İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 17/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 17/12/2025 Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin10/02/2022 tarih, 2020/... Esas ve 2022/... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili ile davalı arasında mal alım satımına ilişkin bir ilişki söz konusu olduğunu, icra takibine dayanak ola…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1949 - 2025/2709 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/1949 KARAR NO : 2025/2709 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/02/2022 NUMARASI : 2020/... Esas ve 2022/... Karar DAVACI : ... - VEKİLLERİ : Av. Av. DAVALI : ... - VEKİLLERİ : Av. Av. DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 17/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 17/12/2025 Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin10/02/2022 tarih, 2020/... Esas ve 2022/... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili ile davalı arasında mal alım satımına ilişkin bir ilişki söz konusu olduğunu, icra takibine dayanak olan faturalarda belirtilen malların müvekkili tarafından davalıya teslim edilmesine rağmen davalı tarafından ödeme yapılmadığını, Adana 3. İcra Müdürlüğünün 2019/... E. sayılı icra dosyası ile davalı/borçlu aleyhine icra takibine geçilmiş olduğunu, borçluya ödeme emri gönderildiği, borçlunun 14.10.2019 tarihli dilekçe ile alacaklıya böyle bir borcunun olmadığını belirtirek bu nedenle icra takibindeki tüm borca, tüm ferilerine ve yetkiye itiraz etmiş dolayısıyla icra takibinin durdurulmasını talep ettiğini, borçlunun faturalarda ki imzaya yönelik bir itirazı olmadığını, davalının/borçlunun itirazı üzerine Adana 3. İcra Dairesi ise 15/10/2019 tarihinde davalı tarafından yetkiye ve borca yapılan itiraz nedeni ile takibin durduğunu, müvekkilinin alacağını sürüncemde bırakmak adına icra takibine itiraz ettiğini, dava konusu icra takibinin dayanağı, mal bedeline ilişkin faturalar olup, dava bir miktar para alacağına ilişkin olduğunu, alacaklının muamele merkezinin bulunduğu yer icra dairesi ve mahkemesi de yetkili olduğunu, dava konusu bu faturalara kanunda belirtilen sürelerde itiraz etmediğini ve faturaları imzalamış olup faturaların içeriğini kabul ettiğini, davacı ve davalı, aralarında olan uyuşmazlıktan dolayı Adana İcra Dairelerinin yetkili olduğuna dair ibare geçirildiğini, müvekkilinin faturalarda yer alan mal ve ürünleri davalı tarafa teslim etmesine rağmen davalı taraf buna ilişkin herhangi bir ödeme yapmadığını, söz konusu faturada herhangi bir şekilde imzaya dair de bir itiraz söz konusu olmadığını, irsaliyeli fatura olup mallarla birlikte teslim edildiğini, 000000077 02.06.2019 184751 ... 150.450,00.TL, 000000077 02.06.2019 184757 ... 3.540,00.TL, 000000079 28.06.2019 184763 ... 129.800,00.TL, 000000079 28.06.2019 184764 ... 3.540,00.TL olan faturaları muavin defterine kaydettiğini, müvekkilinin ticari defterlerinde söz konusu takibe dayanak alacaklar kayıtlı durumda olduğunu, müvekkilin icra takibinden kaynaklı peşin harç miktarını borçlunun borcunu ödeyememesinden kaynaklı olarak yaşadığı ekonomik sorunlar nedeniyle kısmen karşılayabilmiş ve bu nedenlerle muavin defterinde bakiye alacak tutarı 844.644,00 .TL görünmesine rağmen kısmen bir kısım faturayı icra takibine konu edebildiğini, davalının müvekkile 844.644,00.TL borcu söz konusu olduğunu, fakat davaya ve takibe sadece 4 adet faturadan dolayı işlem başlatabildiğini, davalının borca ve yetkiye ilişkin itirazlarında haksız ve kötü niyetli olduğunu beyan ederek davalının borca ve yetkiye ilişkin itirazının iptaline, davalının kötü niyetle ve takibi sürüncemede bırakmak amacı ile icra takibine itiraz ettiğinden davalının, takip miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Adana İcra Müdürlükleri ve Mahkemelerinin yetkili olmadığını, 6100 sayılı HMK yönünden Kaş İcra Müdürlükleri ile Mahkemelerinin yetkili olduğunu, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin davacının sebepsiz zenginleşmesi sonucu asıl mağdur olan alacaklı kişi olduğunu, davacı ...'nin 2019 Haziran ayında, müvekkilini ziyaret