T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-a.6 Maddesi Uyarınca Kararın Kaldırılarak Mahkemesine Gönderilmesi) ESAS NO : 2025/22 KARAR NO : 2025/967 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/09/2024 NUMAR…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-a.6 Maddesi Uyarınca Kararın Kaldırılarak Mahkemesine Gönderilmesi) ESAS NO : 2025/22 KARAR NO : 2025/967 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/09/2024 NUMARASI : 2022/570 Esas - 2024/573 Karar DAVA KONUSU : Eser Sözleşmesine Dayalı Alacak BİR. DAVA KONUSU : Eser Sözleşmesine Dayalı İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 06/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 11/11/2025 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesine dayalı alacak, birleşen dava eser sözleşmesine dayalı itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde; İDDİA : Davacı vekili; taraflar arasında aktedilen 09/09/2021 tarihli sözleşme ile, müvekkiline ait ... adresindeki ... Parselde bulunan fabrika idari binasının cephe kaplama ve kapı pencere sistemleri imalat ve montaj işinin yapımını davalının üstlendiğini, davalının sözleşme kapsamında üstlendiği işleri sözleşmeye uygun şekilde ve sözleşmede taahhüt edilen sürede yerine getirmediğini, davalının sözleşmenin 4. maddesi ile, 15/11/2021 tarihinde işin tamamını kusursuz olarak teslim etmeyi taahhüt etmesine rağmen, işi bu tarihte teslim edemediğini, nitekim taraflar arasında işe dair bir kesin kabulün halen yapılmadığını, davalının taraflar arasındaki sözleşmenin birçok düzenlemesini ihlal ettiğini, davalının üstlendiği işlerdeki ayıpların tespiti amacıyla taraflarınca yapılan başvuru üzerine Ankara Batı 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2022/49 Değişik İş Sayılı dosyası kapsamında düzenlenen 06/07/2022 tarihli bilirkişi raporu ile davalının işi sözleşmeye, fen ve sanat kurallarına uygun şekilde ifa etmediğinin açıkça tespit edildiğini ve herhangi bir kabul anlamına gelmemek ve fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla ayıpların giderilmesi veya yeniden yapılmasına dair masrafların 20/06/2022 tarihi itibariyle 200.000,00-TL olabileceğinin belirtildiğini, nitekim müvekkilinin gerçek zararının bu tutarın çok üzerinde olduğunu, müvekkili şirketin ayrıca mevcut ayıpların giderilmesi ve eksik işlerin yapılması amacıyla bazı şirketlerden teklifler de aldığını, herhangi bir kabul anlamına gelmemek ve fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla; ... Yapı Alüminyüm & Pvc Kapı Pencere Sistemleri tarafından bir kısım ayıp ve eksikliklerin giderilmesi için 261.920,00-TL + KDV şeklinde teklif içeren Proforma Fatura verildiğini, ... Cam San. Otom. İnş. Taah. İth. İhr. Ltd. Şti. tarafından ise yalnızca cam sabitleyici ve fitilli işine dair 29.500,00-TL tutarında teklif içeren proforma fatura düzenlendiğini, davalının üstlendiği işe dair ayıp ve eksikliklerinin bir çoğunun bina içerisine yağmur suyu girmesine neden olduğunu, neticede, bu ayıplar nedeniyle bahse konu adresi 06.06.2022 tarihinde su bastığını, davalı şirkete gönderilen 08.06.2022 tarihli ihtarname ile, işin sözleşmeye uygun ifa edilmediğini ve teslim süresine de uyulmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, davalı tarafından üstlenilen işin ayıplı, eksik ve kusurlu olarak ifa edilmesi veya hiç ifa edilmemesi nedeniyle doğan zararların bedeli tam ve kesin olarak belirlenebilir olduğu anda artırılmak üzere, 1.000,00 TL olarak davalıdan tahsiline, alacağa sözleşmede taahhüt edilen teslim tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, 17/07/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 180.510,00 TL olarak ıslah etmiş, davanın bu miktar üzerinden kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili; taraflar arasında aktedilen sözleşme uyarınca müvekkilinin yüklendiği edimlerini tam ve gereği gibi yerine getirdiğini, tek taraflı ve yanlı yapılan keşif işlemi ile sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun davada delil olarak kullanılmasının mümkün olmadığını, kanun gereği taraflarına bildirilmesi gereken ve k acele yapılmasında herhangi bir hukuki yarar bulunmayan keşif işlemine, taraflarına bildirim yapılmaması neticesinde katılım sağlanamadığını, bu nedenle taraflarınca keşif sırasında sunulacak olan beyanların sunulamadığını, müvekkilinin yüklenmiş olduğu işi tam ve eksiksiz olarak süresinde yerine getirmekle herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili ile davacı 09/09/2021 tarihli sözleşme ile davacıya ait fabrika binasında müvekkilinin uzmanlık alanına giren bir kısım işin yapılması hususunda anlaştıklarını, sözleşmenin bir nüsha olarak düzenlenmiş olup, müvekkilinin imzası sonrasında davalı nezdinde kalarak, imzalandığına dair bir kısım fotoğrafın müvekkiline gönderildiğini, müvekkilinin ana sözleşmede kendisine yüklenilen işleri süresi içerisinde yaparak teslim etmiş olmakla bu hususta davacı tarafından herhangi bir ayıplı veya eksik ifa bildiriminde bulunulmadığını, bunun yerine müvekkilin çalışmasından memnun kalan davacının müvekkiline bu sözleşmeye ek olarak işler teklif ettiğini, bu taleplere binaen müvekkili ile davacı arasında aynı taşınmazda yapılacak imalatlara ilişkin bir çok anlaşma daha yapılmış bulunduğunu, davacı tarafından talep edilen ek işler hususunda müvekkili tarafından proforma faturalar ile fiyat teklifleri gönderildiğini, onaylanması akabinde imalatı yapılarak davacıya yine süresinde tam ve eksiksiz şekilde teslim edildiğini, ancak davacı yan tarafından, imalat kabul edildiği ve herhangi bir itirazda bulunulmadığı halde müvekkilin hak edişlerine ilişkin faturaların ödemesini eksik yaptığını, müvekkili tarafından kesilen faturaların 28.12.2021 tarihli 175.001,08 TL tutarlı fatura, 04.04.2022 tarihli 106.200,00 TL tutarlı fatura, 21.04.2022 tarihli 1.401.139,08 tutarlı faturalar olduğunu, müvekkili tarafından 1.682.340,16 TL tutarında iş yapılarak faturalandırılmasına karşın davalı tarafından müvekkiline parça parça havale, kredi kartı, çek ve elden olacak şekilde toplam 1.291.000,00 TL ödendiğini, anlaşılacağı üzere müvekkilinin 391.340,16 TL tutarında alacağının eksik ödendiğini, müvekkilinin davacı yandan alacağını defaatle talep etmesi ve neticede ödeme yapılmaması üzerine 06.06.2022 tarihli ihtarname keşide edilerek davacıya tebliğ edildiğini, işi teslim etmesinin akabinde müvekkiline herhangi bir ayıp bildiriminde bulunulmadığını, davacının davasının müvekkili ile yapılan ana sözleşmeye ilişkin bulunmakla, müvekkilinin ana sözleşmeye ait yükümlerinin tamamını, süresinde tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, müvekkilinin yapmış olduğu imalatların hiç birinin ayıplı olduğunu kabul manasına gelmemekle birlikte davacının dava dilekçesi içeriğinde yer alan ve ayıp iddiasında bulunulan işlerin hemen hepsinin açık bir şekilde gözle basit kontrolle derhal anlaşılabilecek hususlar olduğunu, örneğin; kapıların kasasına oturmaması, cam aralarında boşluklar, kapıların kapanmaması ve kilitlenmemesi vb. hususlarının derhal tek bakışta anlaşılabilecek hususlardan olduğu aşikar olduğunu, davacının taşınmazında meydana gelen su baskınına müvekkilin yapmış olduğu imalatın sebep olduğu iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. BİRLEŞEN ANK. 2. ATM'NİN 2022/685 ESAS SAYILI DOSYASINDA; İDDİA : Davacı vekili; ödenmeyen fatura alacaklarının tahsili