10. Hukuk Dairesi 2011/11233 E. , 2012/22542 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi No :2009/225-2011/449 Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacının, davalı işv
**10. Hukuk Dairesi 2011/11233 E. , 2012/22542 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi No :2009/225-2011/449 Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacının, davalı işveren ... Dış Ticaret İnşaat Limited şirketine ait Irak’ın Musul şehrindeki hava üssü şantiyesinde marangoz olarak çalıştığı 16.06.2008-10.4.2009 tarihleri arasındaki Kuruma bildirilmeyen hizmet sürelerinin tespitine karar verilmesini istediği, mahkemece, istemin reddine karar verildiği görülmüştür. Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanunun geçici 7/1’inci maddesi uyarınca uygulama alanı bulan mülga 506 sayılı Kanunun 7 ve 79’uncu maddeleri ve 5510 sayılı yasanın 10.maddesidir. Bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Kural olarak sigortalılar, Türkiye’de yaşadıkları ve hizmet akdine göre çalıştıkları takdirde sosyal sigorta haklarından yararlanırlar. Bu kural, Kanunların mülkiliği ilkesinin doğal sonucudur. Ayrıca, Türkiye’yle yabancı bir ülke arasında sosyal güvenlik sözleşmesi akdedilmişse istisnaen mülkilik ilkesine değer verilmeyebilir. Ayrıca, 506 sayılı Kanunun 2 ve 3’üncü maddelerine göre sigortalı olmayanlar kapsamında olmak üzere, Türkiye ile sosyal güvenlik sözleşmesi olmayan bir ülkede hizmet akdiyle çalışan Türk vatandaşları da anılan Kanunun 86. maddesi gereği işverenleriyle yapılacak “İş kazalarıyla meslek hastalıkları”, “Hastalık”, “Analık”, “Malullük, yaşlılık ve Ölüm” sigortalarından birine, birkaçına veya hepsine toplu olarak tabi tutulmaları mümkündür. Öte yandan, 5510 sayılı Yasanın 10 maddesi incelendiğinde; 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde sayılan sigortalıların işverenleri tarafından geçici görevle yurt dışına gönderilmeleri, (c) bendinde sayılan sigortalıların mevzuatlarında belirtilen usule uygun olarak yurt dışına gönderilmeleri veya (b) bendinde sayılanların sigortalılığa esas çalışması nedeniyle yurt dışında bulunmaları halinde, bu görevleri yaptıkları sürece, sigortalıların ve işverenlerin sosyal sigortaya ilişkin hak ve yükümlülükleri devam eder. Davaya konu somut olayda; Irak ile Türkiye arasında akdedilmiş sosyal güvenlik sözleşmesi bulunmamaktadır. Davalı işverenle yapılmış topluluk sigortası varsa da davacının topluluk sigortaları kapsamında herhangi bir bildirimi bulunmamaktadır. Davacının, 1.10.2008-9.4.2009 tarihleri arasındaki çalışmalarının davalı işveren tarafından kısa vadeli sigorta kolunda geçerli olmak üzere bildirim yaptığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacının, 16.6.2008-1.10.2008 tarihleri arasında davalının Irak 'taki işyerine çalıştığı ancak, bu süreçte Kuruma isteğe bağlı sigortalılık başvurusu yapmadığı, işverence de topluluk sigortası kapsamında davacı hakkında Kuruma yapılmış bildirim olmadığı, işverenin bu konuda sorumluluğunun bulunmadığı ve talebinin hukuka uygun olmadığı, davacının 01.10.2008-09.04.2009 tarihleri arasındaki talebi yönünden ise, işverenin ,5510 sayılı yasanın 5 g maddesine göre 01.01.2009 tarihine kadar yapması gereken bildirim işlemini 16.10.2008 tarihinde yaptığı, davacıyı 16.10.2008-15.04.2009 tarihleri arasında kısa vadeli sigorta kollarından geçerli olmak üzere 5510 sayılı yasanın 5 g maddesine göre kuruma bildirildiği davacının 01.10.2008-09.04.2009 tarihleri arasında da uzun vadeli sigorta kollarına tabi sigortalı olarak kabul edilemeyeceği ve bu talebinin de hukuku uygun olmadığı kanaatiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Davanın niteliği gereği, yapılan inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir. Davacının, 16.6.2008 - 9.04.2009 tarihleri arasında, davalının Irak'taki iş yerinde çalıştığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu durumda, davacı ancak 506 sayılı Kanunun 7’inci maddesi kapsamında geçici görevle yabancı ülkeye gönderilmişse sigortalı kabulü mümkündür. Ancak; anılan madde kapsamında sigortalı sayılabilmek için sigortalının malullük - yaşlılık - ölüm, işkazalarıyla meslek hastalıkları, hastalık, analık sigorta kolları bakımından sosyal güvenliğinin işin yapıldığı ülke Sosyal Sigorta Merciince karşılanmaması, Türk-işveren tüzel kişi ise, şirket merkezinin Türkiye'de bulunması, gerçek veya tüzel kişi Türk işverenin Türkiye'de iş yapmak şartı aranmaksızın Türkiye'de tescil edilmiş ya da tescil edilebilir nitelikte işyerinin olması, Türk işveren ile Türk işçi arasında yabancı ülkede yerine getirilecek iş görme edimine ilişkin bireysel iş sözleşmesinin Türkiye'de yapılması, Türk işçinin iş bu yazılı ya da sözlü hizmet sözleşmesinin Türk işçiye yüklediği iş görme ediminin yerine getirilmesi gereği olarak yurt dışında yaşamasının sürekli olmayıp geçici nitelik taşıması, geçicilik kavramının nitelendirilmesinde zaman sınırlaması yoksa da, bu görevin yurt dışında sürekli yaşamayı gerekli kılmaması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Her ne kadar, işveren davacının 01.10.2008-09.04.2009 tarihleri arasındaki hizmet sürelerini, kısa vadeli sigorta kollarından geçerli olmak üzere 5510 sayılı yasanın 5 g maddesine göre kuruma bildirilmişse de, mahkemece, davacının 01.10.2008-09.04.2009 tarihleri arasında hizmet süreleri yönünden de çalışmaların süreklilik gösterip göstermediği hususu yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde irdelenerek, sonucuna göre 5510 sayılı yasanın 10.maddesi de gözetilerek karar verilmesi gerekekecektir. Mahkemece, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular kapsamında herhangi bir araştırma ve irdeleme yapılmamıştır. Mahkemece, yukarıdaki bilgiler gözetilerek; davalı işyerinin Türkiye'de merkezi olup olmadığının ve davacının geçici görevle davalı tarafından yurt dışında çalıştırılıp çalıştırılmadığı hususları araştırılmalı ve sonucuna göre, Türkiye'de merkezi olan şirketin, davacıyı geçici olarak yurtdışında çalıştırıldığının anlaşılması karşısında, sigortalının yabancı ülkede fiilen çalıştığı sürede 506 ve 5510 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde davanın reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacı vekilinin, bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. S O N U Ç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 20.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.