T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2023/234 Karar No : 2025/5976 DAVACI : ... Belediye Başkanlığı/... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... 2- ... Bakanlığı ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : İstanbul İli, Büyükçekmece İlçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmaza yönelik Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanarak 09/12/2022 tarihli, 6505 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararıyla onaylanan ve 10/12/2022 tarih ve 32039 sayılı Resmi Gazete'de yay…
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/234 E. , 2025/5976 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2023/234 Karar No : 2025/5976 DAVACI : ... Belediye Başkanlığı/... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... 2- ... Bakanlığı ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : İstanbul İli, Büyükçekmece İlçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmaza yönelik Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanarak 09/12/2022 tarihli, 6505 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararıyla onaylanan ve 10/12/2022 tarih ve 32039 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1/1000 ölçekli uygulama ve 1/5000 ölçekli nazım imar planlarının iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama ve 1/5000 ölçekli nazım imar planına ilişkin sosyal donatıyı azaltıcı, kalıcı nüfusu artırıcı yönünde idarelerinin olumsuz görüşü bulunmasına rağmen, imar planlarının kabulüne karar verilmesinin bölgede trafik, nüfus ve yapı yoğunluklarını arttırdığı, sosyal donatı, teknik altyapı dengesini bozduğu iddialarıyla kamu yararına ve hukuka aykırı şekilde tesis edildiği ileri sürülen işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. DAVALILARIN SAVUNMASI : Usule ilişkin olarak davacının dava açmakta menfaatinin bulunmadığı, davanın süresinde açılıp açılmadığı tespit edilerek bir karar verilmesi gerektiği, esasa ilişkin olarak ise özelleştirme kapsam ve programına alınan taşınmazla sınırlı olarak plan yapım yetkisinin bulunduğu, kamu elinde bulunan atıl vaziyetteki kaynakların etkin verimli kullanılması amacıyla dava konusu imar planının kabul edildiği, 1991 yılından günümüze imar planlarında pazar alanı gösterimi bulunan taşınmazda fiilen pazar alanı kurulmadığı, mevcut donatı alanlarının ihtiyacı karşılayacak nitelikte olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin İmar planı değişiklikleri" başlıklı 26. maddesinin yedinci fıkrasında, "Yoğunluk artıran veya kentsel ulaşım sistemini etkileyen imar plan değişikliklerinde, kentsel teknik altyapıya yönelik etkilerin belirlenmesi ve gerekli önlemlerin alınması amacıyla ayrıca kentsel teknik altyapı etki değerlendirmesi raporu, analizi hazırlanır veya hazırlatılır." hükmü yer almaktadır. Billirkişi raporunun incelenmesinden, "1/5000 ve 1/1000 ölçekli planlardaki fonksiyonlardan da görüldüğü gibi, önceki planlarda tamamı kentsel, teknik ve sosyal altyapı alanı olarak planlanmışken dava konusu plan değişikliği ile konut gibi nüfus arttırıcı fonksiyon ile bir miktar park alanı getirildiği,plan değişikliğinin yapılabilmesi için gerekli olan koşulların oluşup oluşmadığının ve yapılan değişikliğin plan bütününü nasıl etkilediğinin değerlendirilmesi plan raporundaki açıklamalara göre yapılabileceği, plan değişikliklerinde kaldırılan bir donatı alanı için uygun yerde, eşdeğer bir alan ayrılmasına dair esasın karşılanmamasından plan bütününün değerlendirilmediği" tespitlerine yer verildiği, görülmüştür. Bu doğrultuda, dava konusu imar planlarının hazırlanması sürecinde teknik alt yapı ve sosyal donatı alanı miktarının mevzuat ile öngörülen standartlara uygun olup olmadığının değerlendirilmesi, alanda bu ihtiyacın karşılanması mümkün ise, sosyal donatıların ayrılması, mümkün değil ise, nerede ve nasıl karşılanacağına ilişkin yapılacak analizler sonucunda alanda az da olsa yoğunluğu artıran ve kentsel ulaşım sistemini etkileyen nitelikteki imar planlarında, kentsel teknik altyapı ve donatıya yönelik etkilerin belirlenmesi ve gerekli önlemlerin alınması amacıyla bir kentsel teknik altyapı etki değerlendirmesi raporunun düzenlenmemesi nedeniyle imar planlarının hazırlanma sürecinin yasal mevzuatla uyumlu olmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava, İstanbul İli, Büyükçekmece İlçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmaza yönelik Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanarak 09/12/2022 tarihli, 6505 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararıyla onaylanan ve 10/12/2022 tarih ve 32039 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1/1000 ölçekli uygulama ve 1/5000 ölçekli nazım imar planlarının iptali istemiyle açılmıştır. Davalı idarenin usule ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir. 