17. Hukuk Dairesi 2012/3251 E. , 2013/8880 K. MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı 3.kişi vekili, Çorlu 1.İcra Müdürlüğünün 2010/676-677-681-682 sayılı talimat dosyalarından, 01.04.2010 tarihinde davacıya ait işye…
**17. Hukuk Dairesi 2012/3251 E. , 2013/8880 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı 3.kişi vekili, Çorlu 1.İcra Müdürlüğünün 2010/676-677-681-682 sayılı talimat dosyalarından, 01.04.2010 tarihinde davacıya ait işyerindeki malların haczedildiğini, avacı şirketin yetkilisi ... 'nun borçlu şirket yetkilisi ...'nun oğlu olduğunu ancak ayrı tüzel kişilikleri olduğunu belirterek, anılan hacizlerin kaldırılmasını istemiştir. Davalı alacaklı vekili, haciz adresinde borçlu şirkete ait levhanın ve belgelerin görüldüğünü, borçlu ve davacı şirketlerin aynı adreste faaliyette bulunduklarını ve haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, toplanan delillere, alınan bilirkişi raporuna göre davacının haciz adresinde faaliyet gösterdiği, haczedilen malların davacı tarafından sunulan faturalara %95 oranında uyumlu olduğunun anlaşıldığı ve davacı ve borçlu şirket ortaklarının farklı olduğundan bahisle davanın kabulüne ve davacı lehine %15 tazminata karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava,3.kişinin İİK'nin 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı iskihkak davasına ilişkindir. 1-Dava konusu hacizler, borçlunun takip adresi Silivri de bulnmasına rağmen 21.04.2010 tarihinde Çorlu'da yapılmıştır. Ancak haciz adresi girişinde borçluya ait ... levhası görülmüş, içeri girildiğinde borçlu şirket temsilcisi ... kasada oturuken icra memurlarını görünce mahalli terk etmeye çalışmış, kimlik tesbiti istenmesi üzerine oraya fotokopi çektirmeye geldiğini belirtmiş, evrak araştırmasında borçlu şirkete ait belgeler bulunmuştur. Bu durumda İİK'nin 97/a 2.cümlesi gereğince mülkiyet karinesinin borçlu dolayısı ile alacaklı yararına olduğunun kabulü gerekir. Yasal karine aksinin davacı 3.kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle ispatlanması gerekmektedir. Dosya içeriğindeki belgelerden davacı şirket temsilcisi ve borçlu şirket temsilcisinin baba-oğul oldukları aralarında organik bağ bulunduğu, davacı 3.kişi şirketin borçlu adresinde kurulduğu ve şirket temsilcisi ...'un bu sırada 16 yaşında olduğu, borçluya ait Silivri'de bulunan işyerinde 18.09.2009 tarihinde yapılan hacizde de 3.kişinin istihak iddiasında bulunduğu davacı tarafından sunulan faturalaran borcun doğumundan sonraki tarihleri taşıdıkları anlaşılmaktadır. Tüm bu maddi ve hukuki olgular birlikte değerlendirildiğinde, davacı ve borçlu şirketlerin iç içe birlikte faaliyette bulundukları, alacaklılardan mal kaçırma amacı ile tüzel kişilik perdesinden yararlanmaya çalıştıkları anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, davacı 3.kişinin davasının reddine karar verilmesi gerekirken oluş ve olgulara aykırı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. 2-Kabüle göre ise, İİK'nin97/15 maddesi gereğince davalı alacaklının kötüniyeti ispatlanmadığı halde davacı 3.kişi yararına tazminat takdir edilmesi ve hükmedilen tazminatın belirlenmemiş bulunması da isabetsizdir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 11.06.2013 tarihinde karar verilmiştir.