(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/28587 E. , 2013/25664 K. MAHKEMESİ :... Mahkemesi DAVA : Davacı, çalışma ücreti ve haksız fesih sebebi ile yoksun kalınan ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K…
**(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/28587 E. , 2013/25664 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :... Mahkemesi DAVA : Davacı, çalışma ücreti ve haksız fesih sebebi ile yoksun kalınan ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı, emekli sınıf öğretmeni olduğunu, 07.04.2011 tarihinde Özel ... İlköğretim Okulu ile bir yıl süreli ... sözleşmesi imzaladığını, ... sözleşmesinin süre bitiminden önce 18.07.2011 tarihinde feshedildiğini ileri sürerek çalıştığı süreye ilişkin ödenmeyen ücret alacağı ile haksız fesih sebebi ile yoksun kaldığı bakiye süre ücretini istemiştir. Davalı Cevabının Özeti: Davalı, davacı ile 07.04.2011 tarihinde tip sözleşmesi imzaladığını mevzuat gereği sözleşmelerin bir yıllık olduğunu, okullar kapandıktan sonra okul kurucusunun değiştiğini, davacıya 18.07.2011 tarihinde sözleşmenin özel şartlar bölümünün 6-a maddesine göre kendisi ile çalışılmayacağının bildirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının ... sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Temyiz: Kararı davalı temyiz etmiştir. Gerekçe: Taraflar arasında davacının aylık ücret miktarı noktasında uyuşmazlık vardır. 4857 sayılı ... Kanunu'nda 32. maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir ... karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır. ... sözleşmesinin tarafları, asgarî ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler. ... sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olması, taraflar arasında ... sözleşmesinin bulunmadığı anlamına gelmez. Böyle bir durumda dahi ücret, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 401. maddesine göre tespit olunmalıdır. ... sözleşmesinde ücretin kararlaştırılmadığı hallerde ücretin miktarı, asgari ücretten az olmamak üzere emsal ücret göz önünde tutularak belirlenir. Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta primi ödenmesi amacıyla zaman zaman, ... sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı ..., işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı ... bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir. Somut olayda davacı emekli öğretmen olarak çalıştığını, davalı ile 07.04.2011-06.04.2012 tarihleri arasında geçerli bir yıl süreli ... sözleşmesi imzaladığını, aylık net 1.500,00 TL ile çalıştığını iddia etmiştir. Davalı taraf davacının emekli olduğu için asgari ücret ile çalıştığını savunmuştur. Davacı tanıkları davacının 1.500,00 TL aldığını; davalı tanıkları ise 700,00-790,00 TL ücret ile çalıştığını beyan etmiştir. Dosya içerisinde bulunan ... sözleşmesinde davacının asgari ücret üzerinden çalışacağı yazılıdır. Mahkemece davacı işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı ... bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücret miktarına ilişkin araştırma yapılmaksızın sadece davacı tanık beyanlarına itibar edilerek yapılan hesaplamanın hükme esas alınması hatalı olup eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen kararın bozulması gerekmiştir. Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 20.11.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ Davacı, davalı özel okul ile 07.04.2011 tarihinde bir yıl süre ile aylık net 1.500,00 TL'den sınıf öğretmenliği yapmak üzere sözleşme imzaladıklarını, 18.07.2011 tarihinde davalının tek taraflı olarak sözleşmeyi feshedip kendisini işten çıkardığını, başka okulda ... bulma şansını kaybettiğini ileri sürerek, ödenmeyen Haziran, Temmuz 2011 ayı ücretleri ile haksız fesihten dolayı bakiye süre için kazanmaktan yoksun bırakıldığı ücretinin faizi ile tahsilini istemiştir. Davalı, sözleşmenin haklı feshedildiğini savunarak, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davalı feshinin haksız olduğu gerekçesiyle, çalışılan son ay ücret ve fesih tarihi ile sözleşmenin bitim tarihi arasındaki ücrete karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, belirli süreli hizmet sözleşmesi ile çalışmakta iken sözleşme, süresi bitmeden önce davalı işveren tarafından feshedilmiştir. Davacı, fesihten bir süre sonra, fakat sözleşmenin bitimi tarihinden önce bu davayı açarak fesihten sonraki bakiye süre için ücret istemiştir. Mahkemece fesih tarihi ile sözleşmenin bitim tarihi arasındaki ücrete hükmedilmiştir. Böyle durumlarda işçi, haksız fesihten dolayı bakiye süre için kazanmaktan yoksun bırakıldığı ücretini işverenden tazminat olarak isteyebilir ve tüm süre için tazminatın tesbit ve tayini Borçlar Kanunu'nun 325. maddesine göre yapılabilir. Ancak ücret alacağının belirlenirken Borçlar Kanunu'nun 325. maddesinin ikinci fıkrasının da gözardı edilmemesi gerekir. Borçlar Kanunu'nun 325. maddesinin 2. fıkrasının; "davacının tasarruf ettiği yahut diğer bir işle kazandığı veya kazanmaktan kasten feragat eylediği şeyi mahsup ettirmeye mecburdur", hükmü uyarınca fesih tarihinden sonraki tüm süre için bu anlatım çerçevesinde yani Borçlar Kanunu'nun 325. maddesi uyarınca gerekli araştırma ve inceleme yapılarak istek hakkında bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde bakiye ücretin tümüne hükmedilmesi usulü ve yasaya aykırı olup hükmün bu nedenlerle de bozulması gerekir görüşündeyim. 20.11.2013