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanununun 1. maddesinde: "Bu Kanunun amacı; A) Bu maddede belirtilen ve Kanunun uygulanmasında "kuruluş" adı ile anılacak olan; a) İktisadi devlet teşekküllerinin, bunların müessese, bağlı ortaklık, işletme, işletme birimleri ile varlıklarının ve iştiraklerindeki kamu paylarının, b) Kamu iktisadi teşebbüsleri statüsü dışında kalmakla beraber sermayesinin tamamı veya yarısından fazlası devlete ve/veya diğer kamu tüzelkişilerine ait olan ticari amaçlı kuruluşlardaki kamu payları ile bu kuruluşlara ait müessese, bağlı ortaklık, işletme, işletme birimleri ve varlıklarının, iştiraklerindeki kamu paylarının, c) Devletin diğer iştiraklerindeki kamu payları ile Hazineye ait payların, d) Genel ve katma bütçeli idareler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların ve kamu iktisadi teşebbüslerinden kamu iktisadi kuruluşlarının gördükleri kamu hizmetleri ile doğrudan doğruya ilgili olmayan varlıklarının ve iştiraklerindeki paylarının, e) Belediye ve il özel idarelerine ait ticari amaçlı kuruluşlar ile pay oranlarına bakılmaksızın her türlü iştiraklerindeki paylarının, f) Genel ve katma bütçeli idarelerle bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların, mal ve hizmet üretim birimleri ve varlıkları (baraj, gölet, otoyol, yataklı tedavi kurumları, limanlar ve benzeri diğer mal ve hizmet üretim birimleri) ile bu Kanunun 35 inci maddesinin (B) fıkrasında belirtilen kamu iktisadi kuruluşlarının temel kuruluş amaçlarına uygun mal ve hizmet üretim birimlerinin işletilmesi haklarının, ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak, Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek gerekçelerinden birisi ile özelleştirilmelerine ilişkin esasları düzenlemektir. "kuralına yer verilmiştir. 3194 sayılı İmar Kanununun "İmar Planlarında Bakanlığın Yetkisi"ni düzenleyen 9. maddesine 4046 sayılı Kanunun 41. maddesiyle eklenen 2. fıkrada: "Belediye hudutları ve mücavir alanlar içerisinde bulunan ve özelleştirme programına alınmış kuruluşlara ait arsa ve arazilerin, ilgili kuruluşlardan (Belediye) gerekli görüş alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak (Ek ibare: 03/04/1997 - 4232/4 maddesi) imar tadilatları ve mevzi imar planlarının ve buna uygun imar durumları; Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak suretiyle yürürlüğe girer ve ilgili Belediyeler bu arsa ve arazilerin imar fonksiyonlarını 5 yıl değiştiremezler. (Ek ibare: 03/04/1997 - 4232/4 maddesi) ilgili belediyeler görüşlerini onbeş gün içinde bildirir." hükmüne yer verilmiştir. Anılan Kanunun Ek-3. maddesinde: "Özelleştirme programındaki kuruluşlara ait veya kuruluş lehine irtifak ve/veya kullanım hakkı alınmış arsa ve araziler ile özel kanunları uyarınca özelleştirilmek üzere özelleştirme programına alınan arsa ve arazilerin, 3621 sayılı Kıyı Kanunu veya 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında kalan yerler dahil olmak üzere genel ve özel kanun hükümleri kapsamında yer alan tüm alanlarda imar planlarını yapmaya ve onaylamaya yetkili olan kurum veya kuruluşlardan görüş alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak her tür ve ölçekte plan, imar planı ile değişiklik ve revizyonları müellifi şehir plancısı olmak üzere Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yapılarak veya yaptırılarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak ve Resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle kesinleşir (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi'nin 09/06/2011 tarih ve 2008/87 E, 2011/95 K. sayılı Kararı ile.) yürürlüğe girer. İlgili kuruluşlar bu madde kapsamında yapılan planları devir tarihinden itibaren beş yıl süreyle değiştiremezler. Bu süre içerisinde imar planlarına ilişkin olarak, verilecek mahkeme kararlarının gereklerinin yerine getirilmesini teminen yapılacak imar planı değişikliğine ilişkin iş ve işlemler Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca bu maddede belirtilen usul ve esaslara göre gerçekleştirilir. İlgili kuruluşlar görüşlerini onbeş gün içinde bildirirler. Bu madde kapsamında yapılan her ölçekteki plan ve imar planlarında 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 17 nci maddesinin (a) bendinin ikinci ve sekizinci paragrafındaki hükümler uygulanmaz. Özelleştirme sürecinde ihtiyaç duyulması halinde, bu planlara göre yapılacak imar uygulamasına ilişkin parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından yapılır veya yaptırılır. Bu parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca onaylanır (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi'nin 09/06/2011 tarih ve 2008/87 E, 2011/95 K.sayılı Kararı ile.) Bu planlara göre yapılacak yapılarda her türlü ruhsat ve diğer belgeler ile izinler, ilgili mevzuat çerçevesinde yetkili kurum ve kuruluşlarca verilir." kuralı bulunmaktadır. Dosyanın incelenmesinden, mülkiyeti Hazineye ait, 3.173,82 m2 büyüklüğündeki İstanbul İli, Büyükçekmece İlçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmazın da aralarında bulunduğu Türkiye genelinde 243 taşınmazın 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile özelleştirme kapsam ve programına alınması