Başvuru, beyanı mahkûmiyet kararında belirleyici ölçüde delil olarak kullanılan tanığın duruşmada sorgulanamaması nedeniyle tanık sorgulama hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, beyanı mahkûmiyet kararında belirleyici ölçüde delil olarak kullanılan tanığın duruşmada sorgulanamaması nedeniyle tanık sorgulama hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 30/12/2020 tarihinde yapılmıştır. Komisyon, hakkaniyete uygun yargılanma hakkı ve bu kapsamdaki gerekçeli karar ve tanık sorgulama hakları dışındaki şikâyetlerin kabul edilemez olduğuna, anılan haklara ilişkin şikâyetlerin kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Seydişehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) hakkında yürütülen bir soruşturma kapsamında örgütün jandarma askerî yapılanması içinde yer aldıklarından şüphelenilen bazı kişilerin bir otelde moral ve motivasyon toplantısı düzenledikleri anlaşılmış; başvurucunun da bahsi geçen şüphelilerle birlikte otele giriş çıkış yaptığına dair otel kaydı olduğu tespit edilmiştir. Bunun üzerine başvurucu hakkında FETÖ/PDY üyesi olduğu şüphesiyle soruşturma başlatılmıştır. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sonucunda başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddiasıyla 18/3/2019 tarihinde iddianame düzenlenmiştir. İddianamede başvurucunun örgüt toplantısına katıldığına dair otel kaydının bulunmasına delil olarak dayanılmıştır. Ayrıca başvurucunun örgüte müzahir dernek ve sendikalarda üyeliğinin tespit edilmesine, Bank Asya hesabında hesap hareketliliği olmasına, FETÖ/PDY ile iltisaklı kuruluşlarda çalışma kaydı olmasına delil olarak yer verilmiştir. Bu arada Karabük Cumhuriyet Başsavcılığınca FETÖ/PDY hakkında yürütülen başka bir soruşturma kapsamında jandarma personeli G.K. isimli kişinin şüpheli sıfatıyla ifadesi alınmıştır. G.K. soruşturma aşamasında verdiği ifadede başvurucu hakkında da açıklamalarda bulunarak Karabük'te görev yaptığı dönemde örgütle kurduğu irtibatın başvurucu aracılığı ile sağlandığını, başvurucunun kendisinden sorumlu kişi olduğunu ifade etmiştir. G.K.nın 17/5/2019 tarihinde Cumhuriyet savcısına verdiği ifadenin ilgili kısmı şöyledir:"1999 yılında askeri okula girdim, 2007 harp okulu mezunuyum, o dönemden bu yana görev yaparım. (...) 2011 yılında Karabük iline tayin oldum. Bingöl ilinde irtibatlı olduğum şahıs bana Karabük ilinde irtibata geçeceğim şahsın numarasını verdi. Ben Karabük ilinde ismini Yasin [başvurucu] olarak bildiğim açık kimlik bilgilerini Yasin UYGUN olarak teşhis ettiğim şahısla görüşmeye başladım. Bu şahısla 2 yıl boyunca toplamda 7-8 sefer görüştüm bu görüşmelerimizde Fethullah GÜLEN kitapları okur ve namaz kılardık. Sabit hattan beni 2011 yılında ardışık arayan şahsın ben Bingöl ilindeyken benimle ilgilenen ve ismini [E.] olarak bildiğim şahıs olduğuna eminim. Öğrendiğim kadarıyla bu şahıs beni sabit hattan aradıktan sonra o zaman benimle ilgilenecek olan Yasin UYGUN isimli şahsı da aramış. 2012 yılındaki ardışık aranmam ise Yasin isimli şahsın aradığına eminim." Bursa Ağır Ceza Mahkemesi (Mahkeme) nezdinde açılan kamu davası üç celsede tamamlanmıştır. Duruşmanın başvurucu ve müdafiinin hazır bulunduğu 27/6/2019 tarihli birinci celsesinde tanık G.K.nın yukarıda yer verilen beyanları başvurucu ve müdafiineokunmuştur. Başvurucu; tanık beyanlarına karşı yaptığı savunmada tanığın beyanlarının doğru olmadığını, bu beyanları kabul etmediğini ifade etmiştir. Mahkeme tanık G.K.nın istinabe yoluyla dinlenmesi için talimat yazılmasına karar vererek duruşmayı 31/10/2019 tarihine ertelemiştir. Tanık G.K.nın 8/10/2019 tarihinde istinabe mahkemesinde alınan beyanının ilgili kısmı şöyledir:"Ben Bingölde çalışırken tayinim Karabüke çıktı. Bingöldeki ismini [E.] diye hatırladığım Fetö İmamı beni Karabükte Yasin ile tanıştırdı. Ben Karabükteki görevim boyunca Yasin ile en fazla 6-7 defa görüşmüşüzdür. Her görüşmemiz ortalama 2 saatti. Görüşmelerimizde kitap okunurdu Fetöye ait kitaplar okunurdu. Kasetlerden sohbet dinlenirdi. Namaz vakti gelince namaz kılardık. Bana seni artık evlendirelim mi evlenmeyi düşünür müsün dedi. Bende böyle söylemesi üzerine irtibatı kestim. Ve zaten Karabükten de tayin oldum. Görüşmelerimiz Yasinin kendi evinde olurdu. Benden herhangi bir himmet adı