amacıyla Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2022/39636 E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durmasına karar verildiğini, davacı ile davalı arasında davalının ... Parsel'de yer alan taşınmazının alüminyum doğrama işleri, dış cephe ve ofis bölme işleri vb konulu işlerin yapılması hususunda 09/09/2022 tarihli sözleşme ve sonrasında davalının talebi üzerine proformo faturalar üzerinden taşınmazda yapılacak ek işler hususunda anlaşıldığını, davalının müvekkilinin yaptığı fiyat tekliflerini kabul ettiğini, müvekkilinin işe başladığını ve süresinde tam ve eksiksiz olarak işi teslim ettiğini ileri sürerek, bu konuda davalı tarafça Ankara 8. ATM'nin 2022/570 E. Sayılı dosyası ile dava açıldığını, her iki dosyanın birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili; davalının müvekkili şirketten hiçbir alacağı bulunmadığı gibi, davalının müvekkili şirkete borçlu durumda olduğunu, davalının taraflar arasındaki sözleşme kapsamında üstlendiği işi süresinde, eksiksiz ve ayıpsız şekilde teslim edemediğini, davalının üstlendiği işlerdeki ayıplar ve eksikliklerin Ankara Batı 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2022/49 Değişik İş Sayılı dosyası kapsamında düzenlenen 06.07.2022 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edilmiş durumda olduğunu, davalının müvekkili şirketten herhangi bir talepte bulunabilmesi için, sözleşmenin 3. maddesine ve usule uygun şekilde hak ediş yapıldığını, işleri usule ve sözleşmeye uygun bir teslim belgesi ile teslim ettiğini ispatlamasının zorunlu olduğunu, ancak geçerli bir hak ediş mutabakatı da, teslim belgesi de bulunmadığını, dolayısıyla davalının alacak iddiasını ispat edemediğini, davacının sunduğu bir çok teklifte müvekkil şirketin imzası dahi bulunmadığını, diğer tekliflerde, müvekkili şirket kaşesi üzerindeki imzanın müvekkili şirketi temsile yetkili tek kişi olan ...'e ait olmadığından, müvekkil şirket açısından bağlayıcı olamayacağını, davalının, işe ilişkin ayıpların açık ayıp olduğu iddiasının da somut olayın olgularına aykırı olduğunu, davalının ifa ettiği işlerdeki ayıpları ilk bakışta tespit edebilecek uzmanlığa sahip olmadığını, ayrıca, birçok ayıbın yağmur yağan günlerde davalının monte ettiği camlardan, kapılardan ve benzeri yerlerden bina içine su girdiğinin görülmesiyle anlaşılabildiğini, ileri sürerek, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davalı - birleşen dosya davacısı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "Asıl dava eser sözleşmesinden kaynaklanan eksik ve ayıplı ifa nedeniyle alacak,birleşen davanın eser sözleşmesinden kaynaklı bakiye iş bedeli alacağı istemiyle başlatılan takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce aldırılan 27/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda; asıl dava açısından; taraflar işveren ... Çelik Yapı San. ve Tic. A.Ş. ile yüklenici ... Yapı San. ve Tic, Ltd. Şti arasında imzalanmış sözleşme konusu yapılan işte eksik ve ayıplı imalatların olduğu, davacının talebiyle Ankara Batı 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2022/49 Değişik İş Sayılı dosyası kapsamında hazırlanan bilirkişi raporu eksik ve ayıplı işlerin 20.06.2022 tarihi itibarıyla KDV hariç toplam tutarının yaklaşık 200.000,00 TL olabileceğinin hesaplanmış olduğu, davacı tarafından bu eksik işlerin dava dışı ... İnşaat Elektrik Hırdavat Makina Metal Ahşap Nakliye Ltd. Şti'ne yaptırılmış olduğunun görüldüğü ve bu şirket tarafından 12 kalem işin yapımı için kdv hariç 204.565,00 TL fatura düzenlendiği, birleşen dava açısından; davalı-karşı davacı yüklenicinin açmış olduğu birleşen dava açısından davacının davalının sözleşme kapsamındaki işle ilgili düzenlemiş fatura bedelinden bakiye 391.340,16 TL'nin