8. Hukuk Dairesi 2012/8287 E. , 2012/7948 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali, tescil ve elatmanın önlenmesi Hazine ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali, tescil ve elatmanın önlenmesi davasının kısmen reddine, kısmen kabulüne dair ...Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 01.10.2009 gün ve 675/606 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: KARAR Davacı…
**8. Hukuk Dairesi 2012/8287 E. , 2012/7948 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali, tescil ve elatmanın önlenmesi Hazine ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali, tescil ve elatmanın önlenmesi davasının kısmen reddine, kısmen kabulüne dair ...Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 01.10.2009 gün ve 675/606 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: KARAR Davacı Hazine vekili, mülkiyeti davalılara ait olan 70 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının 3621 sayılı Kıyı Kanununa göre kıyı kenar çizgisi kapsamında kalan yerlerden olduğunu açıklayarak bu kısma ait tapu kaydının iptali ile tescil dışı bırakılmasına, ayrıca 70 parselin önündeki kıyıya bahçe duvarı yapmak şeklindeki davalıların elatmalarının önlenmesi ile kal’e karar verilmesini istemiştir. Bir kısım davalılar vekili, taşınmazın kadastro sırasında mahkeme kararı ile eski malik adına tescil edildiğini ve vekil edenleri tarafından tapuda satın alındığını, davanın haksız olduğunu, taşınmazın kıyı kenar çizgisi dışında kaldığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuş, diğer davalı ... usulüne uygun tebligata rağmen duruşmaya gelmemiş, bir cevap da göndermemiştir. Mahkemece; 70 parselle ilgili davanın hak düşürücü süreden reddine, elatmanın önlenmesi ile ilgili davanın ise kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, reddedilen bölüme yönelik olarak davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Hemen belirtilmelidir ki, mahkemenin kararı 5841 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 14.03.2009 tarihinden sonra verilmiş olup; bu Kanunun 2. ve 3.maddeleri ile getirilen yeni düzenlemelere dayanılarak oluşturulmuştur. 14.03.2009 tarihinde yürürlüğe giren 25.02.2009 günlü 5841 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 2.maddesi ile 3402 sayılı Kanunun 12. maddesinin 3. fıkrasına eklenen cümlede: “Bu hüküm iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet ve diğer kamu tüzel kişileri dahil tarafların sıfatına bakılmaksızın" ve 3. maddesi ile aynı Kanuna eklenen Geçici 10. maddesinde ise; “Bu Kanunun 12.maddesinin 3. fıkrası hükmü Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz kesin hükme bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır.” şeklindedir. Bu değişiklik nedeniyle bu yasanın yürürlük tarihinden sonra Hazinenin açtığı davalarda da 10 yıllık hak düşürücü süre uygulanmaya başlanmıştır.