4. Hukuk Dairesi 2014/8386 E. , 2015/3689 K. "" MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 22/05/2013 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 08/04/2014 günlü kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne…
**4. Hukuk Dairesi 2014/8386 E. , 2015/3689 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 22/05/2013 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 08/04/2014 günlü kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne ve miktar itibariyle duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, istem kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, ... Milletvekili olup, davalının da ... Barosuna kayıtlı avukat olduğunu, birlikte çıktıkları ... TV'nin objektif isimli programından sonra davalı tarafından ... Gazetesinin 17/01/2013 günlü sayısında hakkında yaptığı açıklamaların kişilik haklarına saldırı içerdiğini iddia ederek uğradığı manevi zararın ödetilmesi isteminde bulunmuştur. Davalı, davacı ile birlikte çıktıkları televizyon programından sonra davacının kendisi hakkında bir çok gazetede yazılan küçük düşürücü, rencide edici hakaretlerde bulunduğunu, bunun üzerine cevap mahiyetinde dava konusu açıklamayı ... Gazetesine yaptığını, davacının kişilik haklarına saldırı içermediğini davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davalının davacıya yönelik, “...O eniştesi ...'ın arkasında kendisine bir makam ve ikbal kapısı bulabilmek için rüzgar gülü gibi ...'den ...'ye oradan oraya savrulurken, ...'de onurlu, asil, dik duruşlu insanların üzerine eniştesi ile birlikte hayasızca, hiçbir ölçü ve değer tanımadan basıp zıplama peşinde koşarken, biz cübbeler sırtımızda 28 Şubat zihniyetine karşı meydanlarda haykırıyorduk ...Sen de yüz var zannettim. Bu kadar yüzsüz olduğunu bilemedim, kusura bakma ...Sözü yorumlamayı senin yüksek ferasetine bırakıyorum. (Feraset varsa tabii)...” şeklindeki beyanlarının davacının itibarını zedelediği, kamuoyu gözünde küçük düşürücü nitelikte olduğu kabul edilerek davacının manevi tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir.