2. Ceza Dairesi 2024/13772 E. , 2025/2659 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2020/253 E., 2021/772 K. I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.09.2024 tarihli ve KYB-2024/95064 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya aslının diğer sanık ve suça sürüklenen çocuk yönünden verilen İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 02/03/2022 tarihli ve 2022/266 esas, 2022/706 sayılı kararına karşı temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay'a gönderilmesi n
**2. Ceza Dairesi 2024/13772 E. , 2025/2659 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2020/253 E., 2021/772 K. I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.09.2024 tarihli ve KYB-2024/95064 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya aslının diğer sanık ve suça sürüklenen çocuk yönünden verilen İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 02/03/2022 tarihli ve 2022/266 esas, 2022/706 sayılı kararına karşı temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay'a gönderilmesi nedeniyle onaylı dosya sureti üzerinden yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre; A-Hırsızlık suçu yönünden yapılan incelemede; 1-Suça sürüklenen çocuğun, inceleme dışı sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... ile birlikte şikâyetçiye ait iş yerine zarar vererek girdiği ve iş yerinde bulunan bilgisayar kasası, monitörü ve 50,00 Türk lirası parayı alıp dışarıya çıktıkları sırada, tanıklar ... ve ... tarafından görülüp kovalamaca sonucu kesintisiz takip ile yakalandığı, bu itibarla hırsızlık suçu bakımından teşebbüs koşulları oluştuğu hâlde, cezasından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde, B-İş yeri dokunulmazlığını ihlal suçu yönünden yapılan incelemede; 2-01/01/2006 doğumlu olan suça sürüklenen çocuğun suç tarihi itibariyle 12-15 yaş arasındaki grupta olduğu ve yaş küçüklüğü nedeniyle 5237 sayılı Kanunun 31/2 maddesine göre indirim uygulanması gerekirken, uygulanan kanun maddesinin anılan kanunun 31/3 maddesi olarak gösterilmesinde, 3- Dosya kapsamında bulunan adli sicil kaydına göre, suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan 10 ay hapis cezasının kısa süreli olması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesinde yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” şeklindeki hüküm uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde, isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. İş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçuna yönelik kanun yararına bozma talebinin incelemesinde; A. GEREKÇE 1. Dosya kapsamına göre, kayden 01.01.2006 doğumlu olup suçun işlendiği 27.05.2020 tarihinde 12 yaşını doldurup 15 yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan hükmolunan cezada, yaş küçüklüğü sebebiyle indirim oranı doğru uygulandığı hâlde, uygulama maddesinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 31/2. maddesi yerine, aynı Kanun’un 31/3. maddesi olarak gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 2. 5237 sayılı Kanun’un 50/3. maddesi gereğince, daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olup, suçu işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. B. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, İzmir 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.11.2021tarihli ve 2020/253 Esas, 2021/772 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendinin verdiği yetkiyle; suça sürüklenen çocuk hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan 5237 sayılı Kanun’un 116/2-4 maddesi uyarınca belirlenen 1 yıl hapis cezasından, aynı Kanun'un 119/1-c maddesi uyarınca bir kat oranında artırım yapılarak 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, devamında aynı Kanun'un 31/2. maddesi uyarınca 1/2 oranında indirim yapılarak 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, devamında aynı Kanun'un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının aynı Kanun’un 50/3 ve 52/2. maddeleri uyarınca günlüğü 20,00 TL’den adlî para cezasına çevrilmek suretiyle, suça sürüklenen çocuk hakkında sonuç ceza olarak 6.000,00 TL adlî para cezasına hükmedilmesine, 52/4. maddesi uyarınca adlî para cezasının 24 eşit taksitle ödenmesine, infazın bu ceza miktarı üzerinden yapılmasına, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, II. Hırsızlık suçuna yönelik kanun yararına bozma talebinin incelemesinde; A. GEREKÇE Suça sürüklenen çocuğun inceleme dışı sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... ile birlikte şikâyetçiye ait iş yerine zarar vererek girdiği ve iş yerinde bulunan bilgisayar kasası, monitörü ve 50,00 TL parayı alıp dışarıya çıktıkları sırada, tanıklar ... ve ... tarafından görülüp kovalamaca sonucu kesintisiz takip sonucunda ele geçirilmiş olduğu suça sürüklenen çocukların yakalandığı, sanık ...'ün ise bir süre sonra olay mahalline gelen kolluk kuvvetlerince yakalandığı, bu itibarla hırsızlık suçu bakımından teşebbüs koşulları oluştuğu hâlde, suça sürüklenen çocuğun cezasından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. B. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, İzmir 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.11.2021 tarihli ve 2020/253 Esas, 2021/772 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin Yerel Mahkemece yerine getirilmesine, dava dosyasının Yerel Mahkemeye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.