2. Ceza Dairesi 2021/12911 E. , 2024/5039 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/939 E., 2016/731 K. SUÇ : Dikili ağaç, fidan veya bağ çubuğuna zarar verme HÜKÜM : Beraat TEMYİZ EDENLER : O yer Cumhuriyet savcısı ve katılan TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma O yer Cumhuriyet savcısının, karardan itibaren 1 aylık temyiz süresinin son gününün adlî tatile rastlaması nedeniyle o yer Cumhuriyet savcısının 05.08.2016 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğ…
**2. Ceza Dairesi 2021/12911 E. , 2024/5039 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/939 E., 2016/731 K. SUÇ : Dikili ağaç, fidan veya bağ çubuğuna zarar verme HÜKÜM : Beraat TEMYİZ EDENLER : O yer Cumhuriyet savcısı ve katılan TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma O yer Cumhuriyet savcısının, karardan itibaren 1 aylık temyiz süresinin son gününün adlî tatile rastlaması nedeniyle o yer Cumhuriyet savcısının 05.08.2016 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenmekle, Tebliğname'deki süreden ret görüşüne iştirak edilmemiştir. Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Dosya içeriğine göre, katılan ve sanığın evlerinin aynı yol üzerinde bulunduğu, katılanın evinin önünde suç tarihinden önce 2 adet dut ağacının bulunduğu, dut ağaçlarının müşterek hisseli yolun kenarında olduğu, önce dut ağaçlarından birinin kalın üst dallarının kesildiği, daha sonra ise diğer dut ağacının zeminden kesildiğinin anlaşıldığı olayda, sanığın aşamalardaki savunmalarında, aracıyla yoldan geçerken ağaçların dallarının aracına zarar verdiğinden bahisle ağaçların dallarını eliyle kırdığını, ayrıca ağacın kesilmesi için Belediyeye müracaat ettiğini ve belediyeden gelen görevlinin ağaçlardan birini kökten kestiğini savunduğu, dosya içerisindeki ziraat mühendisi tarafından düzenlenen 10.05.2016 tarihli bilirkişi raporunda, "...390 ada 45 nolu müşterek parsel içinde ve halihazırda zeminde yol olarak kullanılan ve yolun kenarında 2 adet 25 yaşlarında olan biri toprak seviyesinden tamamen kesilmiş, diğerinin ise kalın olan üst dalları kesilmiş 2 adet dut ağacı bulunmaktadır. Toprak seviyesinden ve üst dalları kesilen dut ağaçları zeminde yol olarak kullanılan yerin kenarında kaldıklarından bir dut ağacının zemin seviyesinden diğer dut ağacının tüm dallarının kesilmesi gerekmezdi. Dut ağaçlarının yol tarafına gelen birkaç dalı kesildiği takdirde mevcut yoldan her türlü araç geçebilirdi." şeklinde görüş belirtildiği, soruşturma aşamasında dinlenen tanık Hanife Dürücü'nün de ifadesinde, sanığın belediyeden getirdiğini söylediği bir kişi ile birlikte katılanın evinin önündeki bir adet dut ağacını kestirdiğini, sanığın dut ağacının kendisi için sorun teşkil ettiğini söylediğini, ancak arabanın ağaca temas etmeden yoldan rahatlıkla geçebildiğini beyan ettiği anlaşılmakla, 10.05.2016 tarihli bilirkişi raporundaki dut ağaçlarından birinin kalın olan üst dallarının tamamen kesildiğine dair tespit, sanığın dut ağaçlarından birinin dallarını kırdığına dair kısmî ikrarı, tanık Hanife ve katılanın beyanları ile tüm dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sübuta erdiği gözetilmeden, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek, sanığın atılı suçtan mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısı ve katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 27.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.