doğrultusunda 1/1000 ölçekli uygulama ve 1/5000 ölçekli nazım imar planları 09/12/2022 tarihli, 6505 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararıyla onaylanarak 10/12/2022 tarih ve 32039 sayılı Resmi Gazete'de yayımlandığı, üzerinde tek katlı gecekondu yapısı bulunan, ekip biçme amaçlı işgal halindeki taşınmazın kullanımının dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planında kısmen 180 ki/ha yoğunluklu "konut alanı", kısmen de "park alanı"; 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ise yapılaşmaya ilişkin hususlar detaylandırılarak kısmen ayrık nizam 2 kat, TAKS:0,20, KAKS:0,40 "gelişme konut alanı", kısmen "park alanı", kısmen de "yol" alanı olarak belirlendiği anlaşılmaktadır. Danıştay Altıncı dairesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda; Dava konusu planlarla kısmen gelişme konut alanı ve kısmen de park alanı ve kısmen de yol işlevlerinin getirilmiş olması ya da tamamında farklı bir işlev getirilmesi durumlarında üst planda öngörülen işlev açısından bir aykırılık söz konusu olmadığı, önceki planlarda tamamı kentsel, teknik ve sosyal altyapı alanı olarak planlanmış olan parsele konut alanı işlevi getirilirken plan sınırları içinde başka bir alanda donatı alanı ayrılmadığı, dava konusu planların, bu planlarda öngörülen konut nüfusu için gerekli kentsel, sosyal ve teknik alt yapı alanının İmar Kanunu ve Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin zorunlu kıldığı sınırları karşılamadığı, araştırma ve plan açıklama raporlarında donatı eksikliğine ilişkin yeterli analizin bulunmadığı, dava konusu planlarda öngörülen konut nüfusu için gerekli kentsel, sosyal ve teknik altyapının planlanmadığı gerekçesiyle imar mevzuatına, şehircilik ilkelerine ve planlama tekniklerine aykırı olduğu belirtlmiştir. Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte incelenmesinden, dava konusu planların şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, dava konusu planların iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı Yasanın 20/A maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Mülkiyeti hazineye ait, 3.173,82 m2 büyüklüğündeki İstanbul İli, Büyükçekmece İlçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmazın da aralarında bulunduğu Türkiye genelinde 243 taşınmazın 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile özelleştirme kapsam ve programına alınması doğrultusunda 1/1000 ölçekli uygulama ve 1/5000 ölçekli nazım imar planları 09/12/2022 tarihli, 6505 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararıyla onaylanarak 10/12/2022 tarih ve 32039 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır. Üzerinde tek katlı gecekondu yapısı bulunan, ekip biçme amaçlı işgal halindeki taşınmaz dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planında kısmen 180 ki/ha yoğunluklu "konut alanı", kısmen de "park alanı"; 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ise yapılaşmaya ilişkin hususlar detaylandırılarak kısmen ayrık nizam 2 kat, TAKS:0,20, KAKS:0,40 "gelişme konut alanı", kısmen "park alanı", kısmen de "yol" alanı olarak fonksiyonlandırılmıştır. Yürürlükte bulunan 28/11/2016 onay tarihli 1/5000 ölçekli Kumburgaz TEM Bağlantı Yolu Doğusu ve Kumburgaz Etabı Nazım İmar planında "pazar" ve "otopark" alanı kullanımında kalan taşınmaza belirlenen yeni kullanımların donatı alanlarını azaltan nüfus ve yapı yoğunluğunu arttıran özellikleri bulunduğu iddialarıyla davacı tarafından 13/01/2023-13/02/2023 tarihleri arasında askıya çıkarılan dava konusu imar planlarına yapılan 16/01/2023 tarihli itirazın ardından bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5. maddesinde nazım imar planı; varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır. 3194 sayılı Kanun'un 6. maddesinde, mekânsal planların, kapsadıkları alan ve amaçları açısından mekânsal strateji planlarına uygun olarak; “çevre düzeni planları” ve “imar planları” kademelerinden oluşacağı, imar planlarının ise nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak hazırlanacağı, her planın bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanacağı hüküm altına alınmıştır. 3194 sayılı Kanun'un 9. maddesinin 2. fıkrasında, "Belediye hudutları ve mücavir alanlar içerisinde bulunan ve özelleştirme programına alınmış kuruluşlara ait arsa ve arazilerin, ilgili kuruluşlardan gerekli görüş, (Belediye) alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak imar tadilatları ve mevzi imar planlarının ve buna uygun imar durumlarının Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak suretiyle yürürlüğe girer ve ilgili Belediyeler bu arsa ve arazilerin imar fonksiyonlarını 5 yıl değiştiremezler. İlgili belediyeler görüşlerini onbeş gün içinde bildirir." hükmüne, Ek 3. maddesinde, "Özelleştirme programındaki kuruluşlara ait veya kuruluş lehine irtifak ve/veya kullanım hakkı alınmış arsa ve araziler ile özel kanunları uyarınca özelleştirilmek üzere özelleştirme programına alınan arsa ve arazilerin, 3621 sayılı Kıyı Kanunu veya 