T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1810 KARAR NO : 2025/2450 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/04/2025 NUMARASI : 2024/920 E - 2025/265 K DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 06/10/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1810 KARAR NO : 2025/2450 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/04/2025 NUMARASI : 2024/920 E - 2025/265 K DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 06/10/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; davalı şirket ile davacı müvekkili şirket arasında 25.03.2022 tarihli ... Kurumsal Abonelik Sözleşmesi ve Ofis Güvenlik Duvarı Hizmetine İlişkin Ek Sözleşme imzalandığını, Ancak sözleşmelerin imzalanmasından beri müvekkili şirketin internet hizmetinden faydalanamamakla birlikte ek sözleşmenin esas gereği olan güvenlik duvarının kurulumu da tüm taleplerine rağmen müvekkili şirketin sistemlerine yapılmadığını, buna rağmen her ay kurulum bekleyen müvekkili şirketin hem internet aboneliğinin hem güvenlik duvarı bedelinin ödemelerini eksiksiz bir şekilde gerçekleştirdiğini, son olarak davalı şirkete taraflarınca 23/08/2023 tarihinde KEP üzerinden sözleşmelerin geçerli nedenle feshedildiğini ve bu zamana kadar yapılan ödemelerin ticari faizi ile birlikte taraflarına iadesini, aksi halde yasal yollara başvurulacağını içeren resmi ihtarname gönderildiğini, davalı şirketin, telefon üzerinden dönüş yaparak herhangi bir geri ödeme yapılmayacağını da bildirdiğini, davalı- borçlu şirket aleyhine İstanbul Anadolu 7. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takibe geçildiğini ve 7 örnek ödeme emri usulüne uygun bir şekilde borçlu şirkete tebliğ edildiğini, davalının, iş bu borcuna ilişkin olarak tebliğ edilen ödeme emrine itirazda bulunduğunu ve takibin durduğunu, ancak yapılan itirazların haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, İşbu kısmi itirazın tamamen kötü niyetle borcun ferilerinden kurtulma amacı taşıdığını, beyanla ,davalı- borçlunun yerinde olmayan ve haksız itirazının iptali ile icra takibinin devamına, davalının % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. Mahkemenin 2023/741 Esas ve 2024/371 Karar sayılı ilamı ile verdiği kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemizce 04/11/2024 tarih 2024/2321 Esas 2024/2894 sayılı kararı HMK 353/1a/6.maddesi gereği kaldırılmasına karar verilmiştir.Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonunda; "Eldeki davanın taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince davalı tarafından edimlerin yerine getirilmediği, bu nedenle davacı tarafından ödenen faturaların istirdadı amacıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının itiraz etmesi sonucu açılan itirazın iptali davası olduğu, dava açıldıktan sonra takip konusu borcun ödendiğinin davacı vekili tarafından bildirilmesi nedeni ile eldeki davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır. Davalının borcu ödemesi nedeni ile davacının dava tarihi itibari ile haklı olduğu anlaşılmış, bu sebeple yapılan yargılama giderlerinden davalı taraf sorumlu tutulmuş ancak ön inceleme tutanağı imzalanmadan önce dava konusuz kaldığından avukatlık ücretinin yarısına hükmedilmiş ve dava tarihinden sonra itirazın geri çekilmesi nedeni ile dava konusunun likit olduğu ve davalının itirazında haksız olduğu" şeklindeki gerekçeyle, 1-Dava konusuz kaldığından esas hakkında Karar Verilmesine Yer Olmadığına, 2-Davalının İİK 67/2.maddesi gereğince 60.865,45 TL asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatına mahkumiyetine davalıdan alınarak davacıya verilmesine, şeklinde hüküm kurmuştur. Mahkemece verilen kararı,davalı vekili istinaf etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "dosyanın esasına girilmeden davanın konusuz kalması nedeniyle davanın sonlandığını, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun alacağın varlığını inkar etmesinde kötüniyetli olması ve borcun likit olması