4. Hukuk Dairesi 2023/9558 E. , 2023/13025 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/725 E., 2021/724 K. HÜKÜM/KARAR : Başvurunun reddi/ İtirazın reddi Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun reddine karar verilmiştir. Karara davacılar vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre,
**4. Hukuk Dairesi 2023/9558 E. , 2023/13025 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/725 E., 2021/724 K. HÜKÜM/KARAR : Başvurunun reddi/ İtirazın reddi Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun reddine karar verilmiştir. Karara davacılar vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların müteveffa sigortalı yasal mirasçıları olduğunu, ile Halkbank Güroymak/Bitlis Şubesi arasında 28.11.2018 tarihli kredi sözleşmesi imzalandığını, müteveffanın 100.000,00 TL kredi kullandığını ve 28.11.2018 tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde Kobilere Hayat Sigortası yaptırdığını, ’ın 09.06.2019 tarihinde vefat ettiğini, adı geçen bankaya 75.765,00 TL tutarında kredi borcu ödendiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla hayat sigortası poliçesi teminat bedelinden 75.765,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden tahsilini, 24.235,00 TL kredi borcunun da iptaline karar verilmesini talep etmiş, 14.05.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile dain-i mürtehin sıfatı bulunan bankaya kredi borcunun tamamının ödenerek borcun kapatıldığını, bu nedenle dava değerini 100.000,00 TL’ye yükselttiklerini beyan etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigortalı ’ın sigorta başlangıç tarihinden öncesinden gelen kalp hastalığı olduğu, sigortalının bu hastalığı sigorta sözleşmesi sırasında beyan etmediği, sigortalının beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığı, sigorta öncesinden gelen kalp hastalığının sigorta teminatı kapsamı dışında olduğu, sigortalının yapılmaması gereken bir sözleşmenin yapılmasına sebebiyet verdiği, sigortalının sigorta öncesinden gelen ve davalı şirkete bildirmediği kalp hastalığına bağlı olarak vefat ettiğinin dosya kapsamıyla sabit olduğunu, davalının tazminat ödeme yükümlüğü bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Davalı tarafından sunulmuş olan Kobilere Hayat Sigortası Başvuru Formu’nun Sağlık Bilgileri Bölümü altında; “Kalp, Kanser, KOAH,…hastalıkları ile ilgili herhangi bir tanı aldınız mı ya da ameliyat/tedavi oldunuz mu? sorusu karşısında “Evet” ve “Hayır” kutucuklarının yer aldığı ve bu kutucuklar üzerinde herhangi bir işaret bulunmadığı görülmüştür. Bölümün en alt kısmında ise NOT: “Sağlık sorularının tarafımca doğru cevaplandığını beyan eder ve aksinin ispatlanması durumunda doğacak hak kayıplarımın sorumluluğunu kabul ve taahhüt ederim. Sorulara cevap vermediğim takdirde “Hayır” cevabı hükmünde olacağını kabul, beyan ve taahhüt ederim.” ifadelerinin yer aldığı, en alt bölümdeki kutucuk içerisinde ise muris sigortalının isminin ve altında imzasının yer aldığı görülmektedir. Dosyadaki TÜİK ölüm belgesinde sigortalının 09.06.2019 tarihinde hastanede vefat ettiği belirtilmiş olup, ölüm nedeni belgede belirtilmemiştir. Ancak sigortalının vefatı halinin meydana geldiği anlaşılan Bitlis İl Sağlık Müdürlüğü Güroymak Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 09.06.2019 tarihli Taburculuk Özet Formu(Epikriz) belgesine göre kardiyak arrestin tanımlanmış olduğu, bu belgede tedavinin sonucunun belirtilmediği, buna göre sigortalının bu teşhis nedeniyle vefat etmiş olduğunun anlaşıldığı, davacıların da sigortalının kalp krizi nedeniyle vefat ettiğini belirttikleri görülmüştür. Davalının delil olarak sunduğu sigortalının görmüş olduğu hastalık tedavilerine ilişkin kayıtlar incelendiğinde sigortalının kalp hastalığı nedeniyle tedavi gördüğü anlaşılmaktadır. Bu durumda, sigortalının ölüm nedeni olarak tanılanmış hastalık halleri ile, sigorta başlangıç tarihi öncesi sigortalıda mevcut ve tanılanmış olan ve sigortaya girişte