T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/288 - 2026/320 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/288 KARAR NO : 2026/320 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/01/2025 NUMARASI : 2024/392 Esas 2025/37 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 05/03/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 05/03/2026 Mahalli mahkemesince verilen…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/288 - 2026/320 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/288 KARAR NO : 2026/320 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/01/2025 NUMARASI : 2024/392 Esas 2025/37 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 05/03/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 05/03/2026 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... İnşaat Turizm Harfiyat Nakliyat Taahhüt Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi vekili ile ... Sigorta Şirketi vekilleri tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'in sevk ve idaresinde bulunan, ... İnşaat Turizm Harfiyat Nakliyat Taahhüt Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi'nin işleteni ve maliki olduğu ... plaka sayılı otobüs ile müvekkili ...'ın sevk ve idaresi altında bulunan ... plaka sayılı otomobile 18/11/2023 tarihinde Ankara Etimesgut ilçesi, Altınyıldız Mahallesi 1614 Caddesi ile 1630 Caddeleri kavşağında tam kusurlu olarak çarpması sonucunda müvekkillerinin murisi ...'ın vefat ettiğini belirterek, müvekkillerinde oluşan manevi zararın tazmini davacı ... için 750.000,00TL, davacı ... ... için 500.000,00TL, davacı ... için 500.000,00TL, davacı ... için 500.000,00TL, davacı ... için 300.000,00TL, davacı ... için 300.000,00TL, davacı ... için 300.,000,00TL olmak üzere toplam 3.150.000,00TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren işleyecek TC. Merkez Bankasının kısa vadeli avanslar için öngördüğü faiz oranlarına göre ticari avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde bahsi geçen 18.11.2023 tarihli kazaya karıştığı belirtilen, ... plakalı aracın, müvekkili şirkete 19/06/2023 - 19/06/2024 tarihleri arasında geçerli olmak üzere birleşik kasko sözleşme sigorta poliçesi "genişletilmiş kasko" ile sigortalı olduğunu, poliçe teminat limitinin manevi tazminat bakımından 2.500.000TL olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili sigortacı şirketin, üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlardan, sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında maddi tazminat ile sorumlu tutulabileceğini, 14.03.2024 tarihinde davacı yan vekiline 2.330.000,00TL manevi tazminat ödemesi yapıldığını, ödemelerin Eş ... için; 1.200.000,00TL, kızı ... için 500.000,00TL, kızı ... için 350.000,00TL, kızı ... için 280.000,00TL olacak şekilde hesaplandığını, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunu eksiksiz yerine getirdiğini belirterek, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Turizm...Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirkete ait aracın şoförün kazanın oluşumunda hiç bir kusurunun olmadığını, müvekkiline ait aracın birleşik kasko sigortası olduğu için manevi tazminat ödemesinin sigorta şirketi tarafından yapılması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davalı ...'in %100 kusurlu eylemi sonucu meydana gelen trafik kazasında, davacıların desteği müteveffa ...'ın ölümü neticesinde, davacılarda meydana gelen çaresizlik ve acı nedeni ile ruh sağlığındaki bozulma ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 22/06/1966 tarih, 1996/70 sayılı içtihadı ile belirlenen manevi tazminat miktarının belirlenmesine ilişkin ilkeler ve Hukuk Genel Kurulunun 26/06/2004 tarihli ve 2004/370 karar sayılı içtihadı ile belirlediği caydırıcılık ilkesi gözetilerek, ihlal sonucu davacıların uğradığı manevi zararın giderimi amacı ile paranın satın alma gücü itibari ile belirlediği bir meblağın davalılardan alınarak, davacılara verilmesi sureti ile zedelenen yaşama sevincini tazelemek, bunu yaparken felaketi özlenir kılmama, davalının ekonomik bir yıkıma sürüklemeksizin, daha dikkatli ve özenli olmaya sevketmek hedeflenerek günün ekonomik koşullarına göre takdiren, davacı ... için 750.000,00TL, davacı ... ... için 500.000,00TL, davacı ... için 500.000,00TL, davacı ... için 500.000,00TL, davacı ... için 300.000,00TL, davacı ... için 300.000,00TL, davacı ... için 300.000,00TL manevi tazminat olmak üzere toplam 3.150.00,00TL manevi tazminatın olay tarihi olan davalı ... Sigorta Şirketi yönünden temerrüt tarihi (Kasko Genel Şartları 3.4.4.1 gereğince) olan 14/02/2024 tarihinden itibaren, diğer davalılar ......Ltd.