gerektiğini, taraflar arasında devam eden hizmet sözleşmesine dayalı alacağın miktarının ve varlığının açık şekilde tartışmalı olduğunu, borcun likit olmaması ve ihtilafın hizmetin ifasına ilişkin olması karşısında, İİK m. 67/2 gereğince icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava açıldıktan sonra ödeme yapılıp davanın konusuz kaldığı kabul edildiğini, dava konusu alacağın mahkeme kararı ile değil, icra dışında ödeme ile son bulduğunu, icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, davanın konusuz kalması durumunda davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre karşı vekalet ücretine hükmedileceğini, ancak davacının neye göre haklı bulunduğu gerekçeli kararda yer verilmeden karşı vekalete hükmolunduğunu, müvekkilin dava devam ederken bir ödeme yapması salt olarak davayı kabul ve davacının haklı olduğu anlamına gelmediğini, Mahkemenin bu hususu araştırmadan verdiği kararın hatalı olduğunu " bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava , itirazın iptali talebine ilişkindir. Davalının borcun likit olmadığı ve konusuz kalan davada icra inkar tazminatına hükmedilmeyeceğine yönelik istinaf sebebi incelendiğinde; Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2023/4221 E.2024/2661 K. Sayılı ilamında "itirazın iptali davasında yargılama sırasında borcun ödenmesiyle davanın konusuz kalmasına karar verilmesi durumunda icra masrafları yönünden takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına karar verilip verilmeyeceğine" ilişkin uyuşmazlığın değerlendirilmesinde sonuç olarak "dava tarihinden sonra davalı tarafından borcun ödendiğinin ve davacının davanın açılmasında haklı olmasının, icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğunun anlaşılmasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir" denilmekle, konusuz kalan davada da icra inkar tazminatına hükmedilebileceği ortaya konmuştur. İlamda tazminata hükmedebilmek için tarafların haklılık durumuna ve icra inkar tazminatının şartlarının mevcut olup olmadığına bakılması gerektiği açıklanmıştır. İlk derece gerekçesinde her ne kadar icra inkar tazminatına hükmetmesini gerekçelendirmese de bu eksiklik kaldırmayı ve yeniden yargılamayı gerektirmemiştir.Dosya muhteviyatının incelenmesinde davacının hizmeti elde edemediğini ancak akdedilen sözleşme gereği ödemeleri yaptığını iddia ettiği, bu durumu ekteki belgeler ile delillendirdiği, başlangıçtaki duruma göre haklı olduğu, davalının cevap dilekçesi sunmadan ödeme yapmasının ve davacı iddiasının aksini delillendirmemesinin de bu kanaatin oluşmasına katkı sağladığı, fatura bedelleri ile sözleşme birlikte düşünüldüğünde alacağın likit ve muaccel olduğu kabul edilerek icra inkar tazminatına hükmetmesinin mümkün olduğu anlaşılmış, karar bu yönüyle hukuka uygun bulunmuştur. Avukatlık ücretine dair istinaf talebi incelendiğinde kaldırma kararımıza uygun karar verildiği anlaşılmıştır. Karar tarihinde yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6.maddesinde "Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, bu Tarife hükümleriyle belirlenen ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz." şeklindeki düzenlemeyi içermektedir. İlgili madde gereğince 24.04.2024 tarihindeki ön inceleme tutanağının imzalanmasından önce dava açıldıktan sonra 13.12.2023 tarihinde ödeme yapıldığından ve bu tarihte dava konusuz kaldığından tarife hükümlerince belirlenen ücretin yarısına hükmedilmesi usul ve hukuka uygundur. Böylece ,mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve esasa yönelik hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı tarafın istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalı ... Hizmetleri Anonim Şirketinin istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Davalıdan alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)İstinaf masrafının istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/2 maddesi gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 06/10/2025