(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/11030 E. , 2007/12324 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 08.02.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim ve baba adı düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29.05.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/11030 E. , 2007/12324 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 08.02.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim ve baba adı düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29.05.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_K A R A R\_ Davacı, dava konusu 5 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında murisinin "..." olarak yazılı olan adının "..." olarak değiştirilmesi ve yazılı olmayan baba adının "..." olarak eklenmek suretiyle düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı ... temyiz etmiştir. Dava Medeni Kanunun 1027 maddesi gereğince tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir. Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. Mahkemece dosya içerisine getirtilen tapulama tutanaklarında, davaya konu taşınmaz ... ...'e ait iken, mirasçılarından ... ...'a ondan da karısı ... ve çocukları ..., ..., ... ve ...'ye intikal etmiş, tapu kaydı bu şekilde oluşmuştur. Davacı ...'nin ... ve ...'nin çocuğu olarak kadastro tutanaklarında ismi hiç geçmemektedir. Nüfus kayıtları incelendiğinde kadastro tutanaklarında paydaş olarak görülen ... çocukları ..., ..., ... ve ...'nin anne adlarının ... olduğu davacının doğum tarihi ve kadastro tespit tarihi birlikte incelendiğinde, kadastro tespit tarihinde var olan davacının ... ve ...'nin çocuğu olarak taşınmazda pay sahibi olmadığı görülmektedir. Nüfus kayıtlarında sadece davacının anne adı ... olup, dosyaya sunulan veraset ilamında ...'ın tek mirasçısı davacı görülmektedir. Oysa ki nüfus kayıtlarında davacının ...'den olma kardeşleri bulunmaktadır. Bu durum karşısında nüfus kayıtlarına göre ... ve ... adında iki ayrı kişinin varlığı sabit olduğundan mahkemece davanın reddine karar vermek gerekirken mülkiyet nakli oluşturacak şekilde tesis edilen hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 22.10.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.