altında bağış istemedi. Benim bilgim bundan ibarettir, başka bir diyeceğim yoktur." Duruşmanın 31/10/2019 tarihli ikinci celsesinde tanık G.K.nın beyanları başvurucu ve müdafiine okunmuş; başvurucu ve müdafii, aleyhe hususları ve tanık beyanlarını kabul etmedikleri yönünde savunma yapmıştır. Yargılama neticesinde Mahkemece başvurucunun atılı suçtan hapis cezasıyla cezalandırılmasına 6/11/2019 tarihinde karar verilmiştir. Gerekçeli kararda örgüt liderinin talimatı üzerine başvurucunun Bank Asya hesabında mevduat artışına gittiğine ilişkin tespite ve başvurucunun örgütün askerî mahrem yapılanması içinde faaliyet yürüttüğü yönündeki tanık beyanına delil olarak dayanılmıştır. Mahkeme yasal olarak kurulmuş bir derneğin ve sendikanın örgütsel olmayan faaliyetlerine katılımın suç olarak ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle başvurucunun dernek ve sendika üyeliğinin delil olarak değerlendirilmediğini gerekçeli kararında belirtmiştir. Gerekçeli kararın ilgili kısmı şöyledir:"Dosya arasında bulunan Banka kayıtları, bu kayıtlar üzerinde alınan bilirkişi raporu, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamı doğrultusunda; sanığın örgüt içerisinde tayin usulü ile örgüte ait kurumlarda uzun yıllar öğretmenlik yaptığı, askeri mahrem yapılanması içerisinde faaliyet yürüttüğü, askeri öğrencilerle sohbet adı altında toplantılar yaptığı, Konya Jandarma Askeri yapılanması içerisinde faaliyet gösteren örgüt mensuplarının moral ve motivasyonu için düzenlenen otel toplantılarına katıldığına dair otel kayıtlarının bulunduğu, Bank Asyaya talimatla para yatırdığı anlaşılmıştır. Her ne kadar sanıksuçlamaları inkar etmiş ise de, sanığın eylemlerinin süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz etmesi nedeniyle örgüt hiyerarşisine girdiği ve bu şekilde örgüt ile organik bağ kurduğu anlaşılan sanığın silahlı terör örgütü FETÖ/PDY üyesi olduğu konusunda mahkememizce tam bir vicdani kanaat oluşmuş[tur.]" Başvurucu, istinaf ve temyiz dilekçelerinde -diğerlerinin yanı sıra- tanığın mahkeme huzurunda dinlenilmediğini ve soru sorma hakkının kullandırılmadığını belirtmiştir. Hüküm, kanun yolu denetiminden geçerek kesinleşmiştir. A. Ulusal Hukuk Tanık sorgulama hakkı yönünden ilgili ulusal mevzuat için bkz. Uğur Özcan, B. No: 2021/12137, 26/7/2022, §§ 17- Yargıtay Ceza Dairesinin 19/3/2019 tarihli ve E.2018/6626, K.2019/1852 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir: "Örgütle organik bir bağ kurarak hiyerarşisine dahil olduğu yönünde herhangi bir delil bulunmayan sanığın, ... Bank Asya'daki hesabı üzerinden örgütün talimatı üzerine işlem yapmak şeklindeki eylemlerinin, TCK 220/7 maddesi kapsamında örgüte yardım etme suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi..." Yargıtay Ceza Dairesinin 15/1/2019 tarihli ve E.2018/4959, K.2019/145 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir: "2- BDDK’nın 2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı Asya Katılım Bankası AŞ'de gerçekleştirilen mutad hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında sanığın ilgili yerlerden Bank Asya hesap hareketlerinin getirtilip, gerekirse hesap hareketlerine dair bilirkişi raporu alınıp tüm dosya kapsamının bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve yetersiz belgelere dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi... [bozmayı gerektirmiştir.]" Yargıtay Ceza Dairesinin 18/5/2021 tarihli ve E.2019/2369, K.2021/3193 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:"Sanığın örgüt liderinin talimatı ile işlem yaptığının kuşkuya yer bırakmayacak biçimde tespiti bakımından sanığın Bank Asya nezdindeki 2014 yılı öncesi de dahil olmak üzere hesap açılış bilgileri, aylık bakiye gelişimi ve tüm hesap hareketlerine ilişkin kayıtlar dosyaya celbedilip incelenerek, temin edilen kayıtlar üzerinde uzman bilirkişi raporu alınıp, örgüt liderinin talimatından sonra ve bu talimat doğrultusunda katılım hesabı açma, döviz veya altın alma, para yatırma vb. işlemlerinin bulunup bulunmadığı tespitine çalışılıp sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve yetersiz belgelere dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi..."B. Uluslararası Hukuk İlgili uluslararası hukuk için bkz. Nurcan Gülabi, B. No: 2015/15355, 23/5/2018, §§ 24-