8. Hukuk Dairesi 2012/14124 E. , 2013/15875 K. ...... ... ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine, dava konusu taşınmazın davacının mülkiyetinde olduğunun tespitine dair ........Mahkemesi'nden verilen 24.04.2012 gün ve 70/66 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı 135 ada 24 parsel sayılı taşınmaz üzerine davalı ... Belediyesi tarafından su deposu i…
**8. Hukuk Dairesi 2012/14124 E. , 2013/15875 K.** **"İçtihat Metni"** ...... ... ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine, dava konusu taşınmazın davacının mülkiyetinde olduğunun tespitine dair ........Mahkemesi'nden verilen 24.04.2012 gün ve 70/66 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı 135 ada 24 parsel sayılı taşınmaz üzerine davalı ... Belediyesi tarafından su deposu inşaa edildiğini, kadastro çalışmalarında bu yerin davalı adına tespit ve tescil edildiğini, bu yerin önceden babasına ait iken; ölümü ile mirasçıları arasında yapılan harici taksimle kendisine kaldığını, babasından itibaren, buranın yaz aylarında sap-saman dökülerek, kış aylarında ise, üzerine tarım aletlerinin bırakılarak zilyetliğinin sürdürüldüğünü açıklayarak davalı adına olan tapu kaydının iptali adına tescilini istemiştir. Davalı ... temsilcisi 20/09/2011 tarihli oturumda açılan davanın reddini talep ettiğini, davacıyı tanımadığını, taşınmazın daha önceden köyün ortak kullandığı yol ve meydan gibi bir yer iken yaklaşık 15 sene evvel buraya su deposu yapıldığını, 15 senedir su deposu olarak kullanıldığını, eskiden de köyün ortak kullandıkları yer olduğunu, işgal söz konusu olmadığını ve davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacı lehine zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği, ancak 1994 yılında su deposu yapıldıktan sonra halen bu şekilde kullanılması nedeniyle taşınmazın kamu malı haline dönüştüğü gerekçesiyle davacının tapu iptali ve tescil talebinin reddine, çoğun içinde azı da vardır ilkesi gereği dava konusu taşınmazın davacının mülkiyetinde olduğunun tespitine karar verilmiştir. Hüküm süresi içerisinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dava konusu 135 ada 24 parsel sayılı taşınmaz 26.10.2008 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında "su deposu" niteliğiyle davalı ... Tüzel kişiliği adına, belgesizden, tespit edilmiş ve kadastro tutanağının 04.08.2009 tarihinde kesinleşmesiyle tapu kaydı oluşmuştur. Mahkemece yapılan keşif sırasında dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarından; dava konusu taşınmazın 40 yıl evvel davacının babası tarafından harman yeri olarak kullandığı, buraya yaz aylarında sap, saman döküp, patoz ve harman işleri yaptığı, diğer zamanlarda pulluk gibi tarım aletlerini buraya koyup ayrıca kışlık sap, saman ihtiyacını buraya depo ettiği, davacının babasının 40 yıl evvel ailesi ile birlikte Nusaybin'e göç ettiğini, o tarihten sonra harman yeri olarak kullanılmadığını, orasının eskiden beton gibi düz kayalık alan olduğunu, 1990 yılında ....... Dargeçit Belediye Başkanı'nın taşınmaza taş getirerek su deposu yapmak istediği, duvarın yapılmaya başlandığı, davacı ile ailesinin gelip duvarı yıktıkları, taşları dağıttıkları, 1994-1995 yıllarında taşınmaza belediye başkanının yeniden su deposu yaptırdığı, yaklaşık 15-16 senedir su deposu olarak kullanıldığı, davacının babasının 4 sene evvel vefat ettiği, vefat etmeden yaklaşık 2 sene evvel kendine ait yerleri eşi ve çocuklarına paylaştırdığı, dava konusu taşınmazın davacıya kaldığı açıklanmıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve TMK'nun 713. maddesi uyarınca bir taşınmazın zilyetlik yoluyla edinilmesi için davasız, aralıksız, malik sıfatıyla en az 20 yıl süreyle ekonomik amacına uygun olarak zilyet ve tasarruf edilmesi gerekir. Dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile davacı asılın beyanları nazara alındığında kadastro tespitinden önce ekonomik amaca uygun kesintisiz bir zilyetliğin bulunmadığı ve tarım alet ve edavatının bırakılmasının zilyetlikle kazanım için yeterli olmadığı, ayrıca nizalı taşınmazın zeminin düz kayalık olup, özel mülkiyete elverişli yerlerden olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken maddi olay ve delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Davalı ... vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle kabulüyle usul ve yasa hükümlerine uygun bulunmayan Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve 74,25 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 05.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. .....