Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/1437 E. , 2024/5357 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/1437 Karar No : 2024/5357 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Hakkari ili, Yüksekova ilçesinde faaliyet gösteren … T…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/1437 E. , 2024/5357 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/1437 Karar No : 2024/5357 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Hakkari ili, Yüksekova ilçesinde faaliyet gösteren … Taşıyıcılar Kooperatifi üyesi olan ve … plakalı minibüs ile yolcu taşımacılığı yapan davacı tarafından, Yüksekova Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararının, toplam 55 adet (M) plakalı şehir içi toplu taşıma hatlarının iptaline ilişkin kısmının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; uyuşmazlığın; toplu taşıma hizmetlerinin ticari minibüs hatları ile yapılan taşımacılık faaliyetinin imtiyaz niteliğinde olup olmadığı, bu faaliyetler hakkındaki iş ve işlemlerde hangi idare ya da idarelerin yetkili olduğu, dava konusu minibüs hattının tahditli mi yoksa tahsisli hat mı olduğu ve tahditli ya da tahsisli minibüs hatları için düzenlenecek çalışma ruhsatında süre kısıtlaması getirilip getirilemeyeceği noktalarında toplandığı; ilgili mevzuat hükümleri ve yapılan tespitlere göre; davacının geçmişten beri süregelen kazanılmış bir imtiyaz hakkının ve bu hakkın yasalarla öngörülmüş belirli bir süre devam edeceği konusunda haklı bir beklentisinin olduğu kabul edilmekle birlikte, özel ulaşım hattı imtiyaz hakkının ihdas edildiği tarihte herhangi bir süre öngörülmemiş olmasının bu hakkın ilanihaye (süresiz) devam edeceği anlamına da gelmediği; aksi yönde bir değerlendirmenin davalı idarenin asli ve sürekli görevi olan toplu taşıma hizmetlerinin özel kişilere süresiz olarak devri anlamına geleceği, bu durumun ise kamu hizmetinin asıl olarak kamuya ait olmasındaki mantık ve söz konusu hizmetin mahiyeti ile bağdaşmayacağı; zira, yasalarla öngörülmüş kamu hizmetinin tamamen ve süresiz olarak özel kişilere devredilmesinin sunulan hizmetin kamusal hizmet vasfına halel getirecek bir durum olduğu; davalı Belediyenin, imtiyaz niteliğinde olan şehir içi ticari minibüs hatları taşımacılığı ile ilgili her türlü yetkiye sahip olduğu, ancak, 13.07.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5393 sayılı Belediye Kanunu ile belediyelere verilen bu yetkinin, bu tarihten önce usulüne göre alınmış tahditli minibüs hattı sahiplerinin haklı beklenti içerisinde bulunduğu gözetildiğinde, kanunların geriye yürümezliği ilkesi gereğince, 13.07.2005 tarihinden öncesine ait kazanılmış haklara halel getirecek şekilde de uygulanmasının mümkün olmadığı; imtiyazların süresiz olduğu şeklindeki düşüncenin de imtiyaz müessesesinin özüne aykırı olması ve imtiyaza konu kamu hizmetini yürütmekle yetkili ve görevli olan idarenin bu görev ve yetkisinin elinden alınması sonucunu doğuracak nitelikte olması nedenleriyle kabul edilemeyeceği; Anayasa Mahkemesi'nin 07/04/2021 tarih ve B.No:2018/20720 sayılı kararı da göz önüne alındığında; davalı idarece hem mevcut hatların iptal edilmesi hem de yeni hatlar için ihaleye çıkarılması öncesinde, anılan işlemler sonrasında oluşacak yeni duruma uyum göstermeleri için süre ve imkân tanınmadan, mevcut hatların iptali ve yeni hatlar için ihaleye çıkılmasının olası sonuçları hakkında herhangi bir önlem almadan ve daha da önemlisi mevcut hatların iptalinden önce buna ilişkin objektif koşullar belirlemeden imtiyazın sona erdirilerek mevcut hatların iptal edilmesinin bütün külfetin başvuruculara yüklenmesi sonucunu doğuracağı, yani davacı durumunda olan kişilere öngörülemez bir şekilde şahsi olarak aşırı ve orantısız bir külfet yükleneceği, bu sebeple de Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edileceği belirtilerek hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, usul bakımından, davanın süresinde açılmadığı; esas bakımından, dava