Şti. ve ... yönünden kaza tarihi olan 18/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi (kazaya sebebiyet veren araç ticari olduğundan) ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacılara ayrı ayrı verilmesine karar vermek gerektiği, davalı sigorta şirketi vekili her ne kadar cevap dilekçesinde davacılara 2.330.000,00 TL manevi tazminat ödemesi yaptığını belirtmişse de, davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesindeki aksi yöndeki beyanları karşısında sunulan ödeme dekontlarının, arabuluculuk anlaşamama tutanağının ve hasar dosyasının incelenmesi neticesinde ödeme dekontlarında "hasar ödemesi" açıklaması bulunması, ödemenin anlaşamama tutanağından sonra ve dava açılmadan önce yapılmış olması hususları gözetilerek, davalı sigorta şirketinin savunmasını yazılı delillerle ispatlayamadığı, bu nedenle yapılan ödemenin maddi tazminat ödemesi olduğu sonuç ve kanaatine varılarak davalı sigorta şirketinin manevi tazminat ödeme savunmasına itibar edilmediği gerekçesiyle; "1-Davanın KABULÜNE, Davacı ... için 750.000,00TL, davacı ... ... için 500.000,00TL, davacı ... için 500.000,00TL, davacı ... için 500.000,00TL, davacı ... için 300.000,00TL, davacı ... için 300.000,00TL, davacı ... için 300.000,00TL manevi tazminatın davalı ... Sigorta Şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 14/02/2024 tarihinden itibaren, diğer davalılar ......Ltd.Şti. ve ... yönünden kaza tarihi olan 18/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacılara ayrı ayrı verilmesine, Davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun düzenlediği kasko poliçesinin manevi tazminat teminatıyla (2.500.000,00TL) sınırlı tutulmasına" karar verilmiş, karar davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ve davalı ... İnşaat Turizm Harfiyat Nakliyat Taahhüt Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... İnşaat Turizm Harfiyat Nakliyat Taahhüt Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi vekili istinaf dilekçesinde; hükmedilen manevi tazminat bedellerinin fahiş olduğunu, davacılar lehine manevi tazminat tutarına hükmedilirken tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının araştırılmadığını, ilk derece mahkemesi tarafından davacılar lehine manevi tazminata hükmedilirken yalnızca sürücü ...'in kusur durumu dikkate alındığını, ancak lehine tazminat hükmedilen davacıların sosyoekonomik durumları göz önüne alınmadığını, zira, davacıların mesleği ve kaza sonucu elde etmiş oldukları 2.330.000-TL maddi tazminat tutarı göz önüne alındığında ekonomik durumlarının bir anda fahiş oranda yükselmiş olduğunu, müteveffa ...'ın lehine manevi tazminat hükmedilen kardeşleri ile fiili ve manevi bir bağının olup olmadığına yönelik herhangi bir delil ortaya konmadığını, ilk derece mahkemesi tarafından 20.12.2024 tarihli 4. Celsede müteveffa ...'ın kayınvalidesi ile kayınbabası tanık olarak dinlenmiş olup, tanıklar yalnızca müteveffanın eşi ... ve çocukları ... ..., ... ve ...'ın çekmiş oldukları acı ve eleme yönelik tanıklık ettiklerini, öte yandan müteveffa ...'ın kardeşleri ..., ... ve ...'ın meydana gelen kaza sonrasında vefat eden kardeşleri için çekmiş oldukları acı ve eleme ilişkin ilk derece mahkemesi tarafından tanık dinlenmediği gibi kendileri, davalı ...'in yargılandığı Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesi 2024/127 E. sayılı dosyasında müşteki sıfatıyla yer almadıklarını, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 27.10.2003 tarihli 2003/3260 E. 2003/9976 K. Sayılı ilamında; "…bir kimsenin ölenin yakını sayılabilmesi için, ölen ile eylemli aile ve sevgi bağlarının varlığı gereklidir. Burada önemli olan, aile hukuku çevresinde yakınlık değil, duygusal yakınlıktır, bu yüzden manevi tazminata hükmetmek için murisle çok yakın ve içtenlik taşıyan duygusal bir bağlılığın varlığı aranmalıdır…” görüldüğü üzere manevi tazminat talep edebilme hususunda aile hukuku bağlamında yakınlığın bir önemi bulunmadığını, TBK m.74/2 uyarınca ceza hakiminin kusur değerlendirmesi ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı hukuk hakimini bağlamayacağını, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığına sunulan kusur raporunda; "...... Plakalı araç sürücüsü ...'in olayda Asli Kusurlu olduğu yönünde, sürücü ...'ın ise kusurunun olmadığı" denildiğini, ayrıca Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığınca hazırlanıp Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesine sunulan raporda; “Sanık sürücü ...'in asli kusurlu, müşteki sürücü ...'