4. Hukuk Dairesi 2012/10421 E. , 2012/16663 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi 2-... 3-... vekili Avukat ... Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 29/04/2011 gününde verilen dilekçe ile yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29/12/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili Avukat ... tarafından süresi içinde istenilmekle…
**4. Hukuk Dairesi 2012/10421 E. , 2012/16663 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi 2-... 3-... vekili Avukat ... Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 29/04/2011 gününde verilen dilekçe ile yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29/12/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili Avukat ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, yaralamalı trafik kazası nedenine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece; istemin kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz olunmuştur. 6099 sayılı Tebligat Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 3. maddesi ile değişik 7201 sayılı Kanunun 10. maddesinde; "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresine yapılır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." biçiminde düzenleme bulunmaktadır. Yine, 7201 sayılı Yasa'nın 21/2 maddesinde; "Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı o yerin muhtar heyeti veya ihtiyar heyeti azasından birisine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim ederek teslim edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adreste binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih tebliğ tarihi sayılır.'' denilmektedir. Her ne kadar yerel mahkemece davalının mernis adresine dava dilekçesi tebliğ edilmiş ise de tebligat evrakının incelenmesinde; Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi hükümlerine uygun olarak, tebliğ evrakının muhtar veya diğer sayılan kişilere teslim edilmediği gibi teslim edenin adresini ihtiva eden ihbarnamenin de binanın kapısına yapıştırılmadığı anlaşılmaktadır. -/- -2- 2011/10421-2012/16663 Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27. maddesi; Hakim “Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerir.” hükmünü amir bulunmaktadır. Şu durumda, mahkemece, davalı ... hakkında usulüne uygun olarak davet edilmeksizin ve taraf teşkili sağlanmaksızın karar verilmesi, savunma hakkının kısıtlanması niteliğindedir. Bu nedenle karar, bu bakımdan yerinde görülmemiş ve bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA; bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 12/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.