1. Hukuk Dairesi 2009/10159 E. , 2009/12611 K. MAHKEMESİ : ÇEŞME ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ, TARİHİ : 25/06/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden 3 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, komşu taşınmazda davalı şirketin işletmeciliğini yaptığı tesiste çok sayıda köpek bulunduğunu, gece gündüz köpeklerin havlamaları nedeniyle rahatsız olduğunu ileri sürerek, komşuluk hukuku gereğince elatmanın önlenmesi ve manevi tazminat isteğinde bulunmuştur. Davalı, davanın r…
**1. Hukuk Dairesi 2009/10159 E. , 2009/12611 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ÇEŞME ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ, TARİHİ : 25/06/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden 3 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, komşu taşınmazda davalı şirketin işletmeciliğini yaptığı tesiste çok sayıda köpek bulunduğunu, gece gündüz köpeklerin havlamaları nedeniyle rahatsız olduğunu ileri sürerek, komşuluk hukuku gereğince elatmanın önlenmesi ve manevi tazminat isteğinde bulunmuştur. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davalının tesisinde iki adet köpek olduğunu, iki adet köpekten fazla köpek bulundurulması halinde komşuluk hukuku gereğince davacı tarafa ve çevreye rahatsızlık verebileceği gerekçesiyle, köpek barınağında iki adetten fazla köpek bulundurulmamasına, manevi tazminat isteğinin ise reddine karar verilmiştir. Karar, taraflarca süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, komşuluk hukukundan kaynaklanan elatmanın önlenmesi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillere göre, davacının manevi tazminat isteğinin reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davacının, bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine. Ancak, Bilindiği üzere; özel ve tüzel kişiler, bir toplumda birlikte yaşama olanağı sağlayan, insancıl, gerçekçi, zorunlu hukuk kurallarına uymak, olağan yaşam koşullarına yöresel örf ve adete, tarafların objektif yönden değerlendirilecek duyarlılıklarına göre, hoşgörü sınırlarını aşan ve komşusuna zarar veren her türlü taşkınlıktan kaçınmak zorundadırlar. Öte yandan, taşkınlık teşkil etmeyen eylem ve davranışlara da komşunun katlanması gerekmektedir. Haklarda özgürlükler gibidir, birinin özgürlüğü ötekinin özgürlüğü ile sınırlıdır. Aksine düşünmek toplumsal yaşantıyı çekilmez hale getirir, en azından zorlaştırır. Tüm çağdaş hukuk sistemlerinde olduğu gibi hukukumuzda da komşuluk ilişkilerinden doğan zorunlu çıkar çatışmaları, komşuların katlanma ve kaçınma yükümlülükleri çeşitli yasa hükümlerinde, özellikle Türk Medeni Kanununun 737. ve devam eden maddelerinde düzenlenmiştir. Somut olayda, davacı, davalıya ait köpeğin devamlı havlaması nedeniyle rahatsız olduğunu gerekli önlemlerin alınmasını istemiş, dinlenen tanıklar köpeğin devamlı havladığını, davacıyı rahatsız ettiğini bildirmişlerdir. Ne varki, davacının rahatsızlığının objektif yönden boyutları, başka bir anlatımla katlanma sınırlarını aşıp aşmadığı üzerinde yeterince durulup açıklığa kavuşturulmamış, köpeğin havlama desibel boyutu, köpeğin havlamasının nedenleri, nasıl önleneceği, önlenememesi halinde köpeğin yaşama hakkını ve biçimini olumsuz yönde etkilemeyecek ve davacının rahatsızlığını ortadan kaldıracak hangi somut önlenmelerin alınması gerektiği, uzman bilirkişiler aracılığı ile saptanmamıştır. Hal böyle olunca, yerinde uzman bilirkişilerin huzurunda yeniden keşif yapılarak, davacının meskeni ile köpeğin bulunduğu yer arasındaki mesafenin, birbirlerine göre konumlarının ve olayın ceryan ettiği mekana ait özelliklerin belirlenmesi, köpeğin gözlenmesi, havlama nedenlerinin gerektiğinde veteriner hekime muayene ettirilerek saptanması, bundan sonra rahatsızlık verici halin davacının katlanma sınırlarını aşıp aşmadığı ve nasıl giderileceği hakkında bilirkişilerden yukarıda değinilen ilkeler çerçevesinde ayrıntılı rapor istenmesi ve sonucuna göre, en uygun ve makul önlemin veya önlemlerin alınmasına karar verilmesi gerekirken, noksan soruşturma ile yetinilerek infazı mümkün olmayacak biçimde yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. Tarafların, temyiz itirazları bu nedenle yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 07.12.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.