T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/725 KARAR NO: 2026/393 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:25/01/2023 NUMARASI:2021/531 Esas - 2023/66 Karar DAVA: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:19/02/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucun…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/725 KARAR NO: 2026/393 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:25/01/2023 NUMARASI:2021/531 Esas - 2023/66 Karar DAVA: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:19/02/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... plakalı motosikleti hem önceki sahibi ve ustanın doğrulaması hem de aracın tramer kaydında hasar kaydının bulunmaması sonucu 28/09/2018 tarihinde Kartal ... Noterliğinde 60.000,00 TL bedelle satın aldığını, 2021 yılının başında ise satmak istediğini, bu arada ... isimli şahıs ortak bir tanıdıkları olması sebebiyle arayarak; ... plakalı motosikletinde 25.000,00 TL tutarında hasar kaydının bulunduğunu ancak aracı eksper ettirmesi sonucunda kazasız olduğunu anladığını, sigorta hasar dosyasını incelediğinde yine ...' ya ait davacı elinde bulunan ... marka motosiklete işlenmesi gerekirken kendi ... marka motosiklete işlendiğini bu hatayı düzelttirdiğini belirttiğini, bu telefon sonrası satmak üzere olduğu motosikletinin neredeyse ağır hasar kayıtlı olduğuna ihtimal vermeyen müvekkilinin kendi aracının tramer sorgusunu yaptığında aracında 25.000,00 TL hasar kaydını gördüğünü, bu durumun motosikletin hasarsız emsaline göre değerini mevcut piyasa ortamında 40.000,00 TL düşürdüğünü, dava konusu motosiklete çok sonradan hasar kaydı işlenmesi karşısında yapılan araştırmada, motosikletin ilk sahibinin ... isimli kişi olduğu, motosikletin 07.03.2017 tarihinde tescil edildiği ve 30.01.2018 tarihinde tek taraflı trafik kazasına karıştığını öğrendiğini bu nedenle şimdilik 500,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı davaya cevap vermemiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacı tarafça açılan davanın kabulü ile; ıslah dilekçesi doğrultusunda 25.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ... kayıtlarındaki yanlışlıktan müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, ... kayıtları müvekkili şirket tarafından tutulmadığını, müvekkili şirketin ilgili kayıtlar için sorumlu tutulması mümkün olmadığını, ... kayıtlarına dayanılarak işlem yapılmasında davacının da bu nedenle hatası bulunmadığını, hesaplanan 25.000,00 TL değer kaybı bedeline itiraz ettiklerini, söz konusu tutar abartılı ve fahiş olduğunu, değer kaybı tespiti yapılırken hiçbir servisten ve de internet sayfasından referans alınmadığını, bu nedenle ilgili tespite itiraz ettiklerini, motosiklet kazalarında birçok parça yenisi ile değiştirilmediğini, bu parçaların takma ve çıkarma işlemleri basit olduğundan yeni parçalar nedeniyle araçta beklenenden az bir değer kaybı oluştuğunu, motosiklet piyasasına göre değerlendirme yapılmasını talep ettiklerini, davanın son ve bir önceki satıcıya ihbar edilmesini talep ettiklerini, dava sonunda çıkacak tazminat müvekkili şirketçe kendilerine rücu edileceğini, söz konusu şahıslara karşı açılmış bir davanın da olup - olmadığı bu ihbara verilecek cevapla ortaya çıkacağını, açılmış bir davanın bulunması halinde bu davanın da mükerrer talep nedeniyle reddedilmesi gerekeceğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonucunda:Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliği'nin 15. maddesinde "(1) Sigorta Hasar Takip ve Gözetim Merkezi, Merkeze bağlı bir alt bilgi merkezi olup faaliyetlerini bu Yönetmelik uyarınca yürütür. ... (3) Sigorta şirketleri, eksper görevlendirmeyecek olsalar dahi ihbar edilen tüm hasarları Merkez veri tabanına girer. ... (6) Sigorta şirketleri veya eksperler, hasarlara ilişkin olarak Müsteşarlıkça belirlenecek kayıtları Merkez veri tabanı üzerinden tutmak veya raporlamak zorundadır." düzenlemesi; Aynı Yönetmeliğin 23/4. Maddesinde ise ;"Üye sigorta şirketleri, Merkez tarafından, hatalı olarak gönderildiği tespit edilen bilgileri gecikmeksizin düzeltmek ve düzeltme kayıtlarını en çok bir günlük gecikmeyle Merkeze iletmek zorundadır." düzenlemesi bulunmaktadır.Somut uyuşmazlıkta davacıya ait araçtaki hasarın davalı tarafça Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine geç bildirilmiş olması nedeniyle aracı satın alırken hasarsız olarak aldığından değer kaybı talep edildiği anlaşılmıştır.Mahkemece hükme esas bilirkişi raporunda; ... plakalı motosikletin ilk olarak 28.02.2017 tarihinde dava dışı ... adına tescil edildiği ve bu kişinin 30.01.2018 tarihinde tek taraflı kazaya karıştığı, azayı kapsayan dönemde davalıya ... Poliçesi ile sigortalı olup sigortalısıyla anlaşmaları ve ibraname karşılığında 22.03.2018 tarihinde 25.000,00 TL hasar tazminat ödemesi yapıldığı, kaza hasar kayıtlarının 07.01.2021 tarihinde güncellendiği, davacının ... plakalı motosikletini 28.09.2018 tarihinde satın aldığında Tramer kayıtlarında hasar kaydının olmadığı tespit edilmiştir. Ancak raporda yargıtay içtihatlarına uygun fark yöntemine göre değer kaybı hesaplanmış ise de aracın değeri belirlenirken hangi emsallerin alındığı ve özellikleri açıklanmadan ve davacının aracı satın alırken hasarlı olup olmadığının yani gizli ayıp olup olmadığı yönünde tespit yapılmadan yapılan hesaplamanın hükme esas alınması doğru olmamıştır. Bu durumda mahkemece ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir.Ayrıca yargılama sırasında davalı tarafından davanın davacıya aracı satan kişi ile daha önceki maliklerine ihbarı talep edilmiş olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince bu talep hakkında herhangi bir karar verilmemiş, davalıya ilgili kişilere davayı ihbar etme imkanı tanınmamıştır. Davalının dava sonunda ödeme yapmaları halinde rücu haklarının bulunduğu gözetilmek suretiyle 6100 sayılı HMK'nın 61.vd. maddelerine göre usulüne uygun ihbar dilekçesinin sunulması halinde, davanın ihbarı yönünde işlem tesis edilmesi gerekirken, bu işlem yapılmadan yargılamaya devam edilmesi doğru olmamıştır.Yine davalının davacının kasko sigortacısı olmaması, davacının tacir olduğuna ilişkin dosya kapsamında bilgi belge bulunmaması nazara alınarak mahkemenin görevli olup olmadığı tartışılmadan karar verilmesi de doğru değildir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/02/2026