11. Ceza Dairesi 2023/2221 E. , 2024/12534 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygu
**11. Ceza Dairesi 2023/2221 E. , 2024/12534 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık ve katılan vekilinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; 1.Sanık hakkında, aynı mükellefiyet yönünden 2008 takvim yılına ait defter ve belgelerin istenmesine ilişkin 02.05.2013 tarih ve ..31 sayılı yazının sanığa yapılan 02.05.2013 tarihli tebligata rağmen ibraz etmemesi nedeniyle “defter, kayıt ve belgeleri gizleme” suçundan Gebze 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.09.2017 tarihli ve 2015/479 Esas, 2017/395 Karar sayılı ilamıyla 15 ay hapis cezasına mahkum edildiği ve kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği, Mahkemece temyize konu mahkumiyet hükmü kurulurken, her iki eylem arasında hukuki kesinti olmaması nedeniyle eylemlerin zincirleme suç kapsamında kaldığı kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükmünden, kesinleşen Gebze 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nin yukarıda esas ve karar numarası belirtilen mahkumiyet hükmünün mahsup edildiğinin anlaşılması karşısında; aynı yazı ile birden fazla takvim yılına ait defter ve belgelerin incelenmek üzere ibrazının istenmesi halinde, tek bir “defter, kayıt ve belgeleri gizleme” suçunun oluşacağına ilişkin yerleşik uygulama gözetilerek, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; mahsup işlemine konu olan 2008 takvim yılına ait defter ve belgelerin de temyize konu davadaki 04.10.2013 tarihli yazı ile talep edilme olanağı varken, iki ayrı tarihli yazıyla istenmesinin nedenleri katılan kurumdan sorularak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Kabule göre de; sanığa yüklenen defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçunda vergi ziyaı oluşmadığı gibi tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen bir cezanın da bulunmadığı, söz konusu eylemden dolayı 213 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının aynı Kanun'un 359 uncu ve 371 inci maddelerinde belirtilen tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen bir ceza olmadığı dikkate alındığında; 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesine 7394 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile eklenen "Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranından indirilir." şeklindeki düzenleme uyarınca sanık hakkında, tayin edilen temel ceza üzerinden 1/2 oranında indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle fazla ceza tayini, Yasaya aykırı, sanık ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321 inci maddesi uyarınca, hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2024 tarihinde karar verildi.