12. Ceza Dairesi 2020/9311 E. , 2024/102 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Katılanlar vekili, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebil
**12. Ceza Dairesi 2020/9311 E. , 2024/102 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Katılanlar vekili, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bakırköy 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2015 tarihli 2013/266 E. 2015/617 K. sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 52 nci maddesi, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 30.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 11.10.2020 havale tarihli ve 2016/65278 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri 1.Ceza miktarının az olduğuna, verilen cezanın paraya çevrilmesinin ve cezada indirim yapılmasının bozmayı gerektirdiğine, 2.Re'sen gözetilecek hususlara ilişkindir. B.Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri 1.Sanığa asli kusur atfedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2.Ceza miktarının fazla olduğuna, 3.Re'sen gözetilecek hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Yerel Mahkemenin Kabulü "Yapılan yargılama, iddia, savunma, yeminli tanık beyanı, olay yeri inceleme raporu, otopsi raporu, adli tıp raporları, keşif zaptı, bilirkişi raporu, duruşmada oluşan vicdani kanaat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın asli kusurlu olarak katılanların çocuğu ve kardeşi olan ...'in ölümüne sebebiyet verdiğinin sabit olduğu, yargılama süresince katılanların maddi zararı giderilmediği için 5728 sayılı yasanın 562 nci maddesi ile değişik CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen şartların sanık lehine gerçekleşmediği kanaat ve sonucuyla aşağıdaki gibi karar verilmiştir." şeklindedir. 2....'in genel beden travmasına bağlı sternum ve kaburga kemik kırıklarıyla birlikte, büyük damar ve iç organ yırtılmasından gelişen iç kanama neticesi öldüğü tespit edilmiştir. 3.Kaza tespit tutanağında ölenin 2918 sayılı Kanunda düzenlenen sürücü kusurlarından "araçların hızını kavşaklara yaklaşırken azaltmamak" kurallarını ihlal ettiği, sanığın ise sürücü kusurlarından "sağa dönüş kurallarına riayet etmemek" kuralını ihlal ettiği tespit edilmiştir. 4.Keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda sanık ...'nin 1. dereceden asli kusurlu olduğu, motosiklet sürücüsü ...'in 2. dereceden tali kusurlu olduğu belirtilmiştir. 5.İstanbul Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 09/06/2015 tarihli raporda kusur dağılımı ; "A)Sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobili ile bölünmüş görüşün açık olduğu yol bölümünde gerisinden gelen araçları dikkate alıp yolun sağ tarafına mümkün olduğu kadar yanaşıp dar kavisle gerekli ve yeterli kontrollerini yaparak tedbirli bir şekilde dönüş yapması gerekirken bu hususlara riayet etmeyip yolun sol tarafına yakın bir şekilde seyredip geniş kavisle kontrolsüzce dönüş yaptığı, yola gereken dikkatini vermediği dikkatsizce ve kontrolsüzce ... kullandığı olayda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile gerçekleşen kazada asli kusurludur. B)Maktul sürücü ... sevk ve idaresindeki motosikleti ile yaklaştığı esnada hızını yeterince azaltıp dönüş yapan araca karşı manevra kabiliyeti yüksek aracı ile zamanında etkili fren ve direksiyon tedbirine başvurmadığı olayda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile gerçekleşen kazada tali kusurludur. " şeklindedir. 6.Sanığın savunması "Suç tarihinde sevk ve idaresindeki araçla sağdan ikinci şeritte seyir halinde olduğunu, sağa dönmek için sinyal verdiğini ve ayna kontrolünü yaptığını, dönerken bir ses duyduğunu, motosikletin sağ dikiz aynasına çarptığını ve devrildiğini, sürücüsünün de sürüklenerek kafasını çarptığını, vatandaşların yardımıyla hastaneye gönderdiklerini, olayda kusuru olmadığını, suçsuz olduğunu belirterek beraatine, mahkeme aksi kanaatte ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir." şeklindedir. 7.Ölen yakınları şikayetçi olup davaya katılmalarına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür. A.Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri 1.Ceza miktarının az olduğu, verilen cezanın paraya çevrilmesinin ve cezada indirim yapılmasının bozmayı gerektirdiği yönünden; Sanığın dosyada bulunan deliller kapsamında tayin olunan eylemi bakımından, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak sanık hakkında belirlenen temel cezanın sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edildiği görülmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. Bilinçli taksir koşullarının bulunmadığı olayda, mahkemece sanık hakkında tayin edilen uzun süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanunun 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca adli para çevrilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu mahkeme hakiminin takdirinde olup, sanık hakkında hükmolunan hapis cezasında 62 nci madde uyarınca takdiri indirim uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Re'sen gözetilecek hususlar yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. B.Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri 1.Sanığa asli kusur atfedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğu, beraat kararı verilmesi gerektiği yönünden; Dosya içeriğine göre, gündüz vakti, meskun mahalde, sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile bölünmüş tek yönlü caddede seyir halindeyken olay mahalli üç yönlü T kavşak mahalline geldiğinde sağ tarafında bulunan sokağa dönüş yaptığı esnada aracının sağ yan kısmına aynı istikamette gerisinden gelen sürücü ...'in idaresindeki motosikletin ön kısmıyla çarpması neticesinde motosiklet sürücüsünün öldüğü olayda, sanığın gerisinden gelen araçları dikkate alıp yolun sağ tarafına mümkün olduğu kadar yanaşıp dar kavisle gerekli ve yeterli kontrollerini yaparak tedbirli bir şekilde dönüş yapması gerekirken bu hususlara riayet etmeyip yolun sol tarafına yakın bir şekilde seyredip geniş kavisle kontrolsüzce dönüş yapması nedeniyle asli kusurlu olduğunun kaza tespit tutanağı, bilirkişi raporu ve İstanbul Trafik İhtisas Dairesi raporları ile tespit edilmiş olup mahkumiyet kararı verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. 2.Ceza miktarının fazla olduğu yönünden; Sanığın dosyada bulunan deliller kapsamında tayin olunan eylemi bakımından, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alındığında, asli kusurlu olarak bir kişinin ölümüne neden olan sanık hakkında belirlenen ceza miktarı bakımından isabetsizlik görülmemiş, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3.Re'sen gözetilecek hususlar yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. 4.Sanık hakkında hükmedilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken uygulanan Kanun maddelerinin ve adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK'nın 52/3 ve 50/1-a maddesine aykırı hareket edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde (B-4) numaralı bentte açıklanan nedenle Bakırköy 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2015 tarihli 2013/266 E. 2015/617 K. sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün beşinci paragrafında yer alan "50/4" ibaresinden sonra gelmek üzere" maddesi delaletiyle 50/1-a" ibaresinin ve "günlüğü 20 TL den" ibaresinden önce gelmek üzere "1520 tam günün" ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.01.2024 tarihinde karar verildi.