3. Hukuk Dairesi 2021/6298 E. , 2022/1020 K. "" MAHKEMESİ : GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ İLK DERECE MAHKEMESİ : GAZİANTEP 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen itirazın iptali davasının reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacının istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davacı şirket temsilcisi tarafınd…
**3. Hukuk Dairesi 2021/6298 E. , 2022/1020 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ İLK DERECE MAHKEMESİ : GAZİANTEP 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen itirazın iptali davasının reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacının istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davacı şirket temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; davalılara ait Şehitkamil İlçesi Güvenevler Mahallesi adresindeki tapunun 21K-4A-4D/3301/1 pafta/ada/parsel numarasında kayıtlı arsa/arazi üzerine yapılacak yapının yapı denetim hizmetini üstlendiğini, kendisine düşen görevleri eksiksiz yerine getirdiğini, ancak davalıların ödeme yapmamaları nedeniyle aleyhlerine icra takibi başlattığını, davalılar tarafından takibe haksız ve mesnetsiz olarak itiraz edildiğini, ayrıca borçlu ... vekili tarafından sunulan belgeyi kabul etmediğini ileri sürerek; vaki itirazın iptalini, takibin devamına ve davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalılar; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, cevap dilekçesi ekinde ibraz etmiş oldukları ibranameden de anlaşılacağı üzere davacıya bir borçlarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemişlerdir. İlk derece mahkemesince; her ne kadar bilirkişi raporları sonrası davacı tarafından ibranamenin sahte olarak düzenlendiği, fotokopi olduğu, imzalarının taklit edildiği iddia edilmiş ise de, ibranamenin varlığına ilişkin savunma yapıldığı ve bu doğrultuda ibraname sureti ibraz edildiği halde süresinde açıkça imzaya itiraz etmeyen davacının sonradan ileri sürdüğü bu iddiasının, iddianın genişletilmesi mahiyetinde olup, davalı vekilinin cevap dilekçelerinde "ibranameyi kabul etmediğini beyan eden davacının açıkça imzaya itiraz etmemesi nedeniyle bu savunmasına muvafakat etmediğine" dair beyanı da dikkate alınarak davacının iddianın genişletilmesi mahiyetindeki bu beyanına itibar edilmediği, ibra nedeniyle davacının yapı denetim sözleşmesinden kaynaklı davalılardan herhangi bir alacağı olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge adliye mahkemesince; ilk derece mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı şirket temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) “Yazı veya imza inkârı” başlıklı 208. maddesi;