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında kalan yerler dahil olmak üzere genel ve özel kanun hükümleri kapsamında yer alan tüm alanlarda imar planlarını yapmaya ve onaylamaya yetkili olan kurum veya kuruluşlardan görüş alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak her tür ve ölçekte plan, imar planı ile değişiklik ve revizyonları müellifi şehir plancısı olmak üzere Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yapılarak veya yaptırılarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak ve Resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle kesinleşir (…)(1) yürürlüğe girer. İlgili kuruluşlar bu madde kapsamında yapılan planları devir tarihinden itibaren beş yıl süreyle değiştiremezler. Bu süre içerisinde imar planlarına ilişkin olarak, verilecek mahkeme kararlarının gereklerinin yerine getirilmesini teminen yapılacak imar planı değişikliğine ilişkin iş ve işlemler Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca bu maddede belirtilen usul ve esaslara göre gerçekleştirilir. İlgili kuruluşlar görüşlerini onbeş gün içinde bildirirler. Bu madde kapsamında yapılan her ölçekteki plan ve imar planlarında 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 17 nci maddesinin (a) bendinin ikinci ve sekizinci paragrafındaki hükümler uygulanmaz. Özelleştirme sürecinde ihtiyaç duyulması halinde, bu planlara göre yapılacak imar uygulamasına ilişkin parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından yapılır veya yaptırılır. Bu parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca onaylanır (…) Bu planlara göre yapılacak yapılarda her türlü ruhsat ve diğer belgeler ile izinler, ilgili mevzuat çerçevesinde yetkili kurum ve kuruluşlarca verilir" hükmüne yer verilmiştir. 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanunu'nun 1. maddesinde: "Bu Kanunun amacı; A) Bu maddede belirtilen ve Kanunun uygulanmasında "kuruluş" adı ile anılacak olan; a) İktisadi devlet teşekküllerinin, bunların müessese, bağlı ortaklık, işletme, işletme birimleri ile varlıklarının ve iştiraklerindeki kamu paylarının, b) Kamu iktisadi teşebbüsleri statüsü dışında kalmakla beraber sermayesinin tamamı veya yarısından fazlası devlete ve/veya diğer kamu tüzelkişilerine ait olan ticari amaçlı kuruluşlardaki kamu payları ile bu kuruluşlara ait müessese, bağlı ortaklık, işletme, işletme birimleri ve varlıklarının, iştiraklerindeki kamu paylarının, c) Devletin diğer iştiraklerindeki kamu payları ile Hazineye ait payların, d) Genel ve katma bütçeli idareler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların ve kamu iktisadi teşebbüslerinden kamu iktisadi kuruluşlarının gördükleri kamu hizmetleri ile doğrudan doğruya ilgili olmayan varlıklarının ve iştiraklerindeki paylarının, e) Belediye ve il özel idarelerine ait ticari amaçlı kuruluşlar ile pay oranlarına bakılmaksızın her türlü iştiraklerindeki paylarının, f) Genel ve katma bütçeli idarelerle bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların, mal ve hizmet üretim birimleri ve varlıkları (baraj, gölet, otoyol, yataklı tedavi kurumları, limanlar ve benzeri diğer mal ve hizmet üretim birimleri) ile bu Kanunun 35 inci maddesinin (B) fıkrasında belirtilen kamu iktisadi kuruluşlarının temel kuruluş amaçlarına uygun mal ve hizmet üretim birimlerinin işletilmesi haklarının, ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak, Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek gerekçelerinden birisi ile özelleştirilmelerine ilişkin esasları düzenlemektir." kuralına yer verilmiştir. Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 4. maddesinin "Tanımlar" başlıklı 1. fıkrasının c) bendinde, "Çevre düzeni planı: Varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan planı, (...) ifade eder." tanımına, yine aynı Yönetmelik'in 26. maddesinde, "İmar planı değişikliği; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yaran amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılır." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: I.Usul Yönünden: Süre itirazına ilişkin olarak; süre aşımı itirazı yerinde görülmemiştir. Ehliyet itirazına ilişkin olarak; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyetinin hukuk devleti olduğu belirtilmekte olup; hukuk devletinin öğesi olan, idarece tesis edilen işlemlerin hukuka uygunluğu ve sonuçta idarenin hukuka bağlılığının yargısal denetimi, iptal davaları yoluyla sağlanmaktadır. İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesinin ön koşullardan biri olan "dava açma ehliyeti", her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idare ile işlemlerinde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin buna bağlı olarak olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat ilişkisinin varlığını ifade etmektedir. Her olay ve davada, idari işlem ile dava açacak kişi arasında öngörülen subjektif ehliyet koşulu olarak menfaat ihlalinin kişisel, meşru ve güncel bir menfaat olması ölçütleri ekseninde yargı mercilerince değerlendirilerek takdir