir. BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU ..... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN .... E 2013/541 K SAYILI DOSYASINDA İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirkete ....... nolu sigorta poliçesi bulunan ......... Şti ye ait iş yerinin 01/09/2011 tarihinde davalı .......... a ait iş yerinde çıkan yangının sirayeti ile hasara maruz kaldığını, kaza sonrasında düzenlenen yangın raporu ile Tuzla Sulh Hukuk Mahkemesinin ......D.İş sayılı dosyasında mevcut bilirkişi raporu, ifade tutanakları, ekspertiz raporu ile de olayın tespit edildiğini, iş bu kaza sebebiyle müvekkil şirket sigortalısına, davalının kusur oranına isabet eden 5.819,00 TL ödendiğini tüm ihtarlara rağmen davalı tarafından herhangi bir ödemenin müvekkili şirkete yapılmadığını, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 5.819,00 TL maddi tazminatın ödeme tarihi olan 08/02/2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.