ödenmesi için çekmiş olduğu ihtara kadar eksik ve ayıplı işle ilgili her hangi bir ihtarının olmadığı; eksikliklerin giderilmesinin bildirilmemiş olduğu, işveren ... Şirketi tarafından yüklenicinin adına düzenlemiş olduğu, faturalara herhangi bir itirazda bulunulmamış olduğu, birleşen davanın davacısı ... Yapı San. ve Tic. Ltd. Şti'nce davalı adına düzenlenmiş üç faturanın kdv dahil toplamı 1.682.340,16 TL'lik faturanın 1.291.000,00 TL'sinin ödenip, 391.340,16 TL tutarın ödenmediği, ancak icra dosyasının dosya içerisinde bulunmadığı, birleşen davanın itirazın iptali olması hasebiyle icra dosyasının dava dosyasına da kazandırılması gerektiği, Ankara 3. Noterliği'nin 06/06/2022 tarih, 09668 yevmiye numaralı ihtarnamesinin de tebliğ şerhinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Mahkememizce aldırılan 05/02/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda; asıl dava açısından; her ne kadar asıl davacı ... Çelik Yapı San. Ve Tic. A.Ş'nin ayıplı ve kusurlu yaptığı imalatların toplam bedelinin 180.510-TL olduğu, ancak bu miktarın davacı tarafından ödenmediği, birleşen dava açısından; birleşen davanın davacısı ...'nin Ankara Batı İcra Dairesinde 2022/39636 sayılı dosyasında her ne kadar 391.340,16 TL talep etmiş ise de, ayıplı ve kusurlu işlerin bedeli 180.510 TL'nin mahsubu ile 210.830 TL talep edebileceği, takipte her ne kadar TTK.'nun 1530. Maddesine istinaden faiz talep edilmiş ise de, uygulanacak faizin 3095 sayılı 2/2. Maddesi çerçevesinde avans faizi olabileceği, takipte faturaya dayanılmış ancak faturaya ilişkin çekilmiş ihtarnameye dayanılmadığından, ihtarnamenin de tebliğ şerhi bulunmadığından işlemiş faiz talebinin yerinde olamayacağı tespit edilmiştir. Mahkememizce aldırılan 21/05/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda; inceleme sırasında eksik ve kusurlu imalatların 3. Kişi tarafından yapılmış olduğu tespit edildiği, davaya konu imalatların tamamlanmış olması nedeni ile fabrikanın tüm birimlerinin çalışıyor olduğunun görüldüğü, inceleme sırasında tarafların ellerindeki belgeleri de beraberinde getirdiklerini, 3. kişi tarafından yapılan imalatların faturasının dosyada bulunduğunu, sözleşme dahilinde bulunan teklif tablosundaki imalatlardan sadece katlardaki cam bölmelerde kusurlu imalatların duruyor olduğunun görüldüğünü, davalının eksik ve kusurlu olarak bıraktığı imalatların 3. Kişi tarafından yapıldığı ve fatura kesildiği tespit edilmiştir. Taraflar arasında 09.09.2021 tarihinde ... adresindeki ... Parselde bulunan fabrika idari binasının cephe kaplama ve kapı pencere sistemleri imalat ve montaj işinin yapımına dair sözleşme imzanlanmıştır. Asıl dava yönünden; davacının ayıplı ve eksik ifa iddiasına dayanmasına göre ,usul ve yasaya uygun hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre davalı tarafından sözleşme kapsamında yapılan imalatların bir kısmının eksik yapıldığı ,bir kısmının fen ve sanat kurallarına uygun olmadığı ,söz konusu imalatılar yapılırken imalat konusu ürünlerin kendisinde ve montajında ayıplı mal ve hizmetin bulunduğu, bu hususta davacının süresinde ayıp ihbarında da bulunmasına rağmen ihbarın gereklerinin yerine getirilmediği, bilirkişi raporuna göre eksik ve ayıp giderim bedelinin 180.510,00 TL olduğu ve bu bedeli davacının istemekte haklı olduğu anlaşıldığından alacağın başlangıçta belirlenmesi mümkün görüldüğünden davanın kısmi dava olarak kabulü ile davacının davasının kabulü ile, 180.510,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,hükmedilen alacağın 1.000,00 TL 'sine dava tarihinden, bakiyesine 17.07.2024(ıslah) tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Birleşen dava yönünden ; taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacının yapılan iş ile ilgili üç adet fatura kestiği faturalarının toplam bedelinin 1.682.340,16 TL olduğu ve davalı tarafından 1.291.000-TL ödendiğini anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşme ,davalının faturaları kabul edip kısmi ödeme yapması nazara alındığında davacının takip tarihi itibariyle davalıdan bakiye 391.340, 16 TL alacağının bulunduğu, davalıya yapılan ihtarnamenin tebliğ edildiği ispatlanamadığından faiz istemin yerinde olmayacağı, yine taraflar arasındaki eser sözleşmesi ve asıl dava nazara alındığında davacının alacağının varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirmesi nedeniyle icra inkar tazminatı isteminin de yerinde olmayacağı anlaşıldığından davacın davasının kısmen kabulü ile ,davalı borçlunun Ankara Batı İcra Dairesinin 2022/39636 Esas sayılı dosyasında 391.340, 16 TL asıl alacak üzerinden itirazının iptaline , bu miktar yönünden takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir." İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı - birleşen dosyada davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; taraflar arasında aktedilen sözleşmenin 4. maddesi gereğince işin nihai teslim tarihinin 15/11/2021 tarihi olduğunu, davalı - birleşen dosya davacısının sözleşme ile yüklendiği edimlerini belirlenen tarihte bitiremediğini, davalı - birleşen dosya davacısının temerrüde düştüğünü, müvekkilinin alacağının tamamına 15/11/2021 tarihinden itibaren avans faizi uygulanması gerektiğini, yerel mahkemece faiz başlangıç tarihinin dava ve ıslah tarihinin esas alınmasının hatalı olduğunu, yine sözleşmenin 11. maddesinde, sözleşmeye aykırılık halinde yüklenicinin hakedişlerini iş sahibinin irat kaydedebileceğine yönülik hüküm bulunduğunu, bu hüküm çerçevesinde birleşen davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkemece alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, hükme esas alınamayacağını, eksik, hatalı ve ayıplı işler bedelinin piyasa rayiçlerine göre düşük hesaplandığını, birleşen dosya davacısının sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmediğinden müvekkilinden herhangi bir hak talep etmesinin mümkün olmadığını, yine sözleşmenin 11. maddesinde yüklenicinin sözleşme şartlarına aykırı harereket etmesi durumundan bütün teminat ve hakedişlerin işveren tarafından irat kaydedileceğinin hükme bağlandığını, teminatların irat kaydedilmesiyle müvekkilinin sözleşmede yer alan cezai şartı uyguladığını, irat kaydedilen hak ediş bedelini karşı davacının talep etme hakkının bulunmadığını, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı - birleşen dosya davalısı istinaf başvuru dilekçesinde; asıl davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını bu nedenle, öncelikle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin taraflar arasında aktedilen sözleşme ile yüklendiği edimlerini tam ve gereği gibi yerine getirdiğini, davacı tarafın imalatları kabul ederek kullanmaya başladığını, davacının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını, yerel mahkemece alınan bilirkişi raporunda da imalatların kullanıldığı ve kullanıldıktan sonra ayıpların farkedildiği yönünden tespitler bulunduğunu, imalatların uzunca bir süre kullanıldıktan sonra, müvekkili tarafından gönderilen ihtarnameden sonra su basması üzerine işlem ve cevabi bildirim yapıldığını, bilirkişi raporunda açık ayıp olarak bildirilen ayıpları süresinde bildirmemesinin kabul edilemez olduğunu, yine mahkemece toplanmasını talep ettikleri delilerin toplanmadığını, imalatların süresinde teslim edildiğini, bu hususun ticari defter ve kayıtları ile sabit olduğunu, bu defterlerin ve BA - BS formlarının incelenmeden dosyanın karara bağlanmasının hatalı