5. Hukuk Dairesi 2012/15618 E. , 2013/2513 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesi uyarınca, kamulaştırma konusu irtifak hakkı karşılığı ile pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasının kabulüne dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından verilen dilekçe ile istenilmiş…
**5. Hukuk Dairesi 2012/15618 E. , 2013/2513 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesi uyarınca, kamulaştırma konusu irtifak hakkı karşılığı ile pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasının kabulüne dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla duruşma için belirlenen 19.02.2013 günü temyiz eden davalılar vekilinin yüzüne karşı; usulüne göre çağrı kağıdı gönderilmesine rağmen gelmediğinden aleyhine temyiz olunan davacı idare vekilinin yokluğunda duruşmaya başlanarak davalılar vekilinin sözlü açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü. - K A R A R - Dava, 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesi uyarınca, kamulaştırma konusu irtifak hakkı karşılığı ile pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar vekilince temyiz edilmiştir. Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor ve yapılan inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki; Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden; belediye mücavir alan sınırları dahilinde bulunan dava konusu taşınmazın, imarlı alana bitişik olup, doğu kısmından 50 metrelik imar yolunun geçtiği, yakın çevresinde belediye hizmetlerinden yararlanan meskun nitelikte toplu konut alanlarının bulunduğu ve parselin 1/25000 ölçekli çevre düzeni planında orta yoğunluklu konut alanı olarak ayrıldığı anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan nitelikleri itibariyle, arsa vasfını taşıyan dava konusu taşınmaza, emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi gerekirken arazi niteliğinde kabulü doğru değildir. Bu nedenle; mahkemece, taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgeden ve dava tarihinden önce yapılmış yakın tarihli, özel amaçlı olmayan emsal satışları bildirmeleri için imkan tanınıp, gerektiğinde resen emsal celbi yoluna gidilerek, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilip, pilon yeri bedeli ile irtifak hakkı karşılığının da buna göre tespiti için, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu eşliğinde, taşınmaz başında keşif yapılarak, alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, taşınmazı arazi olarak kabul eden geçersiz bilirkişi kurulu raporu uyarınca karar verilmesi, Doğru görülmemiştir.