10. Hukuk Dairesi 2023/3317 E. , 2023/3392 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3396 E., 2022/3567 K. KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/610 E., 2022/363 K. Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilme
**10. Hukuk Dairesi 2023/3317 E. , 2023/3392 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3396 E., 2022/3567 K. KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/610 E., 2022/363 K. Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin ekte sureti sunulan sigorta sicil kartından da anlaşılacağı üzere ilk olarak 01.09.1983 tarihinde sigortalı olarak işe girdiğini,kuruma yaptığı başvuruya kurumun verdiği 17.04.2017 tarihli cevapta"...ilk işe giriş tarihinin 15.04.1999 olduğunu, 15.04.1999-24.11.2015 tarihleri arasında 5540 gün çalışmanızın bulunduğunu, ancak tarafınıza yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli olan 5975 gün prim ödeme ve 58 yaş şartını yerine getirmeden müracaat ettiğinizden tarafınıza yapılacak bir işlemin bulunmadığını..." denilmek suretiyle müvekkilinin talebinin reddine karar verildiğini belirterek, davanın kabulü ile, müvekkilinin sigortalı olarak ilk işe girişinin (başlangıç tarihinin 01.09.1983 tarihi olarak) tespitine müvekkilinin işe giriş tarihinin 01.09.1983 tarihi olarak tespiti halinde prim gün sayısı ve yaşı yeterli olacağından başvuru tarihi olan 25.11.2015 tarihinde emekliliğe hak kazandığının da tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, davacının dava dilekçesindeki aleyhe hususları kabul etmediklerini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacının 4/1-a kapsamında ilk sigorta sicil numarasının ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü kapsamında aldığını ve 01.09.1983 tarihli ilk işe girişinin ... 'de olduğunu, 01.09.1983 tarihli ilk işe giriş bildirgesinin çıraklar için düzenlendiğini, belirterek davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bildirgenin yasal hak düşürücü süre içerisinde Kuruma verilmesi ve içeriğindeki kimlik bilgilerine göre davacıya aidiyetinin belirlenmesi, işyerinin, uyuşmazlık konusu tarihi kapsar biçimde 506 sayılı Kanun kapsamında faaliyetinin bulunması, bildirgede davacının çıraklık konumuna ilişkin ibare yer almasına rağmen, 17.10.2019 tarihli SGK yazısında da belirtildiği gibi, bordro kayıtlarında işveren tarafından uzun vadeli sigorta kollarına tabi çalışan olarak işaretlenmesi, ibraz edilen sigorta sicil kartının 01.09.1983 tarihi serilerinden olduğunun SGK'nca bildirilmesi, ayrıca bilgi ve görgüsüne başvurulan ve ihtilaflı tarihte davacıyla beraber davalıya ait işyerinde çalıştığı anlaşılan tanık ...'nın da davacının eğitim amaçlı değil, üretim işçisi olarak çalıştığına işaret eden anlatımı nedeniyle davacının 1 günlük çalışma olgusunun varlığının belirgin olduğu sigortalılık başlangıcının ise davacının 01.09.1983 tarihinden itibaren başlayan hizmetine göre değinilen 60/G maddesi gereğince 18 yaşını doldurduğu 21.11.1985 tarihi olarak kabul edilmesi gerekeceği belirtilmek suretiyle, davanın kısmen kabulü ile davacının dava dışı Polikim Metal Kaplama ve Kimyasal Maddeler Sanayi ve Ticaret Kom. Şirketi unvanlı işverene ait iş yerinde 01/09/1983 tarihinde hizmet akdine tabi olarak asgari ücretle 1 gün çalıştığının, anılan 1 günlük sürenin prim ödeme gün sayısı olarak değerlendirilmesi gerektiğinin; malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında dikkate alınacak sigortalılık başlangıç tarihinin ise 18 yaşını doldurduğu güne karşılık gelen 21/11/1985 tarihi olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde, dosyada yer alan beyanlarını doğrular nitelikteki belgelerin ve tanık beyanlarının aksine, mahkemece müvekkilinin 1983 yılında adı geçen şirkette sigortalılığını başlatmış olmasına rağmen 18 yaşını doldurduğu tarih olan 21.11.1985 yılında 1 gün çalıştığının tespit edilmiş olmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin sigortalılık başlangıç tarihinin 01.09.1983 tarihi olduğunu belirtmiştir. 2.Davalı Kurum vekili, davanın yetkisiz mahkemede görülmüş olduğunu, yetkili mahkemenin ... Mahkemesi olduğunu, davacı tanık beyanlarının tereddütlü olduğunu davacının davasını ispatlayamadığını, eksik araştırma ile karar verilmiş olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekili ile davalı SGK vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı SGK vekili, istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık 01.09.1983 tarihinin sigorta başlangıcı olduğunun tespiti ile 25.11.2015 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 2'inci, 3/II-B, 6'ncı, 108'inci, Geçici 81'inci maddesi, 2089 sayılı Çırak Kalfa ve Ustalık Kanunu'nun 4 üncü, 5 inci,16 ıncı maddesi hükümleridir. 