olduğunu, mahkemece tanık dinletme taleplerinin reddine karar verilmesinin de doğru olmadığını, yerinde inceleme ve keşif taleplerinin reddedilmesinin hatalı olduğunu, birleşen dava yönünden icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, mahkemece alınan bilirkişi raporlarının eksik ve hatalı olduğunu hükme esas alınamayacağını, eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Asıl dava, eser sözleşmesine dayalı alacak, birleşen dava eser sözleşmesine dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir. Asıl dosya davacısı iş sahibi, davalısı yüklenicidir. Mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm taraflarca istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Taraflar arasında imzalanan sözleşme ile davalı, davacı fabrikasının dış cephe kaplaması işini üstlenmiştir. Asıl davada iş sahibi, yüklenicinin eksik ve kusurlu işler yaptığını iddia ederek, alacak talep etmiş; birleştirilen davada yüklenici iş bedelinin eksik ödendiği iddiasıyla icra takibi başlatmış, takibe itiraz edilmesi üzerine itirazın iptali davası açmıştır. Taraflar arasında imzalanan sözleşme, eser sözleşmesi mahiyetindedir. Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdîdir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir. Eser sözleşmesinin varlığı halinde, yüklenici işi sözleşme, fen ve sanat kurallarıyla iş sahibinin beklediği yararı gözeterek imal edip teslim ettiğini, iş sahibi ise iş bedelini ödediğini ispat etmek zorundadır. 1- Taraflar arasında anlaşmanın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı BK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisi bulunmakta olup, iş sahibinin borcu iş bedelini ödemek (TBK'nın 479/1.md.), yüklenicinin borcu ise, eseri iş sahibinin amacına uygun, haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmektir (TBK'nın 471/1). Ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumluluğunun düzenleyen TBK'nın 474. maddesi uyarınca açık ayıplar yönünden iş sahibi imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde, gizli ayıplar yönünden ise, 477/son maddesi uyarınca da, ortaya çıkar çıkmaz gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorunluluğu bulunmaktadır. Ayıbın bildirilmemesi halinde eser kabul edilmiş sayılır. Ayıp ihbarı yapılması vakıasından lehine sonuç çıkaracak olan iş sahibi olduğundan ayıp ihbarı yapıldığını HMK 190 ve TMK 6. madde gereğince iş sahibi ispatlamalıdır. Eksik işler yönünden ise ihbar yapılmasına gerek olmayıp, zamanaşımı süresi içerisinde eksikler yönünden istemde bulunulması mümkündür. Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, 6098 sayılı TBK'nın 474-478. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Ayıp, imâl edilen bir eserde veya malda, sözleşme ve ekleri ile iş sahibinin beklediği amaca ve dürüstlük kurallarına göre bulunması gereken vasıfların bulunmaması, bulunmaması gereken vasıfların ise bulunmasıdır. Şayet, imâl edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi tarafından süresi içersinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir. Bu hakkın kullanması için iş sahibi tarafından ayrı bir dava açılabileceği gibi, yüklenici tarafından aleyhine açılmış olan bir davada da bu hususu def'i olarak ileri sürebilir. Eksik iş ise sözleşme ve eklerine göre yapılması gerektiği halde yapılmayan (noksan bırakılan) işleri ifade eder. Eksik işler bedelinin istenebilmesi için teslim sırasında ihtirazi kayıt konulmasına ya da ihtar çekilmesine gerek bulunmamaktadır. Eksik işler yönünden TBK’nın 474 ve 477. maddesindeki hükümler uygulanmaz. Yargıtayın yerleşik içtihat ve uygulamalarına göre iş bedelinin tamamının yüklenici tarafından taşerona veya iş sahibince yükleniciye ödenmesi