Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, yargılamanın uzun süredir devam etmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; tutukluluğun makul süreyi aşması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, yargılamanın uzun süredir devam etmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 15/12/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca başvurunun içtihadın oluştuğu alana ilişkin olduğu değerlendirilerek Bakanlık cevabı beklenmeden incelenmesine karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında 4/2/2009 tarihinde gözaltına alınmış, Ergani Sulh Ceza Mahkemesinin 6/2/2009 tarihli ve 2009/8 Sorgu sayılı kararıyla kasten öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından tutuklanmıştır. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianame ile başvurucu ve diğer dört şüpheli hakkında kamu davası açılmıştır. Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin 25/5/2010 tarihli kararıyla başvurucununkasten öldürme suçundan 10 yıl hapis, kasten öldürmeye teşebbüs suçundan (üç kez) 2 yıl 6 ay hapis, ruhsatsız silah taşıma suçundan 1 yıl 8 ay hapis ve 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Temyiz üzerine Yargıtay Ceza Dairesi 14/7/2011 tarihli kararıyla ilk derece mahkemesinin kararını bozmuşutr. Bozma kararı sonrası yapılan yargılamada Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi 15/5/2012 tarihli kararıyla başvurucununkasten öldürme suçundan 10 yıl hapis, kasten öldürmeye teşebbüs suçundan (üç kez) 2 yıl 6 ay hapis, ruhsatsız silah taşıma suçundan 1 yıl 8 ay hapis ve 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Bu karar da temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay Ceza Dairesinin 1/7/2013 tarihli kararıyla bozulmuştur. Bozma kararı sonrası yapılan yargılamada Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi 4/11/2014 tarihli kararıyla başvurucunun kasten öldürme suçundan 25 yıl hapis, kasten öldürmeye teşebbüs suçundan (üç kez) 10 yıl hapis, ruhsatsız silah bulundurma suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tutukluluğun devamına karar verilmiştir. Hükümle birlikte verilen tutukluluğun devamı kararına başvurucu itiraz etmiştir. Bu karara yapılan itiraz, Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin 28/11/2014 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Başvurucu 15/12/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin 4/11/2014 tarihli kararı, Yargıtay Ceza Dairesinin 12/10/2016 tarihli kararıyla onanmıştır. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Tazminat istemi" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili bölümü şöyledir:"Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;a) Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilen,...d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen,...Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler." 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat isteminin koşulları" kenar başlıklı maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:"(1) Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir.(2) İstem, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde ve eğer o yer ağır ceza mahkemesi tazminat konusu işlemle ilişkili ise ve aynı yerde başka bir ağır ceza dairesi yoksa, en yakın yer ağır ceza mahkemesinde karara bağlanır."