6. Hukuk Dairesi 2021/5419 E. , 2022/5762 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davada sıra cetveline itiraz davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı bir kısım davalılar yönünden davanın reddine, diğer davacılar yönünden kabulüne yönelik verilen hüküm süresi içinde davalı ...Ş. vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Asıl ve birleşen da…
**6. Hukuk Dairesi 2021/5419 E. , 2022/5762 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davada sıra cetveline itiraz davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı bir kısım davalılar yönünden davanın reddine, diğer davacılar yönünden kabulüne yönelik verilen hüküm süresi içinde davalı ...Ş. vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili, sıra cetvelinde usule aykırı yönler bulunduğunu ve davalının alacağının gerçek bir alacak olmadığını ileri sürerek, sıra cetvelinin iptaliyle, davalıya ayrılan payın müvekkillerine ödenmesini talep ve dava etmiştir. Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, takip ve haciz tarihleri davalıdan sonra olduğu anlaşılan ve cetvelde kendilerine pay ayrılmayan bir grup davacı işçinin taleplerinin yerinde görülmediği, dava konusu sıra cetvelinde kendilerine garameten pay ayrılan davacı işçilerin alacaklarının ise İİK 140 ve 206/A maddesi hükümleri uyarınca öncelikli olduğu gerekçesiyle, bu işçilere bilirkişi raporunda belirtilen tutarlarda pay ayrılmasına karar verilmiştir. Kararı, asıl ve birleşen davalarda davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Sıra cetveline itiraz davalarında tahsil hükmü içeren eda hükmü kurulmadığından, maktu tarife üzerinden belirlenecek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Mahkemece, bu husus gözetilerek, davaları kabul edilen davacı alacaklılar yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış ve hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazının kabulü ile kararın “HÜKÜM” bölümünün 6 no.lu bendinde yer alan “19.899,55 TL” ibaresinin çıkarılmasına, yerine “4.080,00 TL maktu” ibaresinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.