edilecektir. Anayasanın Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler arasında yer verdiği "Çevrenin korunması" hususu, hem herkes için "sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını", hem de "çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek " ödevini tüm vatandaşlar için "hak ve ödev" olarak düzenlenmiş bulunmaktadır. Bu bağlamda esasen çevre ve kültür varlıklarının korunması, kişilerin sağlıklı bir çevrede yaşamalarının sağlanması için idareye başvuruda bulunulması, amaçları doğrultusunda kurulan kamu ve özel hukuk tüzel kişilerinin görev ve yetki alanına girmektedir. Bu saptamalar çerçevesinde uyuşmazlığa bakıldığında, şehir imar planı ana kararlarını bozucu nitelikte ve kamu yararına aykırı olarak dava konusu plan değişikliği yapıldığı iddiasıyla anılan taşınmazın bulunduğu alanda idarî ve malî özerkliğe sahip kamu tüzel kişisi niteliğindeki Büyükçekmece Belediye Başkanlığınca açılan davada, uyuşmazlığa konu imar planlarını uygulamakla görevli ve bu imar planlarının şehir imar planlarıyla uyumunu sağlayacak olan davacı idarenin bu planların iptali istemiyle dava açmakta kişisel, meşru ve güncel bir menfaati bulunduğu sonucuna varıldığından davalı idarelerin ehliyet itirazı yerinde görülmemiştir. II. Esas yönünden; Dava konusu taşınmaz açısından geçmişten itibaren belirlenen fonksiyonların değerlendirilmesi suretiyle, uyuşmazlık konusu edilen imar planı değişiklikleri ile getirilen kullanım kararlarının ve yapılaşma koşullarının çevre-imar bütünlüğünü ve sosyal donatı dengesini bozucu nitelikte olup olmadığının, bozuyor ise sosyal donatı dengesini hangi yönlerden bozduğunun, üst ölçekli imar planları ile imar planlarının kademeli birlikteliği ilkesine uygun olup olmadığının, taşınmazlara verilen fonksiyonların yer seçiminin uygunluğunun, uyuşmazlık konusu alanda belirlenen fonksiyonlar açısından alanın kendi içerisinde ve çevresi ile birlikte ulaşım kademelenmesi yönünden incelenerek, belirlenen yol kullanımlarının planlama esasları ve şehircilik ilkeleri yönünden uygunluğunun, imar planı değişikliklerinin imar mevzuatı uyarınca zorunlu olup olmadığının tespiti amacıyla Naip üye ... tarafından re'sen seçilen bilirkişiler ..., ... ve ...'nun katılımıyla yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 05.02.2024 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır. Bu itibarla dosyada yer alan bilgi ve belgeler, bilirkişi raporuna davalı idareler tarafından yapılan itirazlar birlikte değerlendirilerek dava konusu imar planları aşağıda başlıklar halinde incelenmiştir. Dava konusu imar planı değişikliklerinin; - Üst ölçekli planlara uyum, imar planlarının kademeli birlikteliği ilkesi bakımından incelenmesinde, Bilirkişi raporunda; ''-Dava konusu parsel, dava konusu plan onaylanırken yürürlükte olan 15/09/2009 onay tarihli İstanbul Çevre Düzeni Planı'nda gelişme alanı olarak belirlenebilen yer kaldığı görünmektedir. -Bu çevre düzeni planının plan uygulama hükümlerine göre "8.1.33.Gelişme Alanı: Planla ağırlıklı olarak konut gelişmesinin önerildiği alanlardır" -Konut gelişmesinin önerilmesi, sadece konut alanları olacağı anlamına gelmemektedir. Alt ölçekli planlarda bu işlevlerin gerektirdiği sosyal ve teknik alt yapı alanlarıyla birlikte çalışma alanları ve yolların da planlanmasını zorunlu kılmaktadır. Dava konusu planlarla kısmen gelişme konut alanı ve kısmen de park alanı ve kısmen de yol işlevlerinin getirilmiş olması ya da tamamında farklı bir işlev getirilmesi durumlarında üst planda öngörülen işlev açısından bir aykırılık söz konusu olmamaktadır. " tespitlerine yer verilmiştir. Davalı idare tarafından, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere dava konusu imar planlarının planların kademeli birlikteliği ilkesine uygun olduğu belirtilmiştir. Dairemizce yapılan değerlendirme; Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, kararlarına uyumlu olması gerektiğine kuşku bulunmamaktadır. Planların kademeli birlikteliği ilkesi çerçevesinde her alt ölçekli planlama kademesinin bir üst ölçeğin ana kararlarını korumakla birlikte üst ölçektekinden daha fazla bilgi ve ayrıntı içermesi gerekir. Bu nedenle, nazım imar planları çevre düzeni planlarının, uygulama imar planları da nazım imar planlarının, büyütülmüş kopyaları olmayıp soyuttan somuta inen plan kararlarının alındığı farklı özellikleri ve ayırıntıları içeren belgeler olduğu bilinmektedir. Alt ölçekli planları denetleyen, yönlendiren ve esneklik çerçevesini çizen üst ölçekli planlar, kentin ana gelişme kararlarını ve arazi parçalarının kullanış biçimlerini ilke düzeyinde veren belgelerdir. Üst ölçekli plan niteliğinde olan çevre düzeni planında da bölgesel nitelikte genel arazi kullanım kararları getirilmekte ve getirilen bu kararlar çevre kirliliğinin oluşmadan önce önlenebilmesi ve sağlıklı bir çevrenin oluşturulmasına yönelik hedef, ilke, strateji ve politikaları sağlayacak nitelikte olmaktadır. Bu yönüyle söz konusu çevre düzeni planı, bu plana dayanılarak yapılacak ve arazi kullanımlarının fonksiyonel dağılımı ile genel yoğunluğunun belirlendiği nazım imar planı ve nazım imar planları esaslarına göre çizilen ve parsel bazında fiziki kullanım durumunun belirlendiği uygulama imar planı ile öngörülen arazi kullanım kararlarından farklılık arz etmektedir. Bu itibarla, alt ölçekli plan kararlarına esas olacak yapılaşma şartlarını ortaya koyan genel arazi kullanım kararlarının üretildiği çevre düzeni planının nazım ve uygulama imar planları gibi değerlendirilmesi mümkün değildir. 