Başvuru, temyiz talebinin süre aşımından dolayı reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının, geçici teminatın irat kaydedilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; temyiz talebinin süre aşımından dolayı reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının, geçici teminatın irat kaydedilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. İdarenin yaptığı personel alım işi ihalesi başvurucu Şirket uhdesinde kalmıştır. Buna karşılık başvurucunun kesin teminatı süresinde yatırmadığı gerekçesiyle ihale sözleşmesinin imzalanmamasına, ihalenin sıradaki ikinci şirkete verilmesine, geçici teminatın irat olarak kaydedilmesine ve başvurucunun kamu ihalelerinden yasaklanmasına karar verilmiştir. Başvurucu söz konusu işlemin iptali için dava açmıştır. Ankara İdare Mahkemesi (İdare Mahkemesi) 6/6/2018 tarihinde işlemi hukuka uygun bularak davayı reddetmiştir. İdare Mahkemesi, kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde temyiz yolu açık olmak üzere karar verdiğini açıklamıştır. Başvurucu, İdare Mahkemesinin ret kararının tebliğine ait mazbatayı bireysel başvuru ekinde sunmuştur. Bu belgeye de tebligatın başvurucunun vekiline çıkarıldığı, dağıtım esnasında muhatabın çarşıda olduğu, muhatapla birlikte daimî çalışanı olduğunu beyan eden ehil ve reşit görünümlü G.K.U.ya 7/8/2018 tarihinde tebliğ edildiğine dair kayıt düşüldüğü görülmektedir. Başvurucu 24/10/2018 tarihinde kararı temyiz etmiştir. Temyiz dilekçesinde esasa ilişkin itirazlarının yanında İdare Mahkemesinin ret kararına ilişkin tebligatın usulüne uygun olarak yapılmadığını ileri sürmüştür. Başvurucu; tebligat mazbatasında herhangi bir tebliğ tarihi olmadığını, tebliğe çıkaran mercinin imzasının olmadığını, tebliğ sırasında muhatabın nerede bulunduğunun açıkça okunmadığını, tebliği alan olarak imzası alınanın ünvanının ve kim olduğunun vs. hususların bulunmadığını belirtmiştir. İdare Mahkemesi süre aşımı nedeniyle temyiz talebini reddetmiştir. Kararda, davanın reddine ilişkin kararın 7/8/2018 tarihinde başvurucu vekiline tebliğ edilmesine karşın on beş günlük temyiz süresi geçirildikten sonra 24/10/2018 tarihinde kararın temyiz edildiği açıklamıştır. Başvurucu tebligatın usulsüzlüğüne ilişkin itirazlarının değerlendirilmediğini belirtmiş ve önceki temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü, tebligatın usulsüz olduğuna ve davanın esasına dair itirazlarını yinelemiştir. Danıştay Onüçüncü Dairesi, süre aşımı nedeniyle temyiz talebinin reddi kararının usul ve hukuka uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığını belirterek kararı onamıştır. Başvurucu nihai hükmü 23/11/2019 tarihinde öğrendikten sonra 12/12/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.