11. Ceza Dairesi 2021/39081 E. , 2021/9918 K. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 29.06.2021 tarih ve 2021/9043 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 17.09.2021 tarih ve KYB-2021/93925 sayılı ihbarname ile; Resmi belgede sahtecilik suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/…
**11. Ceza Dairesi 2021/39081 E. , 2021/9918 K.** **"İçtihat Metni"** Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 29.06.2021 tarih ve 2021/9043 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 17.09.2021 tarih ve KYB-2021/93925 sayılı ihbarname ile; Resmi belgede sahtecilik suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/6. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına dair İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.02.2015 tarihli ve 2011/352 esas, 2015/48 sayılı kararının 16.04.2015 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 09.05.2017 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanması ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 204/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.04.2019 tarihli ve 2019/79 esas, 2019/128 sayılı kararının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 04.09.2019 tarihli ve 2019/6316 esas, 2019/5282 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleşmesini müteakip, sanık müdafiinin yargılamanın yenilenmesi ve cezasının infazının durdurulması taleplerinin reddine ilişkin aynı Mahkemenin 02.01.2020 tarihli ve 2019/79 esas, 2019/128 sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine dair mercii İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.04.2020 tarihli ve 2020/439 değişik iş sayılı kararının "Ardahan ili ... ilçesinin ... köyünde yaşamını sürdüren, çobanlık ve koruculuk ile iştigal eden katılan ...'ün kimlik bilgilerinin üçüncü şahıslar tarafından kullanılarak önce İstanbul ili Eyüp ilçesinde ... mevkiisinde sahte fotoğrafla ikametgah ilmûhaberi alındığı, yine Avcılar ilçesi ... mahallesinden sahte ikametgah ilmûhaberi alındığı, bu sahte ikametgahlara dayalı olarak ilk önce vergi dairesinden vergi numarası alındığı, sahte belgelerle iş yerleri açıldığı ve bankalardan sahte imzalarla krediler ve çek koçanları temin edildiği, bu kapsamda, keşidecisi katılan ... olan İstanbul ... Denizbank Şubesi hesabına ait B5722080 no'lu ve 23.000,00 Türk lirası bedelli ... Kağıtçılık Sanayi ve Limited Şirketi lehine tanzim edilmiş olan 23.000,00 Türk lirası bedelli çekin ibrazında karşılığının olmadığının anlaşılması üzerine, karşılıksız çıkan bu çekten dolayı katılan ...'ün Sarıyer 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.06.2009 tarihli ve 2009/131 esas, 209/312 sayılı kararı mahkûmiyetine karar verildiği, katılan ... müdafi tarafından 16.12.2009 tarihli dilekçesi ile suça dayanak teşkil eden çekte bulunan imzanın katılana ait olmadığı gerekçesi ile yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunması üzerine, mahkemece Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesinden aldırılan 12.08.2011 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, "suça konu çekteki imzanın katılan ...'ün eli ürünü olmadığı ayrıca yine suça konu çekteki ön yüz yazılarının da katılan ...'ün eli ürünü olmadığının" tespit edilmesi sonucu İstanbul 53. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.09.2011 tarihli ve 2010/80 esas, 2011/405 sayılı kararı ile mahkûmiyet hükmünün iptali ile katılan ...'ün beraatine karar verilerek, çeki keşide eden kişi yada kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulması üzerine sanık hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 12.12.2011 tarihli ve 2011/156347 soruşturma sayılı iddianamesiyle kamu davası açıldığı, mahkemece yapılan yargılama neticesinde, sanık tarafından İstanbul ... Denizbank Şubesi hesabına ait B5722080 no'lu ve 23.000,00 Türk lirası bedelli suça konu çeki, katılan Kazim Arslan ile daha önceden aralarındaki hukuki ilişkiden doğan borca karşılık verildiği, sahte çek altındaki imzanın ...San. A.Ş isimli sanığın da ortağı olduğu şirketin yetkilisi ... 'a ait olduğu ve söz konusu sahte çekin katılan Kazım Arslan'a sanık tarafından verildiğinden bahsile mahkumiyetine karar verilmiş ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.03.2014 tarihli ve 2012/3-909 esas, 2014/121 sayılı kararında, “Delil ve olayların, yargılamanın yenilenmesi nedeni olarak kabul edilebilmesi için "yeni" olması gerekmektedir. Hükmü veren mahkemeye bildirilmemesi sebebiyle, hükümde dikkate alınmamış olan her olay ve delil hükümlü tarafından bilinip bilinmemesi önemli olmaksızın "yeni" olarak nitelendirilmektedir. Olay ya da delilin yeniliği, olayın kesin hükümden sonra meydana gelmiş olmasıyla değil, kesinleşmiş olan hükmün verilmesi sırasında değerlendirilip değerlendirilmediği ile bağlantılıdır. Kesin hükümden önce meydana gelen ancak mahkemenin bilgisine sunulmayan ya da mahkeme tarafından değerlendirilmeyen deliller ve olaylar da "yeni" sayılmalıdır. Bu doğrultuda hükmü veren mahkemeye bildirilmediğinden yargılama yapılırken değerlendirilemeyen her türlü olgu ve delil de "yeni" sayılmaktadır.” şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, [adres satırı maskelendi] Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 5271 sayılı CMK’nin Üçüncü Kısım Üçüncü Bölümünde, yargılamanın yenilenmesinin “Olağanüstü Kanun Yolları” arasında sayıldığı, kesinleşmiş bir hükümle sonuçlanan davanın hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülebilmesi için 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 311. maddesi uyarınca; a)Duruşmada kullanılan ve hükmü etkileyen bir belgenin sahteliğinin anlaşılması, b)Yemin verilerek dinlenmiş olan bir tanık veya bilirkişinin hükmü etkileyecek biçimde hükümlü aleyhine kasıt veya ihmal ile gerçek dışı tanıklıkta bulunduğu veya oy verdiğinin anlaşılması, c)Hükme katılmış olan hakimlerden birinin, hükümlünün neden olduğu kusur dışında, aleyhine ceza kovuşturmasını veya bir cezayla mahkumiyetini gerektirecek biçimde görevlerini yapmada kusur etmiş olması, d)Ceza hükmünün, Hukuk Mahkemesi'nin bir hükmüne dayandırılmış olup da bu hükmün kesinleşmiş diğer bir hükümle ortadan kaldırılmış olması, e)Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte gözönüne alındıklarında, sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanmasıyla mahkum edilmesini gerektirecek bir nitelikte olması, f)Ceza hükmünün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiğinin ve hükmün bu aykırılığa dayandığının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olmasının gerekeceği nazara alınarak somut olay değerlendirildiğinde; yargılamanın yenilenmesi talebini konu alan dilekçede belirtilen hususların, yargılama sırasında alınan savunmalarda da dile getirilen ve mahkemece kabul edilmeyen hususlara ilişkin olduğu, bu doğrultuda yargılama aşamasında yerel mahkemece temas edilen, bilgi sahibi olunan, incelenen, hüküm verilirken göz önüne alınan ve istinaf aşamasında da değerlendirilen olaylara ilişkin olarak yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmanın mümkün olmadığı; yargılamanın yenilenmesi kurumu, kesin hükme karşı öngörülen olağanüstü yasa yolları arasında yer aldığından, bu yola başvurulabilmesi için ortaya konulan gerekçelerin, yeniden yargılamaya başlanmasını gerektirecek nitelik, önem ve ciddiyete sahip olmasının gerektiği, dosya kapsamına ve ileri sürülen hususlara göre CMK‘nin 311. maddesinde sınırlı olarak sayılan sebeplerden herhangi birisinin gerçekleşmediği anlaşılmakla; İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesi‘nin 02.01.2020 tarihli 2019/79 Esas ve 2019/128 Karar sayılı yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair ek kararına yönelik itirazın reddine ilişkin merci İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 21.04.2020 tarih ve 2020/439 Değişik İş sayılı kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin CMK'nin 309. maddesi uyarınca REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 08.11.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.