5. Hukuk Dairesi 2025/10204 E. , 2025/17441 K. "" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1406 Esas, 2025/753 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/260 Esas, 2023/210 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın ... Bölgesi Tüzel Kişiliği…
5. Hukuk Dairesi 2025/10204 E. , 2025/17441 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1406 Esas, 2025/753 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/260 Esas, 2023/210 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın ... Bölgesi Tüzel Kişiliği adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare ve dahili davalılar ... vd vekillerince istinaf edilmesi üzerine edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare ve dahili davalılar ... vd. vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, ... ilçesi, .. köyü, .. .. 21 87... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın ... Bölgesi adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... (yargılama esnasında vefat etmiş) vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın tarla vasfında olmadığı arsa vasfında olduğu, taşınmazın belediye sınırları içerisinde kaldığı, taşınmazda iskana açık ve belediye faaliyetlerinden yararlanıldığı, taşınmazın konumu bakımından çevre illere yakın, ekonomik faaliyetlerin gerçekleştiği ve etrafında sanayi kuruluşlarının bulunduğunu beyan ederek taşınmazın gerçek değerinin tespit edilerek kamulaştırmasını, kamulaştırma bedelinin müvekkiline hissesi oranında ödenmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Diğer davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile ... Bölgesi adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve dahili davalılar ... vd vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kıymet takdiri raporunda belirlenen bedel ile bilirkişi raporu belirlenen bedel arasında fahiş fark bulunduğunu, dava konusu taşınmaz tarla vasfında iken arsa vasfında değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, taşınmaza belirlenen bedelin fahiş olduğunu, dava konusu taşınmazın belediye hizmetlerinden yararlanmadığını, meskun mahalde bulunmadığını belirterek, öncelikle tehir-i icra taleplerinin kabulüne, istinaf incelemesi sonuçlanıncaya kadar icranın geriye bırakılmasına, yerel mahkeme kararının bedel yönünden kaldırılarak hakkaniyete uygun bedel belirlenerek taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. 2. Dahili davalılar ... vd. vekili asıl ve ek istinaf dilekçesinde özetle; söz konusu emsal tapu satışlarının incelenmesi halinde bilirkişi raporunda baz alınan çıplak olarak taşınmazın bedelinin tespiti noktasında hataya düşüldüğünü, her ne kadar dava konusu taşınmaz yerel mahkeme tarafından arsa vasfında kabul edilmişse de; raporda tek esas alınan 12 sayılı emsal satışın incelenmesi halinde gayrimenkulün ''tarla vasfında'' olduğunu, dava konusu taşınmazın değerini çok daha düşük ortaya çıkmasına sebebiyet verdiğini, taraflarınca delil olarak sunulan emsal taşınmazların dikkate alınmadığını, ek rapor içindeki karşılaştırma tablosu içerisinde imar durumu, altyapı hizmetleri, ulaşım vb. faktörler, geometrik şekil, çevredeki yapılaşma gibi 5 kriterden oluşan bir karşılaştırma yapılarak dava konusu taşınmazın kıymet takdirinin yapıldığını, bu kriterlerin toplamı olarak emsal alınan 12 sayılı taşınmaza ilişkin belirlenen katsayı, dava konusu taşınmaza komşu ve kamulaştırma konusu olan başkaca taşınmazlar için farklı bir rakam olarak girilmiş olup bu durum dosyalar arası büyük hakkaniyetsizliklere sebep olduğunu, bölge itibari ile de ticari nitelikli arsalardan olduğunu, hal böyle iken emsal gösterilen satışlar taşınmazların gerçek değerini ortaya koymak açısından düşük kaldığını, dava konusu gayrimenkul üzerindeki ağaçların hiçbir şekilde raporlar konusu edilmeyerek kıymet takdirinin yapılmadığını, müvekkilleri yönünden mahkeme kararında belirtilen yasal faiz ödemesi ülkemizde özellikle son yıllarda ciddi boyutları bulan enflasyon oranlarının katbekat altında kaldığını, 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı 05.04.2023 tarihli ve 01.08.2023 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi kararı ile ''04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10. maddesine 11.04.2013 tarihli ve 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkranın Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline" karar verildiğini, yargılamanın her aşamasında Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının derhal etki doğurduğunu, devlet kamu gücü ile mülkiyet hakkının ortadan kaldırıldığını, kamulaştırma işlemi dolayısıyla içinde bulunulan enflasyonist dönem itibariyle kamulaştırma bedeline yasal faiz işletilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, kamulaştırma bedeline yasal faiz yerine mevduata uygulanan en yüksek faiz üzerinden faiz işletilmesine karar verilmesini talep ettiğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1/5000 ölçekli ... Planında, organize sanayi bölgesi alanında kaldığı, Dairelerince Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgulama sistemi üzerinden yapılan incelemedeki konumu da dikkate alındığında, arsa vasfında kabul edilerek emsal karşılaştırma yöntemiyle kamulaştırma bedelinin tespit edilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve dahili davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Dahili davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin düşük olduğunu, bilirkişi raporunun yetersiz olduğu, ağaçlara bedel takdir edilmemesini kabul etmediklerini, müvekkillerine verilen faiz kararlarının enflasyona oranla çok düşük kaldığını buna rağmen iyileştirme yapmaksızın karar verilmesinin mülkiyet hakkı ihlali niteliğinde olduğundan kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3.Temyizen incelenen karar, tarafların karılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare ve dahili davalılar ... vd. vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.