4. Hukuk Dairesi 2022/11703 E. , 2024/5562 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1134 E., 2022/1117 K. HÜKÜM/KARAR : Ret/ Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/577 E., 2019/113 K. Taraflar arasındaki kurum zararından kaynaklanan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzer…
**4. Hukuk Dairesi 2022/11703 E. , 2024/5562 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1134 E., 2022/1117 K. HÜKÜM/KARAR : Ret/ Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/577 E., 2019/113 K. Taraflar arasındaki kurum zararından kaynaklanan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Mülkiye Müfettişliği tarafından düzenlenen 12.07.2016 tarih ve 16/555 sayılı tanzim raporu ile davalıların ilgili mevzuat ve Bakanlar Kurulu kararına aykırı olacak şekilde yüksek lisans/doktora eğitim programlarına katılım sağlayacak ve görev süresi uzatılacak personelin onaylarını almak üzere İçişleri Bakanlığı makam olurunu hukuka aykırı olarak imzalarıyla paraf ettiklerinin tespit edildiğini, davalılardan ...'in Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığında görevli Daire Başkanı 1. Sınıf Emniyet Müdürü, davalılardan ...'ın Başkan Yardımcısı ve davalılardan ...'ın Şube Müdürü olarak görev yaptığını, davalıların usulsüzlüğü tespit edilen 08.02.2011 tarihli İçişleri Bakanlığı makam olurunun alınması için gerekli ve yeterli incelemeleri yapmamak suretiyle görevlerinin gereklerini yapmakta ihmal gösterdiklerini, bu şekilde hukuka aykırı ödeme yapılmak suretiyle kamu zararı oluşmasına sebebiyet verdiklerini belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 1.000,00 USD'nin yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı asıl ... cevap dilekçesinde; dava konusu işlemlerin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun (657 sayılı Kanun) 78 inci maddesine aykırı olduğunu, dava dilekçesindeki iddiaların somut olmadığını, genel geçer ifadeler ile kurum zararının tespit edildiğinden bahsedildiğini, dava dilekçesindeki iddialar doğru kabul edilirse sorumluluğun Eğitim Dairesi Başkanlığına ait olduğunu, eğitimin asla kamu zararına sebebiyet vermeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı asıl ... cevap dilekçesinde; davaya konu makam olurunda adı geçen personele verilen sürede ilgili mevzuatta belirlenen dört yıllık doktora eğitim süresinin aşılmadığını, dava konusu olur işleminin tamamen hukuka uygun olduğunu, olurun ne şekilde hukuki geçerlilik kanacağının mevzuatta açık olduğunu, asıl yetkili ve sorumlu makamların soruşturma dışı bırakıldığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; meydana gelen zarar ile müvekkili arasında illiyet bağı bulunmadığını, müvekkilinin görevini mevzuata uygun olarak yerine getirdiğini, davaya konu kararın tek kişinin inisiyatifinde olmadığını, müvekkilinin işleminin olura hazırlık işlemi olup sorumluluğu doğmadığını, müvekkilinin idari bir emri yerine getirdiğini, paraf etmenin icrai bir hareket olmadığını ve hukuki bağlayıcılığı bulunmadığını, paraf ile eğitim süresini uzattığı personelleri bilmediğini ve tanımadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; parafların bulunduğu 08.02.2011 tarihli makam olurunun, 20.07.2007 tarihli makam oluru ile başlatılan doktora programına ilişkin üç aylık süre uzatımı onayı olduğu ve doğrudan dört yıl süreli bir görevlendirme onayı olmadığı, anılan süre uzatım kararının davalıların parafları yanında genel müdür yardımcısının parafı, müsteşarın arzı, Emniyet Genel Müdürünün imzası ve İçişleri Bakanının oluru ile gerçekleştiği, ödemelerin fiilen yurt dışında bulunan günler ve harcamalar için ödendiği, ödemenin ifa edilen eğitimin karşılığı olduğu, yurt dışına giden personel tarafından yurt dışında fiilen bulunduğu ve eğitim faaliyetinin sürdürüldüğü, kamu zararı unsurlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu işlemde davalılar tarafından mevzuata aykırılıklar hususunda