21. Hukuk Dairesi 2015/7678 E. , 2015/11480 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Davacı, davalı Kurum tarafından gönderilen ödeme emrinin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar t…
**21. Hukuk Dairesi 2015/7678 E. , 2015/11480 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Davacı, davalı Kurum tarafından gönderilen ödeme emrinin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dava, davacıya davalı Kurum tarafından tahakkuk ettirilen idari para cezasının ve ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, idari para cezsının iptali istemi bakımından yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine; ödeme emirlerinin iptali istemi bakımından da dosyanın tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydına karar verilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacıya 7201 sayılı Kanun hükümlerine göre 20/05/2014 tarih ve 7497427 sayılı 1.975,00 TL bedelli idari para cezasının 28/05/2014 tarihinde tebliğ edildiği, dosyada davacının idari para cezasına karşı davalı Kurum'a itiraz edip etmediğine ilişkin bir kaydın mevcut olmadığı, bilahare tebliğ edilen idari para cezasının 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre ödeme emri olarak düzenlendiği, davacıya 2014/41403 sayılı 98,53 TL bedelli ve 2014/41404 sayılı 1971,61 TL bedelli iki ödeme emrinin 24/06/2014 tarihinde tebliğ edildiği, ödeme emrine ilişkin istemin 7 günlük hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık, görevli yargı yolunun belirlenmesi noktasında toplanmaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b maddesine göre "yargı yolunun caiz olması" dava şartı olup mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Somut olayda, 7201 sayılı Kanun hükümlerine göre çıkartılan 20/05/2014 tarih ve 7497427 sayılı 1.975,00 TL bedelli idari para cezasına ilişkin davacının davalı Kurum'a itiraz edip etmediğinin ve idari para cezasına yönelik dava süresinin geçip geçmediğinin araştırılmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, 28/05/2014 tarihinde tebliğ edilen 20/05/2014 tarih ve 7497427 sayılı 1.975,00 TL bedelli idari para cezasına yönelik, herhangi bir itiraz bulunup bulunmadığının ve dava açma süresinin geçip geçmediğinin araştırılması; dava açma süresinin geçtiğinin tespiti halinde davanın esasına girilerek yargılama yapılması, dava açma süresinin geçmediğinin tespiti halinde ise şimdiki gibi yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olguları gözetmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 21.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.