5. Ceza Dairesi 2006/12700 E. , 2010/4186 K. "İçtihat Metni" Mala zarar verme, reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma ve cinsi münasebette bulunma suçlarından sanık ...’ün yapılan yargılanması sonunda; atılı suçlardan mahkümiyetine dair, Ereğli (Konya) 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 01.12.2005 gün ve 2005/138 Esas, 2005/584 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile
**5. Ceza Dairesi 2006/12700 E. , 2010/4186 K.** **"İçtihat Metni"** Mala zarar verme, reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma ve cinsi münasebette bulunma suçlarından sanık ...’ün yapılan yargılanması sonunda; atılı suçlardan mahkümiyetine dair, Ereğli (Konya) 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 01.12.2005 gün ve 2005/138 Esas, 2005/584 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi; 21.7.2004 gün ve 25529 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK.nun 305. maddesi uyarınca cezanın miktarına göre kesin olan mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyizi kabil olmadığından, sanığın bu hükme yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİYLE, incelemenin reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma ve cinsi münasebette bulunma suçlarından kurulan hükümlerle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Anayasa Mahkemesi'nin 23.11.2005 günlü 2005/103-89 sayılı kararı ile 5237 sayılı Yasanın 104/2. maddesinin iptal edilmesi karşısında, reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunan sanığın eyleminin aynı Yasanın 104. maddesinin 1. fıkrası kapsamında kaldığı, bu suç şikayete tabi olup zarar gören gerçek kişi şikayetçi olduğundan, 5271 sayılı CMK.nun 253 ve 254. maddelerine göre uzlaşma kapsamında kaldığı, uzlaşmanın da bir kovuşturma şartı olduğu, 5560 sayılı Kanunun 24. maddesi ile değişik CMK.nun 253. maddesinde cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaşma yoluna gidilemeyeceği belirtilmiş ise de, lehe yasa ve müktesep hak hükümleri nazara alınarak öncelikle uzlaştırma işlemi yapılması, sonuçsuz kalması durumunda lehe yasanın belirlenmesi suretiyle hükümlerden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, sanığın adli sicil kaydı da gözetilerek mahkemece hükümlerin açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.