15/09/2009 tarihinde onaylanan 1/100.000 ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planı'nda uyuşmazlık konusu taşınmazların gelişme alanı olarak planlanmış, anılan plana ait plan hükümlerinin 8.1.33 sayılı maddesinde gelişme alanı: planla ağırlıklı olarak konut gelişmesinin önerildiği alanlardır olarak tanımlanmıştır. 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının plan notları ile planlama ilke ve esasları çerçevesinde yapılan değerlendirmede; 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının ölçeği göz önünde bulundurulduğunda parsel bazında kararların üretilmesinin mümkün olmayacağı, bu planda gösterilemeyen kullanımların alt ölçekli imar planlarında yer alabileceği, üst ölçekli planlarda yer verilemeyen ayrıntıların ya da teknik olarak gösterimi imkansız fonksiyonların alt ölçekli planlarda yer almasının üst ölçekli plana aykırılık oluşturmayacağı, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında şematik veya sembol olarak gösterilen kullanımlara ilişkin yer seçimlerinin ilgili kurumların görüşleri doğrultusunda alt ölçekli planlarda kesinleştirileceği, dolayısıyla taşınmaza verilen konut, park ve yol fonksiyonlarının üst ölçekli plana aykırılık oluşturmayacağı, küçük bir alanda parsel bazlı yapılan dava konusu imar planı değişiklikleri ile getirilen kullanım kararlarının 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında bölgesel nitelikteki büyük bir alan için belirlenen koruma-kullanma dengesini ve ana plan stratejisini bozacak nitelikte olmadığı, dava konusu imar planı değişikliklerinde taşınmazlar için getirilen kullanım kararlarının üst ölçekli planla belirlenen fonksiyona uygun olduğu, planlar arasında kademeli birlikteliğinin sağlandığı sonucuna ulaşılmıştır. - Çevre ve imar bütünlüğü ile sosyal donatı dengesine etkileri ile imar planı değişikliklerinin yapılmasının imar mevzuatı uyarınca zorunlu olup olmadığı bakımından incelemede; Bilirkişi raporunda; ''-Planlama alanının doğusunda ve batısında kalan alan da plan bütünlüğü açısından değerlendirmeye dahil edilmiştir. Planlama alanının toplam büyüklüğü 4664,512 m2'dir. Her ne kadar, 4664,512 m2 büyüklüğünde bir alan planlanmış olsa da 3.200 m2 büyüklüğündeki dava konusu parselin 2.434,84/3.200=0,76'sı konut alanı, 291,297/3.200=0,09'u park alanı ve kalan alan 473,863/3.200=0,15'i de yol olarak planlanmıştır. - 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5.,8. ve 44. maddeleri çerçevesinde hazırlanan imar planlarında Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği hükümlerine göre gerçekleştirilmesi yasal zorunluluktur. İmar Planları hazırlanırken nüfus artış eğilimleri dikkate alınarak, planlama dönemi sonunda kentin ulaşacağı nüfus büyüklüğü projekte edilmekte, bu nüfusun gerektirdiği sosyal ve teknik donatı alanları da 3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca hazırlanan Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nde belirtilen standartlar doğrultusunda belirlenmektedir. -1/5000 ve 1/1000 ölçekli planlardaki fonksiyonlardan da görüldüğü gibi, önceki planlarda tamamı kentsel, teknik ve sosyal altyapı alanı olarak planlanmışken dava konusu plan değişikliği ile konut gibi nüfus arttırıcı fonksiyon ile bir miktar park alanı getirilmiştir. -Plan değişikliğinin yapılabilmesi için gerekli olan koşulların oluşup oluşmadığının ve yapılan değişikliğin plan bütününü nasıl etkilediğinin değerlendirilmesi plan raporundaki açıklamalara göre yapılabilir. Plan değişikliklerinde kaldırılan bir donatı alanı için uygun yerde, eşdeğer bir alan ayrılmasına dair esasın karşılanmamasından plan bütününün değerlendirilmediği anlaşılmaktadır." -Sonuç olarak, dava konusu planların, bu planlarda öngörülen konut nüfusu için gerekli kentsel, sosyal ve teknik alt yapı alanının İmar Kanunu ve Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin zorunlu kıldığı sınırları karşılamadığı gerekçesiyle imar mevzuatına, şehircilik ilkelerine ve planlama tekniklerine aykırı olduğu görüşündedir." tespitlerine yer verilmiştir. Davalı idare tarafından, parselin özelleştirme kapsam ve programında yer alması sebebiyle 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, ilgili kanuni düzenlemeler dikkate alınarak bölgenin ihtiyaçları ve çevrede yer alan kullanımların irdelendiği, kamu yararının arttırılması amacıyla söz konusu alanda imar planı değişikliği yapılmasına karar verildiği, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı(İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığı, Ulaşım Dairesi Başkanlığı), İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü, Büyükçekmece Belediye Başkanlığı (İmar ve Şehircilik Müdürlüğü) ve ... Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin görüşleri alınarak imar planı değişikliklerine yansıtıldığı, bahse konu alanda yürürlükteki imar planlarında da eğitim ya da sağlık tesis alanı bulunmadığından ilgili kurumlardan görüş alınmadığı, Cumhurbaşkanlığının plan onaylama yetkisinin sadece özelleştirme kapsam ve programında bulunan taşınmazların parsel sınırlarıyla tanımlı olduğundan ve plan onama sınırı bahse konu taşınmazın kadastral sınırı olarak tanımlandığından kaldırılan bir alanın yerine başka bir alanda eşdeğer alan ayrılması mümkün olmadığı" ileri sürülmüştür. Dairemizce yapılan değerlendirme; Uyuşmazlık konusu taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına dair kararın yürürlükte olduğu, dava konusu planlara ait açıklama raporlarında özelleştirme kapsam ve programına alınan parsellerin etkin ve verimli kullanılabilmesi amacıyla dava konusu imar planı değişikliklerinin yapıldığı belirtilerek planlamanın temel gerekçesinin ortaya konulduğu, plan değişikliği için gerekli koşulların oluştuğu sonucuna ulaşılmıştır. Öte yandan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı(İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığı, Ulaşım Dairesi Başkanlığı), İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü, Büyükçekmece Belediye Başkanlığı (İmar ve Şehircilik Müdürlüğü) ve ... Elektrik Dağıtım A.Ş. Gibi teknik alt yapıyı sağlayacak kurum ve kuruluşlardan gereken görüşlerin alınmış olması, ayrıca plan açıklama raporuyla ortaya konulduğundan dava konusu planlar hazırlanırken kentsel teknik altyapı etki değerlendirmesine ilişkin rapor bulunmamasının dava konusu imar planı değişikliklerini kusurlandırır nitelikte olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. - Ulaşım sistemine etkileri bakımından incelenmesinde; Bilirkişi raporunda; ''Dava konusu planlar ada ölçekli olmakla birlikte bütüncül planlarda yer alan toplayıcı yol ve erişim yollarında bir değişiklik yapılmamıştır. Bu çerçevede heyetimiz; dava konusu planların şehircilik ilkeleri ve ulaşım planlaması tekniklerine aykırı olmadığı'' tespitlerine yer verilmiştir. Davalı idare tarafından; ulaşım hususundaki bilirkişi tespitlerine yönelik beyanda bulunulmamıştır. Dairemizce yapılan değerlendirme; Önceki imar planları ile belirlenen 12 metre ve 7 metre enkesitli yollara ilaveten konut ve park alanını çevreleyen yeni 10 metre enkesitli bir taşıt yolunun da planlandığı, yeni belirlenen bu yolun ilave nüfusun yaratacağı ek trafik yükü için yeterli olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Dava konusu parselde yalnızca 28 kişilik ilave nüfus öngörüldüğünden trafik yükü bakımından ulaşım etkilerini içeren kentsel teknik altyapı etki değerlendirmesine ilişkin rapor bulunmamasının dava konusu imar planı değişikliklerini kusurlandırır nitelikte olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. - Fonksiyonlarının yer seçiminin uygunluğu bakımından incelenmesinde; Bilirkişi raporunda; ''Dava konusu parselde ana fonksiyonun konut olduğu ve 2 kat yüksekliğe izin verildiği görülmektedir. 15/09/2009 onaylı çevre düzeni planı ana kararlarının ve önceki nazım imar ve uygulama imar planı kararlarının göz ardı edilmesi durumunda bu işlevin çevresinden kopuk olmadığı dava konusu parselin konut olarak işlevlendirilmesine engel oluşturacak bir özelliğinin olmadığı değerlendirilmektedir. Bu nedenle dava konusu parsel için öngörülen konut işlevi heyetimizce uygun görülmektedir. '' tespitlerine yer verilmiştir. Davalı idare tarafından, bilirkişi raporunda da ifade edildiği gibi dava konusu imar planı değişiklikleri hazırlanırken ayrıcalıklı bir yaklaşımla hareket edilmediği, çevre-imar bütünlüğünün göz önünde bulundurulduğu, mevcut yapılaşmanın ve kullanımların tespit edildiği, bölgesel ihtiyaçların plan hazırlama aşamasında dikkate alındığı belirtilmiştir. Dairemizce yapılan değerlendirme; Mahallinde yaptırılan keşif sırasında yapılan gözlemde, uyuşmazlık konusu parselin halihazırda yapılaşmamış olduğu, üzerinde tek katlı gecekondu yapısı bulunan, ekip biçme amaçlı işgal halindeki alanın doğal sit alanı ya da tarım arazisi olmadığı, çevresinde villa kullanımlarında 2 katlı konut alanı kullanımlarının yer aldığı, alanın ilk defa planlamaya konu edilmediği, önceki imar planlarında getirilen kullanım kararları ile zaten yapılaşmaya açılmış olduğu anlaşıldığından, parseller için belirlenen kullanım kararlarının hem çevredeki yapılaşma, hem taşınmaz üzerindeki fiili kullanım durumu, hem de üst ölçekli çevre düzeni planı ile uyumlu ve yer seçiminin uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Yukarıda yer verilen açıklama ve değerlendirmeler çerçevesinde; dava konusu nazım ve uygulama imar planı değişikliklerinin, planlama ilkelerine, şehircilik esaslarına, imar mevzuatına, hukuka ve kamu yararına uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...--TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 20/11/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ruhsat //begin::Page Scripts var options = {}; $(document).ready(function() { options["separateWordSearch"] = false; options["accuracy"] = "complementary"; options["diacritics"] = false; $("#content").append(stringToHTML($("#hiddencontent").text())); var arananKelime = $("#hiddenArananKelime").text(); const kelimeListesi = arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k); // Virgüle göre ayır, boşlukları temizle // Aynı kelimenin büyük/küçük varyasyonlarını da ekle const tumKelimeler = kelimeListesi.flatMap(kelime => [ kelime, kelime.toLocaleUpperCase('tr-TR'), kelime.toLocaleLowerCase('tr-TR') ]); highlighter(tumKelimeler); // arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k).forEach(function(each) { // if (each != undefined && each != "") { // highlighter(each); // highlighter(each.toLocaleUpperCase('tr-TR')); // highlighter(each.toLocaleLowerCase('tr-TR')); // } // }); }); var highlighter = function(arananKelime) { try { highlight(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzyumusamasi(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzBenzesmesi(arananKelime); } catch (err) { } try { //cogulEki(arananKelime); } catch (err) { } try { //iyelikEki(arananKelime); } catch (err) { } }; var stringToHTML = function(str) { var parser = new DOMParser(); var doc = parser.parseFromString(str, 'text/html'); return doc.body; }; var highlight = function(text) { $(".context").mark(text, options); } var unsuzyumusamasi = function(arananKelime) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (lastChar === "p") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "b"); } if (lastChar === "ç") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "c"); } if (lastChar === "t") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "d"); } if (lastChar === "k") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "g"); highlight(ara + "ğ"); } } var unsuzBenzesmesi = function(arananKelime) { var sertSessiz = [ 'f', 's', 't', 'k', 'ç', 'ş', 'h', 'p' ]; var yumusakSessiz = [ 'ç', 't', 'k' ]; for (var i = 0; i < sertSessiz.length; i++) { let sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i]); while (sertSessizPosition !== -1) { for (var j = 0; j < yumusakSessiz.length; j++) { let yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j]); while (yumusakSessizPosition !== -1) { if (sertSessizPosition + 1 === yumusakSessizPosition) { highlight(arananKelime.substr(0, sertSessizPosition + 1)); } yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j], yumusakSessizPosition + 1); } } sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i], sertSessizPosition + 1); } } } var cogulEki = function(arananKelime) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (last3Char === "lar" || last3Char === "ler") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } var iyelikEki = function(arananKelime) { var iyelikEkleri = [ "ım", "im", "um", "üm", "ın", "in", "un", "ün", "ı", "i", "u", "ü", "mız", "miz", "muz", "müz", "nız", "niz", "nuz", "nüz", "ları", "leri" ]; if (arananKelime.length > 2) { var last2Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 2); if (iyelikEkleri.includes(last2Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 2); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 2) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (iyelikEkleri.includes(lastChar)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 3) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (iyelikEkleri.includes(last3Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 4) { var last4Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 4); if (iyelikEkleri.includes(last4Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 4); highlight(ara); } } } // begin:: Global Config(global config for global JS scripts) var KTAppSettings = { "breakpoints" : { "sm" : 576, "md" : 768, "lg" : 992, "xl" : 1200, "xxl" : 1200 }, "colors" : { "theme" : { "base" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#E5EAEE", "success" : "#1BC5BD", "info" : "#6993FF", "warning" : "#FFA800", "danger" : "#F64E60", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#212121" }, "light" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#ECF0F3", "success" : "#C9F7F5", "info" : "#E1E9FF", "warning" : "#FFF4DE", "danger" : "#FFE2E5", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#D6D6E0" }, "inverse" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#ffffff", "secondary" : "#212121", "success" : "#ffffff", "info" : "#ffffff", "warning" : "#ffffff", "danger" : "#ffffff", "light" : "#464E5F", "dark" : "#ffffff" } }, "gray" : { "gray-100" : "#F3F6F9", "gray-200" : "#ECF0F3", "gray-300" : "#E5EAEE", "gray-400" : "#D6D6E0", "gray-500" : "#B5B5C3", "gray-600" : "#80808F", "gray-700" : "#464E5F", "gray-800" : "#1B283F", "gray-900" : "#212121" } }, "font-family" : "Poppins" };