ederek davacının, Adana’da uzun yıllardır ticari faaliyette bulunduğunu, ana faaliyet konusunun tek kullanımlık kağıt peçete, kağıt havlu, ıslak mendil v.b. ürünlerin toptan satış ve pazarlaması olduğunu, sattığı bu ve benzer ürünlerin hem kaliteli hem de piyasa fiyatlarına kıyasla daha ekonomik ve avantajlı olduğunu, bu meyanda teklifte bulunmak istediğini beyan etmesi üzerine doğaçlama bir ticari ilişki olduğunu, taraflar arasında şifahen bir sözleşme kurulduğunu, sözleşmeye göre davacının bu konuda sınırlı sayıda bir kısım ürünü numune maksadıyla davalıya ücretsiz bıraktığını, davacının bağlantı yapmak istemesinden dolayı ve güvene dayalı olarak ödeme peşin olarak nakden ve defaten kendisine yapıldığını,davacı tarafından, davacının yanında taşıdığı fatura koçanından kapalı suretle faturalar düzenlendiğini, kurulan sözleşme gereği, faturalar içeriğinde yazılı asıl ürünler ise, davacının Adana’ya dönmesini müteakiben süratle gönderilmesi gerekirken bu edim ifa edilmediğini, tarafların örtüşen iradeleri üzerine kurulan sözleşmenin bu şartlar dairesinde kurulmuşken ve bedeli nakden ve defaten ödenmiş iken edim ifası gerçekleşmediğini, davacının hali hazırda yanında bulundurduğu faturaların ise daha sevkiyat yapılmadan kapalı suretle tanzimli olduğunu, bu davaya dayanak olan sunulan faturaların kapalı olarak tanzim edilmiş olması, güvene dayalı ve gelişme aşamasında olan bu ilişkide ticari teammüler gözetilerek ürünlerin de Adana’ya döner dönmez gönderileceği beyanı üzerine düzenlendiğini, faturaların kapalı olması, kaşe ve imzanın fatura altında ve içinde olması ve imza ile tasdiki paranın nakten ve defaten ödendiğine ilişkin en geçerli kanıt olduğunu, zira kaşe ve imzanın fatura altında olması faturanın kapalı olduğu ve semenin de tahsil olunduğunu, bu ise mal bedelinin peşin olarak ödendiğine karine teşkil ettiğini, davacı bu ticari ilişkide dürüst ve haklı olduğunu iddia ediyor ise dava dilekçesinde, şüpheye mahal bırakmayarak şu hususları da açık şekilde vurgulayarak belirtmesi gerektiğini, ürünleri sevk (nakil) eden ticari araca ilişkin bilgi ve diğer belgeleri kanıt olarak dosyaya sunulması gerekmekte olduğunu, her ne kadar ticari malların bedeli müvekkili tarafından ödenmiş olsa da, ürünler teslim edilmediğinden ve davacının tanzim ettiği faturalar bu bağlamda şüphe uyandırdığından, bu faturaların 213 sayılı V.U.K gereği, “sahte ve muhteviyatı itibarı ile yanıltıcı belge” kapsamında değerlendirildiğini, gerekli muhasebe düzeltme işlemi yapılarak (maliye e-beyanname sistemi üzerinden) muhasebe kayıtlarından ve ticari kayıt ve vesikalardan da çıkarıldığını beyan ederek davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin10/02/2022 tarih, 2020/... Esas ve 2022/... Karar sayılı kararında, davacı tarafından, Adana 3. İcra Müdürlüğünün 2019/... E. sayılı icra dosyasından toplam 287.300,00.TL bedelli 4 adet faturaya dayalı olarak icra takibine girişildiğini, faturaların alt kısmı satıcı tarafından imzalandığından faturaların kapalı fatura olarak düzenlendiğini, faturalar kapatılmış (akide edilmiş) olmakla, aslında fatura içeriği tutarların tahsil edildiğini, davacı tarafça kapalı faturalara dayalı olarak takip başlatıldığından ve bu durum ticari örf ve adet kuralı olarak bedelin tahsil edildiğini gösterdiğinden ve aksi de davacı tarafça ispat edilmediğinden davanın reddine karar verildiği davalı tarafça faturaların ödendiğine ilişkin yazılı belge de sunulmadığı bu haliyle kötüniyet tazminatı şartları oluşmadığından davalı lehine tazminata hükmedilmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflarınca ispat edilecek bir husus bulunmadığını ispat yükünün tamamen davalıda olduğunu, davalı tarafın 11.11.2020 tarihli ve diğer dilekçelerinde defalarca müvekkiline peşin olarak nakden ve defaten ödeme yapıldığını iddia ederek işbu davada tüm ispat yükünü üstüne almış olduğunu, söz konusu alacağın varlığını farklı bilirkişilerin düzenlediği her iki raporda da kabul edildiğini, davalı tarafça ibraz edilen ticari defterlerin beyan ettiklerini ispatlar nitelikte olduğu, davalı borcun varlığını kabul edip ödediğini iddia eden borçlu-davalı bu