506 sayılı Kanunun 108 inci maddesi gereğince sigortalılık başlangıç tarihinin belirlenmesine ilişkin açılan her dava, sigortalılığın saptanması istemini de içerdiğinden, aynı Kanunun 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrası kapsamında bir günlük çalışmanın belirlenmesi davasıdır. Bu nedenle hizmet tespiti davalarındaki kanıtlama yöntem ve ilkeleri benimsenip uygulanmalı, başka bir anlatımla, sigortalılıktan söz edilebilmesi için, çalışmanın varlığı, hizmet tespiti davaları yönünden kabul edilen yöntem ve ilkelere uygun biçimde saptanmalıdır. 506 sayılı Kanun’un 2 nci maddesine göre sigortalılık niteliği, hizmet akdinin kurulması ve 6 ncı madde gereğince çalışmaya başlanması ile edinilir. “Sigortalı Sayılmayanlar” başlıklı 3/II-B maddesinde; “Özel kanunda tarifi ve nitelikleri belirtilen çıraklar hakkında, çıraklık devresi sayılan süre içinde analık, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile bu Kanunun 35 inci maddesi hükümleri uygulanmaz.” hükmü öngörülmüştür. Öte yandan aynı Kanunun 3/II-B maddesinde, özel kanunda tarifi ve nitelikleri belirtilen çıraklar hakkında, çıraklık devresi sayılan süre içinde analık, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile bu kanunun 35'inci maddesi hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda; sigortalı ile işveren arasındaki hukuki ilişkinin niteliği ve sigortalının çırak olup olmadığı belirlenirken çalışma ilişkisi irdelenmeli, çıraklık sözleşmesinde akdi ilişkinin üstün niteliğinin çalışma yerine sigortalıya bir meslek ve sanatın öğretilmesi olduğu hususu gözetilmeli, sigortalının iş yerinde üretimle ilgili çalışmalara eylemli olarak katılması ve meslek ve sanat eğitiminin ikinci plânda tutulması, bir başka anlatımla sigortalının emeğiyle iş yeri ve işverene katkıda bulunması durumlarında çıraklık ilişkisinin söz konusu olamayacağı benimsenmelidir. Uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte bulunan ve 05.07.1977 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 2089 sayılı Çırak Kalfa ve Ustalık Yasasının 4’üncü maddesi çırağı, “Bu Kanuna tabi bir sanatı, o sanat için düzenlenen teorik ve pratik öğrenim programına göre o iş yerinde öğrenmek amacı ile bir çıraklık sözleşmesi ile bir işyeri sahibinin hizmetine giren kimse...” olarak tanımlamıştır. Kanunun 5’inci maddesine göre çırak olabilmek için 12 yaşından küçük, 18 yaşından büyük olmamak gerekir. Kanun'un 16. maddesinde ise, işyeri sahibi veya temsilcisinin çırak adayını çalıştırmağa başlamadan önce velisi veya Kanuni mümessili ile üç örnek yazılı bir çıraklık sözleşmesi yapmaya mecbur olduğu, 20 maddesinde, sözleşmenin bir örneğinin Mahalli Çıraklık Eğitim Komitesine, derneğe kayıtlı ise ilgili derneğe veya odaya vermek ve sicil numarasını alarak sözleşmeye yazmak zorunda olduğu öngörülmüştür. Gerçekten de çıraklık sözleşmesinde, akdi ilişkinin üstün niteliği çalışma olgusu değil, sigortalıya bir meslek ve sanatın öğretilmesidir. Ancak çırak, işyerinde üretimle ilgili çalışmalara bilfiil katılıyor, meslek ve sanat eğitimi arka planda tutuluyorsa, bu durumda çıraklık ilişkisinden söz edilemeyecektir. Sözü edilen öğrencilerin sigortalı sayılmamaları, “tatbiki mahiyetteki yapım ve üretim işleri” nin gördükleri öğrenimin doğal bir gereği olmasından ötürüdür. Bir başka anlatımla, bu işler -SSK anlamında sigortalı işçilerin gördükleri iş görünümünde bulunsalar bile- belirgin olarak öğrenim çevresine girmektedir. Bu bakımdan, bu gibi durumlarda, esasen bir hizmet akdinin varlığından söz edilemeyeceği için sigortalılık niteliği edinme hali de söz konusu değildir (Mustafa Çenberci, Sosyal Sigortalar Kanunu Şerhi; ..., 1977 Baskı, s;130). 3. Değerlendirme 1.Bu açıklamalar ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, mahkemece, çalışmaların üretime dayalı olarak geçip geçmediği hususunda bir kısım tanıkların davacının üretime yönelik çalıştığını belirtmeleri karşısında davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, kararın eksik inceleme sonucu verildiği açıktır. Somut olayda, davacı adına verilen 01.09.1983 tarihli işe giriş bildirgesinin üzerinde "ÇIRAK" ibaresinin bulunduğu, iş yerinden davacının da adının bulunduğu "çıraklar" başlıklı 1984/1. dönem bordrosunda bildiriminin bulunduğu,davacının işe giriş bildirge tarihinde 15 yaşında olduğu,iş yerinde yapılan işin metal kaplama imalatı işi olduğu anlaşılmakla, Mahkemece; işyerinin kapsam ve niteliği, sigortalının yaşı, tecrübesi, yapılan işteki yeterliliği, iş yerinde yapılan işin ne kadarlık bir sürede öğrenilebileceği hususları ile davacının mesleki eğitime ilişkin bir kaydının olup olmadığı da araştırılmak ve irdelenmek suretiyle, uzun süreli sigorta kollarına tabi olarak çalıştığı hiçbir kuşku ve duraksamaya yol açmayacak şekilde belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken soyut tanık beyanlarına dayalı olarak davanın kısmen kabulü, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeple 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.