halinde eksik ve kusurların giderim bedeli hüküm altına alınabilir. İş bedelinin tamamen ödenmemiş olması halinde ise, eksik ve kusurların giderim bedeli değil, varsa fazla ödenen bedelinin iadesine karar verilmesi gerektiği, bu nedenle eksik ve kusurlar gözetilerek yapılan işin fiziki oranı belirlenip iş bedeline uygulanarak mukayese edilmesi sonucu eksik veya fazla ödemenin belirlenmesi gerektiği; sözleşme dışı ve fazla işler yönünden ise iş yapılmış ve bunun iş sahibinin yararına olması durumunda TBK’nun 529. maddesine göre vekâletsiz iş görme hükümleri uyarınca işin yapıldığı tarihteki mahalli piyasa rayiçlerine göre belirlenecek bedelinin istenebileceği kabul edilmektedir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 477/3. maddesi, "Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa iş sahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır." hükmünü içermektedir. Yüklenicinin iş sahibine olan borçlarına aykırı olarak, imalini yüklendiği eserin ayıplı olması durumunda iş sahibi; açık ayıplarda 6098 sayılı TBK'nın 474, gizli ayıplarda ise 6098 sayılı TBK'nın 477. maddeleri hükümlerine uygun olarak ihbarda bulunduğu takdirde, 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesinde tanınan hakları kullanabilir. Eksik iş, sözleşme ve eklerine göre yapılması kararlaştırıldığı halde tam yapılmayan iştir. Ayıplı eser ise, sözleşmede kararlaştırılan vasıfları veya olmasından vazgeçilmez bazı vasıfları taşımayan eserdir. Diğer anlatımla ayıp, bir malda ya da eserde sözleşme ya da yasa hükümlerine göre normal olarak bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunmasıdır. Ancak, kasten sakladığı bozukluklarla, usulüne uygun yapılan gözden geçirmede farkedilemeyecek ayıplar için yüklenicinin sorumluluğu devam eder. Eğer, meydana getirilen eserin, teslim alındığı sırada usulüne uygun yapılan gözden geçirme ile var olan bozukluk görülemeyecek nitelikte ise, ortada gizli bir ayıbın olduğu kabul edilir. Açık ayıplar, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz bizzat yapılan veya uzmanına yaptırılan gözden geçirme sonucu saptanınca, uygun sürede (TBK m.474); gizli ayıplar da ortaya çıkar çıkmaz, gecikmeksizin yükleniciye bildirilmelidir (TBK m. 477). Ayıp bildirimi süresinde yapılmadığı takdirde iş sahibi bu ayıbı örtülü olarak kabul etmiş sayılır. Eksik işler bedeli ise ihbar koşuluna ve ihbar süresine bağlı olmaksızın teslim tarihinden itibaren kural olarak beş yıllık zamanaşımı süresinde (TBK m. 147/son ) talep edilebilir. Eğer eser iş sahibinin beklediği amacı karşılamıyorsa kural olarak ayıplı yapıldığı kabul edilir. Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılması zorunlu olmayıp süresinde ayıp ihbarının yapıldığı her türlü delille ve tanık beyanıyla dahi kanıtlanabilir. (YHGK'nın 1977/11-393 E. 1979/80 K., Yargıtay 15. HD 2012/5835 E., 2013/129 K., 2020/1263 E-2021/3148K. vb.). 2- Eser sözleşmelerinde işin yapılıp teslim edildiğini yüklenici, iş bedelinin ödendiğini ise iş sahibi ispat etmek zorundadır. Eserin teslim edilip edilmediğinin ispatında taraflar ispatın hangi delillerle yapılacağı hususunda sözleşmeye hüküm koyabilirler ve teslim konusunda bir delil sözleşmesi yapabilirler. Böyle bir delil sözleşmesi yoksa yüklenicinin meydana getirdiği eseri teslim ettiği vakıasını, teslim, hukuki işlem değil, hukuki fiil olduğundan kural olarak her tür kanıtla, bu arada tanıkla dahi ispat edebilir. 