üst makamların bilgilendirilmediği, gerekli araştırma, değerlendirme ve bilgilendirmenin yapılmadığı, mevzuat gereğince yüksek lisans eğitiminin onayının en fazla iki yıla kadar, doktora eğitiminin onayının ise en fazla 3 yıla kadar verilebilmesine rağmen dava konusu işlemde doğrudan 4 yıla kadar eğitim süresi temin edildiğini, davalıların görevlerinin gereklerini yapmakta ihmal göstererek kişilere haksız kazanç sağlamak suretiyle görevlerini kötüye kullandıklarını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi kurulu mütalaasına iştirak edildiği, bu ödemelerde davalıların bir usulsüzlük yaptıklarına ilişkin tespit bulunmadığı, anılan dönemde idare tarafından bu uzatmanın olağan şekilde uygulandığı, kaldı ki kurum personelinin doktora sürelerinin uygulanmasına ilişkin idari işlemde davalıların karar verici konumda bulunmadıkları, yurt dışına gönderilen personellere ilişkin davacı kurumun işleyişi ve önceki uygulamaları doğrultusunda yapılan işlemi paraf etmek suretiyle amirlerine sundukları, işlemin geçerliliğinin üstleri tarafından uygun görülmesi ve imzalanmasına bağlı olduğu, davalıların yapılan idari işlemde üstlerini yanıltıcı bir belge ya da sahte bir evrak kullandıklarının iddia edilmediği, davalıların kasıt, kusur veya ihmali işlem ve eylemleri ile davacı kurumu zarara uğrattıklarının ispat edilememesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalıların ilgili mevzuat ve Bakanlar Kurulu Kararına aykırı olacak şekilde yüksek lisans/doktora eğitim programlarına katılım sağlayacak ve görev süresi uzatımı yapılacak personelin onaylarını almak üzere İçişleri Bakanlık makam olurunu hukuka aykırı olarak paraf ettiklerinden bahisle oluşan kamu zararının tahsiline ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 49 ve 74 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Dosya kapsamından; davalı ...'in olay tarihinde Emniyet Genel Müdürlüğü(EGM) Dış İlişkiler Daire Başkanlığında görevli daire başkanı, ...'ın başkan yardımcısı ve ...'ın ise şube müdürü olduğu, davanın dayanağı olan 12.07.2016 tarihli ve 16/555 sayılı tanzim raporu ile 08.02.2011 tarihli İçişleri Bakanlığı makam olur işleminin davalılar tarafından hukuka aykırı olarak paraf edildiğinin ve bu nedenle davacı kurumun zarara uğradığının tespit edildiği, eldeki davada meydana geldiği iddia edilen kurum zararının tazmininin talep edildiği, ayrıca anılan tazmin raporuna istinaden davalılar hakkında Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/637 Esas sayılı dosyası ile görevi kötüye kullanma suçundan kamu davası açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonunda davalıların beraatine karar verildiği, verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulduğu ve kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. 6098 sayılı Kanun'un 74 üncü maddesi uyarınca hukuk hâkimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değil ise de, aynı olay nedeniyle ceza yargılamasında hükme dayanak alınan maddi olgularla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusunda tamamen bağlı olacağı gerek öğreti gerekse de yargısal uygulamada istikrarla kabul edilmektedir. Hal böyle olunca, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır (HGK, 24.12.2014 gün ve 2014/4-846 Esas, 2014/1091Karar). Davaya konu uyuşmazlıkla ilgili olarak davalıların görevi kötüye kullanma suçundan yargılandıkları Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/637 esas sayılı dosyasının henüz istinaf incelemesinin sonuçlanmadığı ve beraat kararının kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Dava konusu olayın özelliği nedeniyle ceza davası sonucunun eldeki davayı etkilemesi söz konusudur. Açıklanan nedenle, ceza mahkemesindeki davanın kesinleşmesi beklenilmeli, kesinleşmiş ceza kararı da değerlendirilerek varılacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. 2. Bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.