konusu işlemin hukuki denetiminin yapılırken 20 adet hat için ayrı ve 35 adet hat için de ayrı şekilde değerlendirme yapılması gerektiği, çünkü hatlardaki taşıma faaliyetlerin farklı usullere dayanılarak yürütüldüğü, 86/10553 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının somut olaya uygulanamayacağı, çünkü plakaların ihale ile alınmadığı, iptal kararına gerekçe olarak alınan Anayasa Mahkemesi kararında yer alan olay ile dava konusu olayın aynı olmadığı, davacının çalışma faaliyetinin hemen sonlandırılmadığı, gerekçeli kararda, objektif koşullar belirlenmeden işlem yapıldığı belirtilmişse de, hatların neden iptal edildiğinin tüm detayları ile sunulduğu, objektif koşulların yeni hat ve faaliyet durumları için geçerli olduğu, esasa dair kabul anlamına gelmemekle birlikte geçiş süreci konusunda yerel mahkemenin yeterli ve gerekli bir açıklama yapamadığı, anılan Anayasa Mahkemesi kararının, sadece bireysel başvuru yapılan ilgili yerel mahkeme kararı bakımından bağlayıcı olduğu; bir yandan davalı idareye hak ve yetki tanınırken ve yasal dayanaklar dahi belirtilirken bir yandan da işlemin iptal edilmesinin çelişki arz ettiği, bir yıllık çalışma ruhsatı sonunda tekrar çalışmak için bir yıllık süre ile sınırlı olacak şekilde işleme ihtiyaç duyan ve bu durumdan bilgisi olan davacı bakımından, bir yılı aşacak şekilde süre tanınması gerektiğinin kabulünün fiili duruma aykırılık teşkil ettiği, davalı idarenin, süresiz çalışma hakkı veya vaadi sunmadığı, davacının süresiz şekilde çalışacağı yönünde bir beklentisi olmuşsa, bu durumun idareden değil, kendisinden veya hattı devir almış olduğu kişi(ler)den kaynaklandığı, belediyenin toplu taşıma alanında faaliyet usullerinin belirli olduğu, davacının kazanılmış hakkının bulunmadığı, Mahkeme kararının eksik incelemeye dayalı olarak verildiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, müktesep hakkının bulunduğu, kesintisiz olarak taşımacılık yaptığı, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile sonucu itibarıyla hukuka uygun bulunan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Yüksekova Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile; ilçenin toplu taşıma hizmetlerinde kullanılan ve daha önce İlçe Trafik Komisyon kararı ve 2010 yılında Belediye Başkanlığı tarafından ihale edilen 20 adet (M) plaka olmak üzere toplam 55 adet (M) plakalı şehir içi toplu taşıma hattının 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 64. maddesi ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın "Toplu Taşıma Hatlarının Kira Süreci" konulu yazısı gereğince on yıllık süreleri dolduğundan iptaline karar verilmiştir. ... Kooperatif'ine 20.11.2020 tarihinde davalı idarece tebliğ edilen yazıyla, toplam 55 adet (M) plaka toplu taşıma hatlarının 10 yıllık kira süresi dolduğundan toplu taşıma faaliyetinin 01.12.2020 tarihinden itibaren sonlandırılması hususu bildirilmiş, davacıya ayrıca bir tebligat yapılmamıştır. Dava konusu işlemin öğrenilmesi üzerine ... Kooperatif üyesi ve ... plakalı minibüsle yolcu taşımacılığı yapan davacı tarafından temyizen bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 03.05.1986 tarih ve 19096 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve çeşitli tarihlerde değişikliğe uğrayan 86/10553 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Karar’da amaç, vatandaşın ulaşım ihtiyacını karşılamak üzere toplu taşımacılığın geliştirilmesi ve disiplin altına alınması, korsan taşımacılığın önlenmesi ve fiilen çalışmakta olan şoför esnafının haklarının korunması maksadıyla taksi, dolmuş, minibüs ve umum servis araçlarına verilecek ticari plakaların sayısı, verilme usul ve esaslarını tespit etmektir." hükmüne, "Ticari Plaka Sayısının Tespiti" başlıklı 4. maddesinde; "Nüfus artışı ve şehrin ulaşım planı dikkate alınmak suretiyle o il veya ilçenin toplu taşıma ihtiyacı, trafik komisyonu tarafından düzenlenecek bir raporla İçişleri Bakanlığına bildirilir. Halen plaka tahdidi uygulanan illerde, taksi, dolmuş, minibüs ve umum servis araçları için tespit edilen ticari plaka sayısının arttırılması, iade edilenler ile henüz tahsis edilmemiş olanlar dâhil, bunların trafik komisyonlarınca dağıtılması, İçişleri Bakanının onayına tabidir. Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce tespit edilip, henüz tahsisi yapılmamış plakalar ile herhangi bir sebeple iade edilen plakaların dağıtımında 5 inci madde hükümleri uygulanır." hükümleri yer almaktadır. 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 15. maddesinde; toplu taşıma yapmak; bu amaçla otobüs, deniz ve su ulaşım araçları, tünel, raylı sistem dâhil her türlü toplu taşıma sistemlerini kurmak, kurdurmak, işletmek ve işlettirmek; kara, deniz, su ve demiryolu üzerinde işletilen her türlü servis ve toplu taşıma araçları ile taksi sayılarını, bilet ücret ve tarifelerini, zaman ve güzergâhlarını belirlemek; durak yerleri ile karayolu, yol, cadde, sokak, meydan ve benzeri yerler üzerinde araç park yerlerini tespit etmek ve işletmek, işlettirmek veya kiraya vermek; kanunların belediyelere verdiği trafik düzenlemesinin gerektirdiği bütün işleri yürütmek belediyelerin yetki ve imtiyazları arasında sayılmış; belediyenin, toplu taşıma hizmetlerini Danıştayın görüşü ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığının kararıyla süresi kırkdokuz yılı geçmemek üzere imtiyaz yoluyla devredebileceği gibi imtiyaz veya tekel oluşturmayacak şekilde ruhsat vermek, toplu taşıma hatlarını kiraya vermek veya 67'nci maddedeki esaslara göre hizmet satın almak yoluyla da yerine getirebileceği belirtilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Dairemizin 05.10.2023 tarihli ara kararı ile taraflardan, Yüksekova Belediye sınırları içerisinde (M) plakalı araçlarla yapılacak yolcu taşımacılığının 86/10553 sayılı Bakanlar Kurulu kararına istinaden tahdit altına alınıp alınmadığı sorularak buna ilişkin bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenilmesine karar verilmiş olup, davalı idarece verilen cevapta, (M) plakalı araçlarla yapılan yolcu taşımacılığına ilişkin 86/10553 sayılı Bakanlar Kurulu kararına istinaden alınmış bir tahdit kararına ulaşılamadığı belirtilmiştir. Her ne kadar İdare Mahkemesi'nce, tahditli plakalı hatlarla taşımacılık yapıldığı kabulünden hareketle değerlendirme yapılmış ise de, dosyada bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; belediyede yolcu taşımacılığının başladığı ve (M) plakaların ilk kez verildiği 1998 yılı ve sonrasında yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinde belirtilen şekilde İçişleri Bakanlığı onayı da dahil, gerekli hukuki usuller işletilerek plaka sayısının sınırlandığı/tahdit altına alındığının ortaya konulamadığı sonucuna varılmaktadır. Bununla birlikte, somut uyuşmazlık ve davacının hukuki durumu Anayasa Mahkemesi'nin 07/04/2021 tarih ve B.No:2018/20720 sayılı kararı ışığında değerlendirildiğinde, dava konusu işlem sonrasında oluşacak yeni duruma uyum gösterilmesi için süre ve imkân tanınmadan hattın iptal edilmesi, verilen kararın olası sonuçları hakkında herhangi bir önlem alınmaması, hattın iptalinden önce buna ilişkin objektif koşullar belirlenmemesi nedeniyle taşımacılara öngörülemez bir şekilde şahsi olarak aşırı ve orantısız bir külfet yüklendiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline yönelik verilen kararda sonuç itibarıyla hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır. Öte yandan, dava konusu Belediye Meclis kararı ile yalnızca davacının (M) plakası değil, toplam 55 (M) plaka iptal edilmiş, diğer bir anlatımla; ayrı ayrı 55 (elli beş) plaka, işleme konu edilmiş olup, Mahkemece verilen iptal kararının (M) plakası iptal edilmek suretiyle kişisel menfaati ihlal edilen davacının kendisi yönünden uygulanacağı da tabiidir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen açıklamayla ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 16/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.