bu hususta soru sorulmuş olmasına rağmen beyan edilmemiş hastalık halleri arasında illiyet bağı olduğu anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK’nun 1439 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında “Rizikonun gerçekleşmesinden sonra, sigorta ettirenin ihmali ile beyan yükümlülüğü ihlal edildiği takdirde, bu ihlal tazminatın veya bedelin miktarına yahut rizikonun gerçekleşmesine etki edebilecek nitelikte ise, ihmalin derecesine göre tazminattan indirim yapılır. Sigorta ettirenin kusuru kast derecesinde ise beyan yükümlülüğünün ihlali ile gerçekleşen riziko arasında bağlantı varsa, sigortacının tazminat veya bedel ödeme borcu ortadan kalkar; bağlantı yoksa, sigortacı ödenen primle ödenmesi gereken prim arasındaki oranı dikkate alarak sigorta tazminatını veya bedelini öder.” hükmü vardır. Davacıların murisi ın davalı sigorta şirketi nezdinde düzenlenmiş KOBİ Grup Hayat Sigorta Sözleşmesi Sertifikası ile sigortalı iken, 09.06.2019 tarihinde meydana gelmiş “göğüs ağrısı, kronik iskemik kalp hastalığı ve kardiyak arrest” sonucu vefat halinin, sigortalama öncesinde kendisinde mevcut ve bu konuda tedavi görmüş olduğu halde, sigortaya girişte beyan edilmemiş “kalp yetmezliği, aterosklerotık kardiyovasküler hastalık, kronik iskemik kalp hastalığı ve esansiyel (primer) hipertansiyon” hastalıkları ile bağlantılı hastalık hallerinden olduğu anlaşılarak, bu durumda 6102 sayılı TTK’nın 1439 uncu maddesinin 2 nci fıkrasındaki hüküm doğrultusunda davacıların talebinin reddi gerektiği…” gerektiği gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacılar vekili itiraz dilekçesinde; davanın reddinin hatalı olduğunu, müteveffa sigortalı ’a kredi başvurusu sırasında sağlık problemleri ile ilgili herhangi bir soru sorulmadığını, sağlık sorunları kısmının boş bırakıldığını, bu şekilde düzenlenen sözleşme nedeniyle banka görevlilerince herhangi bir uyarı yapılmadığını, müteveffanın başvurusunun onaylandığını, davalı sigorta şirketinin poliçenin tanzimi sırasında basiretli bir tacir gibi davranarak sigortalıya bu hususta gerekli soruları yöneltip, cevaplarını alması gerektiğini, basiretli bir tacir gibi davranmayan davalı sigorta şirketinin sigortalının yükümlülüğünü yerine getirmediğini ileri sürerek bu durumdan lehine sonuç çıkarması kabul edilemeyeceğini belirterek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...sigortalının sözleşme öncesi beyan yükümlülüğünü ihlal ettiği ve bu ihlal ile gerçekleşen riziko arasında bağlantı bulunduğu kanaatine varılmıştır. Sigortacının beyan formunda sorduğu soruya sigortalının gerçeğe uygun cevap vermemesi nedeniyle, beyan yükümlülüğünün kasten ihlal edildiğinin kabulü gerekmiştir. Bu durumda TTK 1439/2 hükmüne göre, sigortacının tazminat ödeme borcu ortadan kalktığı..." gerekçesiyle, davacılar vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davanın reddinin hatalı olduğunu, müteveffa sigortalı ’a kredi başvurusu sırasında sağlık problemleri ile ilgili herhangi bir soru sorulmadığını, sağlık sorunları kısmının boş bırakıldığını, bu şekilde düzenlenen sözleşme nedeniyle banka görevlilerince herhangi bir uyarı yapılmadığını, müteveffanın başvurusunun onaylandığını, davalı sigorta şirketinin poliçenin tanzimi sırasında basiretli bir tacir gibi davranarak sigortalıya bu hususta gerekli soruları yöneltip, cevaplarını alması gerektiğini, basiretli bir tacir gibi davranmayan davalı sigorta şirketinin sigortalının yükümlülüğünü yerine getirmediğini ileri sürerek bu durumdan lehine sonuç çıkarması kabul edilemeyeceğini, davalı sigorta şirketinin, sigortalının hastane raporlarını yargılama sırasında dosyaya sunduğunu, davalının bu araştırmayı kredi sözleşmesinin yapıldığı tarihte de yapması gerektiğini belirterek, İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; hayat sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 266 ncı maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı TTK’nın 1435, 1436 ve 1439 uncu maddeleri, Hayat Sigortaları Genel Şartlarının C.2 maddesi. 3. Değerlendirme 1. Davacılar murisinin Halkbank Güroymak/Bitlis Şubesi'nden kullandığı krediye yönelik olarak, davalı sigorta şirketi ile davacılar murisi arasında 28.11.2018-28.11.2019 tarih aralığını kapsayan hayat sigorta sözleşmesi düzenlenmiş; poliçenin düzenlenmesinden sonra, 09.06.2019 tarihinde davacılar murisi sigortalı vefat etmiştir. Davalı taraf yargılama sırasında, murisin poliçe tanziminden önce mevcut olan kalp hastalığı nedeniyle vefat ettiği, sözleşme yapılırken söz konusu hususun sigortalı tarafından beyan edilmediği ve gizlendiği, sigortalının beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığı, sigorta sözleşmesinden önce var olan kalp hastalığının sigorta teminatı kapsamı dışında olduğu savunmasında bulunmuştur. Dosya kapsamındaki, Kobilere Hayat Sigortası Başvuru Formu’nun Sağlık Bilgileri Bölümünün incelenmesinde; “Kalp, Kanser, KOAH,…hastalıkları ile ilgili herhangi bir tanı aldınız mı ya da ameliyat/tedavi oldunuz mu? sorusu karşısında “Evet” ve “Hayır” kutucuklarının yer aldığı ve bu kutucuklar üzerinde herhangi bir işaret bulunmadığı, bu bölümün en alt kısmında kutucuk içerisinde ise muris sigortalının isminin ve altında imzasının yer aldığı görülmüştür. Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince konusunda uzman doktordan bilirkişi raporu alınmadan, sigortalının vefatı halinin meydana geldiği anlaşılan Bitlis İl Sağlık Müdürlüğü Güroymak Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 09.06.2019 tarihli Taburculuk Özet Formu (Epikriz) belgesine göre kardiyak arrestin tanımlanmış olduğu, bu belgede tedavinin sonucunun belirtilmediği, buna göre sigortalının bu teşhis nedeniyle vefat etmiş olduğunun anlaşıldığı, davacıların da sigortalının kalp krizi nedeniyle vefat ettiğini belirttikleri, davalının delil olarak sunduğu sigortalının görmüş olduğu hastalık tedavilerine ilişkin kayıtlar incelendiğinde sigortalının kalp hastalığı nedeniyle tedavi gördüğünün anlaşıldığı, sigortalının ölüm nedeni olarak tanılanmış hastalık halleri ile sigorta başlangıç tarihi öncesi sigortalıda mevcut ve tanılanmış olan ve sigortaya girişte bu hususta soru sorulmuş olmasına rağmen beyan edilmemiş hastalık halleri arasında illiyet bağı olduğu, sigortalının 09.06.2019 tarihinde meydana gelmiş “göğüs ağrısı, kronik iskemik kalp hastalığı ve kardiyak arrest” sonucu vefat halinin, sigortalama öncesinde kendisinde mevcut ve bu konuda tedavi görmüş olduğu halde, sigortaya girişte beyan edilmemiş “kalp yetmezliği, aterosklerotık kardiyovasküler hastalık, kronik iskemik kalp hastalığı ve esansiyel (primer) hipertansiyon” hastalıkları ile bağlantılı hastalık hallerinden olduğu gerekçesiyle 6102 sayılı TTK’nın 1439 uncu maddesinin 2 nci fıkrasındaki hüküm doğrultusunda başvurunun reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 266 ve takip eden maddeleri uyarınca, mahkemece, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşü alınarak karar verilmelidir. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında sigortalının eksik tedavi kayıtlarının Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan (SGK) ve taraflarca belirtilen hastanelerden getirtilmesi, sigortalıda sigorta sözleşmesi düzenlenmeden önce var olduğu ve sigorta poliçesinin tanzimi sırasında sigortalı tarafından bildirilmediği iddia edilen hastalıklar ile sigortalının ölüm sebebi arasında illiyet bağının olup olmadığı hususlarını detaylı biçimde irdeleyen, gerekçeli, denetime elverişli içerisinde Kardiyoloji ve Göğüs Hastalıkları uzmanının bulunduğu, doktor bilirkişi heyetinden rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir. 2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR 1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2- Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacılara iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 04.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.