8. Ceza Dairesi 2018/3567 E. , 2018/2693 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması, nitelikli mala zarar verme HÜKÜM : Hükümlülük Gereği görüşülüp düşünüldü: 5237 sayılı TCK.nun 50/1-b maddesine göre; kısa süreli hapis cezasının, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle, tamamen giderilmesi tedbirine çevrilebileceğinin hüküm altına alındığı, aynı yasanın, mal varlığına yönelik bazı suçl…
**8. Ceza Dairesi 2018/3567 E. , 2018/2693 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması, nitelikli mala zarar verme HÜKÜM : Hükümlülük Gereği görüşülüp düşünüldü: 5237 sayılı TCK.nun 50/1-b maddesine göre; kısa süreli hapis cezasının, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle, tamamen giderilmesi tedbirine çevrilebileceğinin hüküm altına alındığı, aynı yasanın, mal varlığına yönelik bazı suçlarda etkin pişmanlığı düzenleyen 168. maddesinde, failin, azmettirenin veya yardım edenin etkin pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme ya da tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde mağdurun rızası aranmaksızın, kısmî geri verme veya tazmin halinde ise mağdurun rıza göstermesi koşuluyla ve etkin pişmanlığın gerçekleştiği yargılama aşamasında dikkate alınarak ceza indirimi öngörüldüğü, öte yandan aynen geri verme veya tazmin tedbiri aynı Kanunun 50/1. maddesinde hapis cezasına seçenek yaptırımlar arasında gösterilmiş ise de, yasal bir indirim nedeninin, bundan yararlanmama iradesini ortaya koyan failin cezasını etkisiz kılacak biçimde aynen tazmin tedbirine dönüştürülmesinin mümkün olmadığı, böyle bir uygulamanın mağdurun zararını soruşturma veya kovuşturma aşamalarında gidermeyen faillere yeni bir olanak tanıma olacakken, soruşturma veya kovuşturma aşamalarında zararı ödeyen sanık aleyhine ve adalete aykırı bir sonuç doğuracağı, maddenin düzenleniş amacının da bu şekilde yorumlanamayacağı gözetilmeyerek, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmayan sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan verilen hapis cezasının 5237 sayılı TCK.nun 50/1-b maddesi uyarınca kamunun uğradığı zararın giderilmesi tedbirine dönüştürülmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 1- Kamu malına zarar verme ve hükümlü veya tutuklunun kaçması suçları yönünden yapılan incelemede; dosya kapsamına göre, sanığın olay tarihinde bilincinin yerinde olmadığını ve bu sebeple tedavi görmekte olduğunu beyan etmesi karşısında; olay tarihinde tedavi görmekte olduğu Bakırköy Ruh ve Sinir Hatalıkları Hastanesi'nden sanığın gördüğü tedavinin mahiyetine ilişkin tedavi evraklarının dosya arasına getirtilerek sonucuna göre, sanığın Adli Tıp Kurumu ya da en yakın ruh sağlığı ve hastalıkları hastanesine sevki ile ''TCK.nun 32/1. madde ve fıkrasındaki suç tarihi itibari ile işlediği iddia olunan fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiillerle ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye ceza verilmez'' hükmü ile aynı maddenin 2. fıkrasındaki ''birinci fıkrada yazılı derecede olmamakla birlikte işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişiye ceza indirimi veya güvenlik tedbiri uygulanacağına'' ilişkin hüküm gözetilerek, cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığının, CMK.nun 74. maddesine göre tespiti yapılarak sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması, 2- Kabul ve uygulamaya göre de; kamu malına zarar verme suçu açısından sanığın savunmasında tedavi gördüğü hastanede diğer hastaların suça konu camı kırdıklarını kendisinin eyleminin sadece kırılmış camdan atlamaktan ibaret olduğunu belirtmesi karşısında; Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nden olay tarihinde sanık dışında başka bir kimsenin firar edip etmediği sorulmadan ve tutanak mümziileri dinlenilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 13.03.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.