3- Somut uyuşmazlık götürü bedelli eser sözleşmeleri, ayıp, ayıp ihbarı, eserin teslimi hususunun ispatı konularında yukarıda yapılan genel açıklamalar çerçevesinde incelendiğinde; mahkemece asıl davada, davanın kabulü ile, ayıp ihbarının yapıldığı ve tüm eksik ve kusurlu işlerin bedelinin talep edilebileceği düşüncesi ile, 180.510,00 TL eksik ve kusurlu iş bedeli bulunduğunu belirterek, bunun davalı yükleniciden tahsiline, birleştirilen davada davanın kısmen kabulü ile, yüklenicinin 391.340,16 TL bakiye iş bedeli alacağı bulunduğu gerekçesi ile bu miktarın davalı iş sahibinden tahsiline karar verilmiştir. Dosya kapsamı incelendiğinde, tarafların tanık deliline de dayandıkları görülmektedir. Yukarıdaki bentlerde izah edildiği üzere teslim, ayıplı iş ve ayıp ihbarı konularının tanık delili ile ispatı mümkündür. Bu nedenle, mahkemece öncelikle taraf tanıklarının ayıplı iş, ayıp ihbarı ve teslim konularında dinlenilmesi böylelikle ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığının ve eserin ne zaman teslim edildiğinin belirlenmesi gereklidir. Mahkemece bu husus tespit edildikten sonra dosya bilirkişi heyetine tevdi edilerek, eserdeki ayıpların mahiyetleri hususu ve davacı iş sahibinin talep edebileceği seçimlik hak hususu inceletilmelidir. Bilirkişi heyetince asıl davada eserin eksik ve kusurlu bir şekilde teslim edilmesi nedeni ile, davacı iş sahibinin eksik ve kusurlu iş bedeli talep edebileceği sonucuna ulaşılması halinde; açık ayıpların eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz bizzat yapılan veya uzmanına yaptırılan gözden geçirme sonucu saptanınca, uygun sürede (TBK m.474); gizli ayıpların da ortaya çıkar çıkmaz, gecikmeksizin yükleniciye bildirilmesi gerektiği dikkate alınarak, ortaya çıkan tarih itibari ile mahalli serbest piyasa rayicine göre ayıp giderim bedeli hesaplatılmalıdır. Eserin teslimi söz konusu değil ise, ayıp giderim bedelinin dava tarihi itibari ile, mahalli serbest rayice göre hesaplanması istenilmelidir. Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin eksik ve kusurlu işler bedeline hükmedilmesi doğru olmamıştır. 4- Yanlar arasında imzalanan sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 101. maddesinin I. bendine göre (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 117.md) sözleşme ilişkisinden kaynaklanan alacaklara temerrüt faizi yürütülebilmesi için alacağın muaccel olması yeterli olmayıp, borçlunun ihtarla temerrüde düşürülmesi gerekir. Ya da aynı maddenin II. bendi uyarınca taraflarca ödeme tarihinin kesin olarak belirlenmesi gerekir. Somut uyuşmazlıkta yüklenici Ankara 3. Noterliğinin 06/06/2022 tarihli ve 09668 yevmiye numaralı ihtarnamesinin iş sahibini temerrüde düşürür. Bu nedenle davalı iş sahibinin cevabi ihtarnamesinin tarihi olan 08/06/2022 tarihinde iş sahibinin temerrüde düştüğünün kabul edilmesi ve birleştirilen davada buna göre takip öncesi faiz hesabının yaptırılması gereklidir. Mahkemece bu hususun gözetilmemesi de hatalı olmuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmadığından, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip karara bağlanması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/570 Esas, 2024/573 nolu kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde incelenip, karara bağlanmak üzere mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf başvurusunda bulunan taraflarca yatırılan, istinaf karar harcının talep halinde yatıran tarafa iadesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf başvuru harcının ilk derece mahkemesince verilecek yeni kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 7-Dosya kapsamında icranın geri bırakılması kararı alınabilmesi için yatırılan bir teminat bulunması halinde, İİK. 36/5 maddesi uyarınca ilgili icra müdürlüğünce teminatın yatıran tarafa iadesine, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 06/11/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... E-imzalıdır Üye ... E-imzalıdır Üye ... E-imzalıdır Katip ... E-imzalıdır