15. Hukuk Dairesi 2011/2125 E. , 2011/7830 K. "İçtihat Metni" Davacı ... ile davalılar 1-... 2-... 3-... arasındaki davadan dolayı ... Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 27.05.2009 gün ve 2006/358-2009/279 sayılı hükmü onayan Dairemizin 24.01.2011 gün ve 2009/5084-2011/252 sayılı ilamı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: K A R
**15. Hukuk Dairesi 2011/2125 E. , 2011/7830 K.** **"İçtihat Metni"** Davacı ... ile davalılar 1-... 2-... 3-... arasındaki davadan dolayı ... Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 27.05.2009 gün ve 2006/358-2009/279 sayılı hükmü onayan Dairemizin 24.01.2011 gün ve 2009/5084-2011/252 sayılı ilamı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: K A R A R - Uyuşmazlık yükleniciler ... ve ... ile arsa sahipleri ..., ... ve ... arasında adi yazılı biçimde düzenlenen 09.05.2005 tarihli kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanmıştır.Dava adi ortaklığın ortaklarından ... tarafından sözleşmede imzası bulunan arsa sahipleri aleyhine açılmış olup, davada sözleşmenin davalılarca feshedildiği ve inşaata el konulduğu iddia edilerek ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/47 Değişik İş sayılı tespit dosyası ile saptanan 478.061,30 TL imalât bedelinden davacının adi ortaklıktaki 1/2 payına düşen 239.000,00 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istenmiştir.Davalılar, adi ortaklığın davacı dışındaki ortakları ..., ... İnş.Ltd.Şti. ve ... ile arsa sahiplerinden ... ve ... arasında 11.04.2006 tarihli protokol imzalandığını, bu protokolde arsa sahiplerince yüklenici adi ortaklığa ödenecek imalât bedelinin 450.000,00 TL olarak belirlenip ödeme planına bağlandığını, protokolde yazılı tüm ödemelerin yapıldığını, bakiye borcun kalmadığını savunarak davanın reddini istemiş, ödemelere ilişkin belge fotokopilerini de delil olarak dosyaya sunmuşlardır.Mahkemece sözleşmede imzası bulunan diğer ortak ...’in açılan davaya noterden muvafakat vermiş olması nedeniyle davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğu kabul edilmiş, davalılardan 11.04.2006 günlü protokolde imzası bulunanlar protokolde yazılı miktardan, imzası bulunmayanlar ise bilirkişi raporuyla saptanan miktardan tapudaki hisseleri ve davacının adi ortaklıktaki payı oranında sorumlu tutularak dava kısmen kabul edilmiş, taraf vekillerinin temyizi üzerine karar Dairemizin 24.01.2011 gün 2009/5084 Esas -2011/252 Karar sayılı ilâmıyla onanmış, bu defa davalılar vekili tarafından karar düzeltme yoluna başvurulmuştur. 1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilâmında benimsenen gerektirici sebeplere göre davalılar vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiçbirisine uygun olmayan aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair karar düzeltme isteğinin reddi gerekmiştir. 2-Davalı arsa sahiplerine karşı kat karşılığı inşaat yapım işini üstlenen adi ortaklığın davacı dışındaki ortağı ...ile arsa sahiplerinden ... ve ... arasında “muvafakatnamedir” başlıklı 11.04.2006 tarihli adi yazılı protokol yapılmıştır. Bu protokol ile arsa sahiplerince yüklenici adi ortaklığa ödenecek imalât bedeli 450.000,00 TL olarak kararlaştırılmıştır. Protokole göre bu bedelin 130.000,00 TL’si adi ortaklığın satış yaptığı üçüncü kişi ...’a A blok 9. kattan 1 adet daire verilmesi suretiyle, kalan 320.000,00 TL’si de para olarak 6 taksitte ödenecektir. Davalılar, protokole göre dava dışı üçüncü kişi ...’a verilmesi gereken 5756 ada 5 parseldeki A blok 9. kat güney doğu cepheli dairenin ... tarafından 12.06.2006 tarihli daire satış sözleşmesi ile davalılardan ...’a satıldığını, bedelinin alıcı tarafından satıcıya peşin olarak ödendiğini, 320.000,00 TL’nin de 7 adet çekle ödendiğini, daire ve çeklerden dolayı bakiye borcun kalmadığını savunmuşlar; ödemelere ilişkin daire satış sözleşmesi ve çek fotokopilerini ibraz etmişlerdir. Mahkemece davalıların ödeme savunması üzerinde durulmamıştır. Oysa BK’nın 525. maddesine göre şirket işlemlerinde idare yetkisi sözleşme veya ortakların sonradan vereceği bir kararla ortaklardan birine, birkaçına veya dışarıdan birine verilmemişse şirketin yönetimi bütün ortaklara aittir. Bu durumda her ortak şirket adına işlemlerde bulunabilir. Aynı Kanunun 533. maddesine göre adi ortaklardan birisinin, şirket veya bütün şerikler namına üçüncü bir kişiyle muameleye girişmesi halinde diğer şerikler temsil hükümlerine göre üçüncü şahsın alacaklısı veya borçlusu olmaktadır. Dolayısıyla adi ortaklıkta ortaklardan birisinin ortaklık adına yaptığı protokoller ya da ortaklık adına yaptığı tahsilatlar geçerli olup temsil hükümlerine göre diğer ortağı bağlamaktadır. Ortaklardan birisine karşı ileri sürülebilecek def’iler diğer ortağa karşı da ileri sürülebileceğinden davalıların ödeme savunması üzerinde durulması zorunludur.Ödemeler yönünden inceleme yapıldığında; dava dışı diğer ortak ...’in ...6. Noterliği’nden keşide ettiği 27.02.2009 tarih 5172 sayılı ihtarnamesi ile adı geçenin mahkemeye hitaben verdiği 22.12.2009 tarihli dilekçesi içeriğinden protokolde kararlaştırılan bedelin 320.000,00 TL’lik kısmının adi ortaklık adına diğer ortak ...’e ödendiği anlaşılmaktadır. Bu miktar ödeme kanıtlanmıştır.Daire olarak yapılması gereken ödemeye gelince; bu ödemeyle ilgili delil olarak satıcı ... ile alıcı ... arasında imzalanmış 12.06.2006 tarihli “Daire Satış Sözleşmesi” başlıklı sözleşme ibraz edilmiş, sözleşme içeriğinden 11.04.2006 tarihli protokol gereği ...a verilmesi gereken dairenin bu kişi tarafından arsa sahiplerinden davalı ...’a satıldığı ve bedelinin peşin olarak tahsil edildiği anlaşılmış ise de sunulan belge adi yazılı olduğundan sıhhatinin araştırılması gerekmektedir.O halde mahkemece yapılacak işlem; daire satış sözleşmesinde satıcı olarak imzası bulunan ...’ı tanık sıfatıyla çağırıp beyanını almak, sözleşmenin varlığını ve satış bedelinin ödendiğini kabul etmesi halinde 11.04.2006 tarihli protokolde kararlaştırılan tüm ödemelerin adi ortaklığa yapılmış olduğu kanıtlanmış olacağından davayı reddetmek; daire satış sözleşmesinin inkâr edilmesi halinde davalılardan sözleşme aslını ibraz etmelerini istemek, sözleşmede imzası bulunan davalıları isticvap etmek, imza incelemesi de yaparak sözleşmenin sıhhatini araştırmak, sözleşmedeki imzanın satıcı ...’a ait olduğunun anlaşılması halinde davalıların ödeme savunması kanıtlanmış olacağından davayı reddetmek; sözleşmedeki imzanın satıcı ...’a ait olmadığının anlaşılması halinde ise tapu kayıtlarının tüm intikalleriyle birlikte getirtilerek sözü edilen dairenin ...’a devredilip edilmediğini araştırmak, devredilmişse davayı reddetmek; devredilmemişse davalıların devredilmeyen daireden dolayı adi ortaklığa 130.000,00 TL borcu bulunduğu kabul edilerek, bu miktardan davacının adi ortaklıktaki 1/2 payına isabet eden 65.000,00 TL’nin müştereken ve müteselsilen tahsiline karar vermekten ibarettir.Kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekirken, onandığı bu defa yapılan inceleme ile anlaşıldığından davalılar vekilinin karar düzeltme istemi yerinde görülmüş, onama kararı kaldırılarak yerel mahkeme kararı bozulmuştur.SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle Dairemizin 24.01.2011 tarih 2009/5084 Esas-2011/252 Karar sayılı onama ilâmının kaldırılmasına, yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 825,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 9,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, fazla alınan temyiz ve karar düzeltme peşin harçlarının istek halinde davalılara geri verilmesine, 22.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.