ın kusursuz olduğu, müteveffa yolcu ...'ın kazanın oluşumunda kusursuz olduğu” tespitinde bulunulduğunu, Hal böyle iken; İlk Derece Mahkemesinin 09.01.2025 tarihli gerekçeli kararında yukarıda anılan ceza mahkemesindeki rapor doğrultusunda kusur oranını tespit etmiş olduğu anlaşılmış olup, söz konusu durumun TBK m.74/2 hükmüne aykırı olduğunu, müterafik kusur durumu dikkate alınması gerektiğini, kendisini vekille temsil ettiren davacılar için her bir davacı lehine vekalet ücreti ödenmesine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesince vekalet ücreti ile ilgili hüküm, müvekkil şirketin hak arama özgürlüğünü kısıtlayıcı nitelikte olup, Anayasa'nın 36. maddesine aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... Sigorta Şirketi vekili istinaf dilekçesinde; mahkeme tarafından hükmedilen manevi tazminat tutarı fahiş oranda yüksek olup, zenginleşmeye mahal verecek nitelikte olduğunu, hiçbir şekilde davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte tazminat takdiri Yargıtay uygulamaları esas alınarak yapılması gerektiğini, Poliçe kapsamında 14.03.2024 tarihinde davacı yan vekiline 2.330.000,00-TL maddi tazminat ödemesi yapıldığını, ödemeler Eş ... için; 1.200.000,00-TL, kızı ... için 500.000,00-TL, kızı ... için 350.000,00-TL, kızı ... için 280.000-TL olacak şekilde hesaplandığını, davalı sigorta şirketi sorumluluğunu eksiksiz yerine getirmiş olup, mahkeme tarafından fahiş manevi tazminata hükmedilmesinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, sigortalı araç sürücüsüne %100 kusur atfedilmesinin hatalı olduğunu, müterafik kusur durumları göz önünde bulundurulmadan hüküm kurulması hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Davalılar vekillerinin HMK.nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, ölümlü trafik kazasında kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkında hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde, Kanun'un takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Somut olayda, mahkemece tarafların sosyal ve ekonomik durumları araştırılmadan (sadece davacı ... ve davalı ...’in sosyo ekonomik durumunun araştırıldığı, diğer davacılar yönünden araştırma sonucunun dosyada mevcut olmadığı anlaşılmaktadır) manevi tazminat talepleri hususunda hüküm verilmiş olması yerinde görülmemiş olup mahkemece eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının kolluk marifetiyle araştırılması, gelecek cevabi yazı içeriğinin de tazminat takdirinde nazara alınması, olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi, olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde oluşacak sonuca göre karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davalılar ... İnşaat Turizm Harfiyat Nakliyat Taahhüt Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi vekili ile ... Sigorta Şirketi vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı ... İnşaat Turizm Harfiyat Nakliyat Taahhüt Ticaret ve Sanayi Limited Şırketi vekili ile ... Sigorta Şirketi vekilinin istinaf talebinin HMK.nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ İLE; Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/01/2025 tarihli, 2024/392 Esas - 2025/37 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, Yukarıda açıklandığı üzere tüm deliller toplanıp birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, Kaldırma ve gönderme sebebine göre davalı ... İnşaat Turizm Harfiyat Nakliyat Taahhüt Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi vekili ile ... Sigorta Şirketi vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-İstinaf eden tarafça yatırılan istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, 3-İstinaf eden tarafça yatırılan gider avansından varsa artan kısmın karar kesinleştiğinde kendisine iadesine, 4-İstinaf eden tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece Mahkemesince verilecek kararda gözetilmesine, 5-İİK'nın 36. maddesi gereğince icranın geri bırakılması kararına istinaden Ankara Batı İcra Dairesinin 2024/21780 Esas sayılı dosyasına depo edilen 7.015.000,00 TL bedelli teminat mektubunun YATIRAN TARAFA İADESİNE, 6-İİK'nın 36. maddesi gereğince icranın geri bırakılması kararına istinaden Ankara Batı İcra Dairesinin 2024/21780 Esas sayılı dosyasına depo edilen 5.540.000,00 TL bedelli teminat mektubunun YATIRAN TARAFA İADESİNE, 7-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 05/03/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.