İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:26/05/2025 DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:29/09/2025 KARAR YAZIM TARİHİ:29/09/2025 Yukarıda tarih ve sayısı yazılı ara kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29/11/2021 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... Plakalı aracın tek taraflı trafik kazası meydana geldiğini, araç içerisind…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:26/05/2025 DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:29/09/2025 KARAR YAZIM TARİHİ:29/09/2025 Yukarıda tarih ve sayısı yazılı ara kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29/11/2021 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... Plakalı aracın tek taraflı trafik kazası meydana geldiğini, araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacının ağır bir şekilde yaralanarak yatağa bağımlı hale geldiğini, davacının bu kaza neticesinde bedeni hasarının yanında maddi zararının da oluştuğunu, davacının bu kaza neticesinde geleceği maddi ve manevi olarak olumsuz etkilendiğini eve bağımlı kaldığını bu nedenle ağır acı ve elem yaşadığını, davanın kabulü ile davacının 29/11/2021 tarihinde geçirdiği trafik kazası neticesinde yaşadığı maluliyetten sorumlu olan işleten sıfatıyla aracın sahibi ve sürücüsünden TBK m.56 uyarınca 1.000,00 TL maddi tazminat ve 350.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek olan reeskont faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile teminatsız olarak ... plakalı araca ve davalıların tespit edilecek malvarlığına ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili 12/05/2025 tarihli talep dilekçesinde özetle; dosya içerisinde bilirkişi raporu neticesinde davacının uğramış olduğu zararının çok yüksek olduğunu bu sebeple teminatsız olarak ... plakalı araç sahibi ve sürücüsü olan davalı adına tespit edilecek taşınır taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki ve bankalardaki hak ve alacakları üzerine öncelikle teminatsız ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini istemiştir. İDM KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince 26/05/2025 tarihli ara karar ile davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin 351.000,00 TL'nin %15'i (52.650,00 TL) teminat mukabilinde kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının çok ağır şekilde yaralandığını, Adli Tıp Kurumu raporu ile davacının maluliyetinin %100 olduğunun tespit edildiğini, davacının zararı ortada iken teminatlı bir şekilde ihtiyati haciz kararı verilmesinin doğru olmadığını, işbu dosyanın adli yardımlı olduğunun göz önüne alınarak teminat gösterilmeden ihtiyati haciz konulması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. G E R E K Ç E Duruşma açılmasını gerektiren gerektiren sebep bulunmadığından HMK'nın 353. Ve 355. Maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler kamu düzeni ve istinaf nedenleriyle sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür. Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmiştir. Bilindiği üzere, ihtiyati haciz, nitelikçe bir geçici hukuki koruma tedbiridir. (HMK 406/2) Geçici hukuki koruma tedbirlerinin amacı, yargı organları önünde hak arayan kişilerin nihai olarak elde etmeyi umdukları haklarına erişimi kolaylaştırmaktır. Bu amacın gerçekleşmesi için, elde edilmesi umulan hakların ya da onların konularının ortadan kalkması, yok olması, değiştirilmesi gibi olasılıkların bertaraf edilmesi gerekir. Elde edilmesi umulan hakka kavuşulmasını kolaylaştırıcı tedbirler hak arama özgürlüğünü, adil yargılama hakkını ve hukuk devleti ilkesini de yakından ilgilendirir. (İHAS 6, 2709 sayılı T.C Anayasası 36, HMK 33) İhtiyati haciz istekleri değerlendirilirken geçici hukuki koruma tedbirlerinin açıklanan bu amacının gözden uzak tutulmaması gerekir. İİK'nun 257 ve izleyen maddelerine göre rehin ile temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Talep değerlendirilirken tam ispat aranmaz. Yaklaşık ispat yeterlidir. Bu kuralın haksız eylemden kaynaklanan tazminat ve alacak isteklerinde de uygulanması gerektiği belirgindir. Çünkü bu isteklerde de para alacağına kavuşulması amaçlanmaktadır. Yargıtay'ın istikrar kazanmış ilke ve uygulamalarına göre, haksız eylemden kaynaklanan zarar haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki “muacceliyet” kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 24/05/2016 gün ve 2016/4517-6851 E.K. sayılı ilamı) Tüm bu anlatılanlar ve açıklamalar ışığında, dosya içerisinde mevcut Trafik Kaza Tespit Tutanağı yolcunun içinde bulunduğu araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun tespit edildiği, yolcunun olayda kusuru bulunmadığı, davacının kaza nedeniyle ağır şekilde yaralandığı ve yatağa bağımlı hale geldiğini, bu haliyle bu aşamada davacının yaralanması nedeniyle miktarı tartışmalı da olsa alacağın muaccel olduğu, ihtiyati haciz kararı verilmesi için tam bir ispat aranmasının hakkaniyete uygun olmadığı, somut olayda haksız eylemden kaynaklanan zarar söz konusu olduğundan haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel olması nedeniyle muacceliyet şartının da mevcut olduğu, davacının ileride telafisi mümkün olmayan zararına yol açabileceği düşünülerek gerek görüldüğü takdirde ihtiyati haciz kararı verilmesi için teminat da istenebileceği nazara alınarak 2004 sayılı İİK'nın 257.maddesindeki ihtiyati haciz koşulları bulunması nedeniyle ihtiyati haciz isteminin kabulü kararı yerindedir. İİK.'nun 259/1 maddesi, ihtiyati haciz talebinde alacaklıyı teminat göstermekle yükümlü kılmışsa da, İlk derece mahkemesince 03/03/2025 tarihli ara karar ile davacıların adli yardım talebinin kabulüne karar verildiği için, HMK'nın 334/1 maddesi gereğince ihtiyati haciz kararı için teminat alınmasına gerek görülmemiştir. O halde; davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince kabulüne, ilk derece mahkemesinin teminat karşılığı ihtiyati haciz talebinin kabulüne dair 26/05/2025 tarihinde verilen ara kararın kaldırılmasına, yerel mahkemece adli yardım talebi kabul edildiğinden İİK 257. maddesi gereğince dava değeri olan 351.000,00 TL alacak miktarıyla sınırlı olarak teminatsız olarak malvarlığı üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı derdest dosya üzerinden verilen 26/05/2025 tarihli ara kararın 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (b-2) bendi gereğince KALDIRILMASINA, dairemizce yeniden HÜKÜM KURULMASINA, İİK'nun 257. maddesi gereğince 351.000,00TL alacak miktarıyla sınırlı olarak ve bu miktarı karşılar şekilde, davalıların menkul ve gayrimenkul ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine, teminatsız olarak İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA, İhtiyati haciz kararının tebliğden itibaren 10 günlük süre içerisinde talep edilmesi halinde ilk derece mahkemesinin yargı çevresi içindeki Antalya İcra Dairesine ibrazla yerine getirilmesine, ihtiyati haciz kararının icrasının süresinde istenmemesi halinde verilen ihtiyati haciz kararının hükümsüz kalacağının ihtarına, Kararın derdest olan dava dosyası üzerinden ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 3-Davacının adli yardım talebi ilk derece mahkemesince kabul edildiğinden harç hususunda karar verilmesine yer olmadığına, 4-Suç üstü ödeneğinden karşılanan harç ve istinaf yargılama giderlerinin asıl hükümle birlikte karar altına alınmasına, 5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği ve harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 29/09/2025 tarihinde, İİK'nın 258/3 maddesi ve 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-f madde ve fıkrası gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. ...