15. Hukuk Dairesi 2013/3234 E. , 2014/2849 K. "" Mahkemesi :İnegöl 1. Asliye Hukuk Hakimliği Tarihi :15.10.2012 Numarası :2010/684-2012/531 Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, haksız yere tahsil edilen alacağın istirdadı istemiyle açılmış, mahkemenin; davanın kabulüne dair kararı dav…
**15. Hukuk Dairesi 2013/3234 E. , 2014/2849 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İnegöl 1. Asliye Hukuk Hakimliği Tarihi :15.10.2012 Numarası :2010/684-2012/531 Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, haksız yere tahsil edilen alacağın istirdadı istemiyle açılmış, mahkemenin; davanın kabulüne dair kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. “Hukuki Dinlenme Hakkı” başlığını taşıyan 6100 sayılı HMK 'nın 27. (1086 sayılı HUMK'nın 73.) maddesinde “(1) Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. (2) Bu hak; a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, b) Açıklama ve ispat hakkını, c) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerir.” hükmü bulunmaktadır. Anayasa'nın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukuki dinlenme hakkı; davalının, usulüne uygun olarak duruşmalara davet edilmesini zorunlu kılar. Bir başka deyişle; mahkeme, davalıyı, savunma hakkı tanımak için usulune uygun davet etmedikçe yargılamaya devam edip hükmünü veremez. Davalıya, savunma hakkını kullanma imkanı verilmesi, davalıya, usulüne uygun olarak dava dilekçesinin tebliğ edilmesi ile olur. Usulüne uygun tebligatın amacı, davalıya savunma hakkının sağlanmasıdır. Bu açıklamalar ışığında; somut olayımızda davalı yükleniciye dava dilekçesinin usulüne uygun yapılıp yapılmadığının tartışılıp değerlendirilmesi gerekmektedir. Davalıya tebliğe çıkartılan dava dilekçesi 17.02.2011 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca tebliğ edilmiştir. Tebliğ tarihinde yürürlükte bulunan 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun “Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina" başlıklı 21. maddesinde, kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır, hükmüne yer verilmiştir.