7. Ceza Dairesi 2021/23265 E. , 2024/3564 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/758 E., 2017/761 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit e…
**7. Ceza Dairesi 2021/23265 E. , 2024/3564 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/758 E., 2017/761 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiin temyiz isteği; sadece müşteki beyanıyla yetinilerek hüküm kurulduğuna, haksız tahrik ile ilgili değerlendirme yapılmadığına, kanuni şartları taşımasına rağmen sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerinin uygulanmadığına ve suçun şikâyete tabi olduğuna ilişkindir. II. GEREKÇE Yapılan incelemede; olay tarihinde ..., ..., ... ve ...'ün alışveriş için birlikte kantine gittikleri, ... ile ...'ın masaya oturdukları, ...'in alışveriş yapmak için kantin sırasına girdiği, ...'in de yardım etmek için arkasında beklediği, bu sırada ...'in önünde sırada bekleyen bir kişi olduğu, sanık ...'ün bu sırada gelip arkadan sırayı iterek ...'in yanına kadar geldiği, ...'e sıranın kimin olduğunu sorduğu, ...'in sıranın kendisinde olduğunu söylemesi üzerine sanığın tek eliyle ...'i ittirerek çekil sıra benim dediği, ...'in ...'e baktığı, ...'in boş ver gel dediği, sanığın alışverişini yaptıktan sonra ...' in omzuna sürterek yanından geçtiği, sonra arkasını dönüp ...'e baktığı ve hayırdır, ne oldu diyerek üzerine doğru geldiği, ...'in, sanığa bir sorunun mu var, sorunun ne dediği, sanığın elini ...'in boynuna doğru kaldırdığı, ...'in refleks olarak onun elini geri ittirdiği, bu sırada bir arbede yaşandığı, sanığın ...'e tekme salladığı, ... geri çekildiği için tekmenin isabet etmediği, daha sonra sanığın ...'e yumruk attığı ve yumruğun ...' in burnuna gelmesi üzerine yere düşerek bayıldığı, burnu kanamakta olan mağdurun muayene için kışla revirine sevk edildiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında asta müessir fiil suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 117/1 maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık savunmalarında atılı suçlamayı kabul etmeyerek, başka birinin elinin mağdurun burnuna çarptığını beyan etmiştir. Yapılan incelemede; Hükümden sonra 30.06.2021 tarihli ve 31527 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 24.06.2021 tarihli ve 7329 sayılı Askerî Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2 nci maddesi ile 1632 sayılı Kanun'a eklenen Ek 12 nci maddesinin ikinci fıkrasında "Yükümlü erbaş ve erler arasında ast, üst veya amir ilişkisinin dikkate alınması için fiilin askerî hizmet ve görevlerinden dolayı işlenmesi şarttır." şeklindeki düzenleme karşısında; 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü de gözetilerek, sanık tarafından gerçekleştirildiği iddia edilen eylemin askeri hizmet ve görevlerden dolayı işlenmemiş olması, dolayısıyla, sanık ile mağdur arasında ast-üst ilişkisinin dikkate alınmasının mümkün olmaması ve değişen suç vasfı itibarıyla onbaşı rütbesindeki sanığın er rütbesindeki mağdura yönelik asta müessir fiil suçu yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 02.04.2024 tarihinde karar verildi.