iddiasını ispat etmekle zorunda olduğunu, fakat davalı taraf söz konusu bu iddiasını ispatlamak bir yana, dosyaya sunduğu 09/02/2022 tarihli dilekçesinde tüm bu süreçteki tüm iddialarını tabiri caizse yerle bir ettiği, kötü niyetli bir şekilde kendi beyanlarının tam tersini iddia etmiş olduğunu, buna rağmen ilk derece mahkemesi eksik ve hatalı bir değerlendirme ile davayı reddettiğini, bu bakımdan mahkemece ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu kararın kaldırılarak, davanın kabulünü, itirazın iptalini ve takibin devamını, borçlunun kötü niyeti dolayısıyla takip miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesi yönünde karar verilmesini talep etmiştir. DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin % 20 kötüniyet tazminatını reddi kararının hukuka aykırı olması nedeniyle kararın bu yönden kaldırılması, davacının takibinde haksız ve kötüniyetli olması nedeniyle takip tutarı üzerinden % 20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin10/02/2022 tarih, 2020/... Esas ve 2022/... Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, faturadan kaynaklan alacağın tahsili amacıyla başlatılmış icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir. Davacı vekili tarafından, taraflar arasında mal alım satım ilişkisi olduğu, icra takibine dayanak faturalarda belirtilen malların davalıya teslim edildiği, ancak davalı tarafından ödeme yapılmadığı, bunun üzerine davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiş, davalı vekili, davacıya nakden ve defaten ödeme yapıldığını, kapalı fatura düzenlendiğini, ancak davacının ürünleri göndermediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş ve iş bu karara karşı davacı vekilince ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. HMK’nun 190. maddesinde,“İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” hükmü yer almaktadır. Takibe dayanak teşkil eden faturanın altının, faturayı tanzim eden tarafından kaşe vurularak imzalanması, o faturanın kapalı fatura olduğuna ve fatura bedelinin ödendiğine karine teşkil eder. Somut olayda, davacı tarafından 02.06.2019 tarihli 184751 nolu 150.450,00 TL, 02.06.2019 tarihli 184757 nolu 3.540,00 TL,02.06.2019 tarihli 184751 nolu 150.450,00 TL 28.06.2019 tarihli 184763nolu 129.800,00 TL ve 02.06.2019 tarihli 184764 nolu 3.540,00 TL faturalardan kaynaklı olarak alacaklı olunduğunun iddia edildiği, ilk derece mahkemesince de belirtildiği üzere dava ve takip konusu faturanın kapalı fatura olduğu, faturanın bu niteliği itibariyle, bedelinin ödendiğine karine teşkil ettiği ve davalı tarafça da fatura borcunun ödendiği, savunulduğundan aksinin, yani borcun ödenmediğinin faturayı düzenleyen davacı alacaklı tarafından ispat edilmesi gerektiği, davacının bunun aksini ispat edecek nitelikte yazılı delillin dosya kapsamına ibraz edemediği, bu durumda ilk derece mahkemesince yazılı gerekçe ile reddine karar verilmiş olmasının ve davacının icra takibi başlatmakta kötü niyetli olduğu davalı tarafından ispatlanamadığından, davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmemesinin usul ve yasaya uygun olduğu taraf vekillerinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Yukarıda belirtilen sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin10/02/2022 tarih, 2020/... Esas ve 2022/... Karar sayılı kararına karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE, 2)492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 534,70.TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 2)492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 534,70.TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3)-İstinaf kanun yoluna başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde BIRAKILMASINA, 4)-HMK. 333 maddesi uyarınca kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 5)-İnceleme duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi gereğince karar tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından YAPILMASINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanun'un 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere17/12/2025 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır