8. Ceza Dairesi 2024/22501 E. , 2024/8569 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3862 E., 2024/1523 K. SUÇLAR : Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, altsoya karşı eziyet, basit yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama Altsoya karşı eziyet ve basit yaralamaya teşebbüs suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin reddine dair nedenler, aşağıda gerekçe kısmının (A ) bendinde açıklanmıştı…
**8. Ceza Dairesi 2024/22501 E. , 2024/8569 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3862 E., 2024/1523 K. SUÇLAR : Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, altsoya karşı eziyet, basit yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama Altsoya karşı eziyet ve basit yaralamaya teşebbüs suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin reddine dair nedenler, aşağıda gerekçe kısmının (A ) bendinde açıklanmıştır. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 24.05.2023 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, alt soya karşı eziyet ve yaralamaya teşebbüs suçlarından cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. Denizli 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.10.2023 tarihli kararında, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, alt soya karşı eziyet ve yaralamaya teşebbüs suçlarından mahkumiyetine karar verilmiştir. 3. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 13.05.2024 tarihli kararı ile sanık hakkında atılı suçlara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık müdafiinin temyiz isteği; suçun unsurlarının oluşmadığına, çelişkili beyanlara dayanıldığına ilişkindir. 2. Katılan vekilinin temyiz isteği; vekalet ücreti verilmesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre dava konusu olay; şüphelilerin uyuşturucu madde kullandığını iddia ettikleri yaşı küçük mağdur ...'yi 19.09.2022 tarihinden, yurda teslim edildiği 04.11.2022 tarihine kadar evin kalorifer peteğine demir zincir ile bağladıkları, şüpheli ...'in sabah işe giderken mağdur ...'nin bir koluna bağladığı zincirin diğer ucunu kalorifer peteğine bağladığı ve asma kilitler ile kilitlediği, bu esnada şüpheli Işıl'ın da ona yardım ettiği, mağdur ...'nin bu şekilde şüpheli ...'in eve geldiği saat olan 18.00 sıralarına kadar zincirle bağlı şekilde kaldığı iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanıkların uyuşturucu madde kullandığını iddia ettikleri yaşı küçük mağdur ...'yi 19.09.2022 tarihinden, yurda teslim edildiği 04.11.2022 tarihine kadar evin kalorifer peteğine demir zincir ile bağladıkları, sanık ...'in sabah işe giderken mağdur ...'nin bir koluna bağladığı zincirin diğer ucunu kalorifer peteğine bağladığı ve asma kilitler ile kilitlediği, bu esnada sanık ...'ın da ona yardım ettiği, mağdur ...'nin bu şekilde sanık ...'in eve geldiği saat olan 18.00 sıralarına kadar zincirle bağlı şekilde kaldığı, sanık ...'ın da kişisel ihtiyaçlarını giderip tekrar zincirle bağladığı, sanıkların söz konusu eyleme katkıları ve fiil üzerindeki hakimiyetleri dikkate alındığında, eylemi iştirak halinde gerçekleştirdiklerinin sabit olduğu, Sanıklar söz konusu eyleme gerekçe olarak mağdur ...'nin uyuşturucu madde kullanıcısı olduğunu iddia etmiş iseler de, mağdurun henüz 10 yaşında olduğu, nitekim daha önce mağdura uyuşturucu madde kullandırıldığı yönündeki iddiaları ile ilgili olarak yürütülen soruşturma neticesinde takipsizlik kararı verildiği ve sanıklar hakkında iftira suçundan dava açıldığı, aksine sanık ...'in uyuşturucu madde kullanıcısı olduğu, yine yukarıda açıklandığı üzere sanıkların mağdur ...'yi yönlendirerek asılsız müracaatlar yapıp sosyal medya üzerinden açıktıkları canlı yayınlar ile menfaat temin etmeye çalıştıkları, canlı yayın esnasında mağdur ...'yi yönlendirdikleri, kaldı ki mağdurun henüz 10 yaşında olduğu dikkate alındığında, sanıkların savunmalarının akla uygun olmadığının değerlendirildiği, ayrıca mağdurun uyuşturucu madde kullandığının kabul edilmesi halinde dahi bu durumun suça bir etkisinin bulunmadığı, Mağdur ...'nin, sanıkların baskısı nedeniyle onlar lehine ifade verdiği, zira sanıkların dahi mağduru en az bir ay boyunca kalorifer peteğine kolundan zincirlediklerini kabul ettikleri, aynı evde yaşayan diğer mağdurlar ... ve ... Nur'un da bunu doğruladıkları, ancak buna karşın mağdur ...'nin ifadesinde, annesi sanık ...'ın sadece bir kez ellerini birbirine bağladığını, kalorifer peteğine bağlama olayının olmadığını belirttiği, bu hususunda da mağdurun anne ve babası olan sanıklardan çekindiğini açıkça ortaya koyduğu, Tüm bu deliller kapsamında, sanıkların iştirak halinde hareket ederek yukarıda anlatıldığı şekilde 19.09.2022 tarihinden 04.11.2022 tarihine kadar, sabah erken saatlerden akşam saat 18.00'e kadar her gün, mağdur ...'yi bir kolundan evin kalorifer peteğine demir zincir ile bağlamak suretiyle, mağdura karşı insan onuruyla bağdaşmayan, bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışlarda bulundukları ve bu davranışları belirli bir süre içerisinde sistematik olarak sürdürdükleri, bu şekilde atılı çocuğa, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye ve altsoya karşı eziyet suçunu işledikleri, yine sanıkların bu şekilde altsoya, çocuğa ve beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri sonucuna varılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, sanık hakkında kurulan hükümler yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık hakkında alt soya karşı eziyet ve basit yaralamaya teşebbüs suçlarından kurulan hükümler yönünden; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk Derece Mahkemeleri'nden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile ; incelemeye konu suçların aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında bulunmadığı da dikkate alındığında sanık müdafinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir. B. Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden; Olaylar ve olgular bölümünde belirtilen hususlar ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediğine yönelik Mahkemenin suçun sübutu ve kabulünde isabetsizlik görülmemiş olup yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. C. Katılanlar vekilinin temyizi yönünden; Katılanlar yararına maktu vekalet ücretine hükmedilebilmesi için kendilerinin vekaletname ile atadığı bir vekille temsilinin gerekli olduğu ve dosya içerisinde bulunan belgelere göre katılanlar vekilinin baro tarafından zorunlu olarak görevlendirildiğinin anlaşılması karşısında, katılanlar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde isabetsizlik görülmediğinden, katılan vekilinin temyiz talebinin reddine karar verilmiştir. V. KARAR 1. Sanık hakkında alt soya karşı eziyet ve basit yaralamaya teşebbüs suçlarından kurulan hükümler yönünden; Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk Derece Mahkemeleri'nden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile; incelemeye konu suçların aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında bulunmadığı da dikkate alındığında sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca REDDİNE, 2. Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden; Gerekçe bölümünde (B ve C) bentlerinde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 13.05.2024 tarihli, 2023/2862 Esas ve 2024/1523 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve katılan vekilinin vekalet ücretine hasren yaptığı temyiz sebebi yönünden ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık ... Karabacak hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Denizli 9. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.11.2024 tarihinde karar verildi.