Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/601 E. , 2024/1642 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2021/601 Karar No:2024/1642 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlğı VEKİLİ : ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ...İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirketin 2014 yılı net satış hasılatının (01/01/2014 ta…
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/601 E. , 2024/1642 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2021/601 Karar No:2024/1642 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlğı VEKİLİ : ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ...İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirketin 2014 yılı net satış hasılatının (01/01/2014 tarihinden 30/04/2014 tarihine kadar) tamamının %1'i üzerinden evrensel hizmet katkı payı alınmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce, "davanın süre aşımı nedeniyle reddi" yolundaki kararının Dairemizin 07/03/2019 tarih ve E:2016/1466, K:2019/704 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak verilen kararda; evrensel hizmet katkı payının işletmecilerin sadece yetkilendirme kapsamındaki faaliyetlerinden elde ettiği net satışlar üzerinden alınması gerekirken, davacı şirketin tüm faaliyetlerden elde edilen gelirin yetkilendirme kapsamında kabul edilmesinde 5369 sayılı Evrensel Hizmet Kanunu'na uygunluk bulunmadığından, elektronik haberleşme hizmeti kapsamında olmayan hizmet satışları dahil edilerek hesaplanan miktar üzerinden evrensel hizmet geliri tahsil edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 5369 sayılı Kanun'a göre yetkilendirmeye tabi hizmetlerin dışında bir faaliyet yürütmeleri mümkün olmayan işletmecilerin net satışlarının, yetkilendirme kapsamındaki faaliyetlerinin tamamı üzerinden tespit edilerek evrensel hizmet katkı payının buna göre hesaplanmasının gerektiği, evrensel hizmet katkı payının kapsamı dışında tutulması gerektiği iddia edilen faaliyetlerin katma değerli elektronik haberleşme hizmetleri olduğu, bu nedenle davacı şirketin faaliyetlerinin bir bütün olarak ele alınmasının gerektiği, nitekim, davacı şirketin resmi internet sitesi olan http://www.elips.com adresinden de görüleceği üzere şirketin ISS hizmeti vermenin dışında bilgisayar ve ekipmanları satış, bakım-onarım hizmeti ile internet altyapısı kullanılarak sunulan network vb. hizmetler sunduğu, bilgisayar, modem satışı gibi hizmetleri elektronik haberleşme hizmetleri dışında saymanın ve net satış gelirinden ayrı tutmanın mümkün olmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Mahkeme kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Elektronik haberleşme alanında faaliyet gösteren davacı şirket tarafından, davalı idarece tesis edilen, 2014 yılına ait yıllık net satış hasılatının %1'inin (Evrensel Hizmet Katkı Payı) 2015 yılının Nisan ayı sonuna kadar Bakanlık banka hesap numarasına gönderilmesi gerektiğine ilişkin 11/03/2015 tarih ve 17412 sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 5369 sayılı Evrensel Hizmet Kanunu'nun “Tanımlar” başlıklı 2. maddesinde, “Elektronik Haberleşme”, işaret, sembol, ses, görüntü ve elektrik işaretlerine dönüştürülebilen her türlü verinin kablo, telsiz, optik, elektrik, manyetik, elektromanyetik, elektrokimyasal, elektromekanik ve diğer iletim sistemleri vasıtasıyla iletilmesi, gönderilmesi ve alınması; “Evrensel Hizmet”, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde coğrafi konumlarından bağımsız olarak herkes tarafından erişilebilir, önceden belirlenmiş kalitede ve herkesin karşılayabileceği makul bir bedel karşılığında asgari standartlarda sunulacak olan, internet erişimi de dahil elektronik haberleşme hizmetleri ile bu Kanun kapsamında belirlenecek olan diğer hizmetler; “Evrensel Hizmet Yükümlüsü”, elektronik haberleşme sektöründe, ilgili mevzuatına göre Kurumca yetkilendirilmiş ve bu Kanun kapsamındaki hizmetleri sağlamakla yükümlü kılınan işletmeci; “İşletmeci” ise, ilgili mevzuatına göre Kurumca veya bu Kanun kapsamına alınmış hizmetler bakımından ilgili diğer mercilerce yetkilendirilmiş olan işletmeciler olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un "Evrensel hizmetin kapsamı" başlıklı 5. maddesinde, "Evrensel hizmet; a) Sabit telefon hizmetlerini, b) Ankesörlü telefon hizmetlerini, c) Basılı veya elektronik ortamda sunulacak telefon rehber hizmetlerini, d) Acil yardım çağrıları hizmetlerini, e) internet hizmetlerini, f) Ulaşımı deniz yoluyla sağlanabilen yerleşim alanlarına yolcu taşıma hizmetlerini, g) Deniz haberleşmesi ve seyir güvenliği haberleşme hizmetlerini, kapsar. ..."; işlem tarihinde yürürlükte bulunan hâliyle “Evrensel hizmetin gelirleri” başlıklı 6. maddesinde, “… b) Hazine payı ödemekle yükümlü işletmeciler dışındaki işletmeciler ve Türk Telekom yıllık net satış hâsılatının % 1’ini, izleyen yılın Nisan ayı sonuna kadar; faaliyetleri gereği Hazine payı ödemekle yükümlü olduğu hâlde Hazine payı ödemeyi gerektirmeyen hizmetleri de yürüten işletmeciler ise Hazine payına esas teşkil etmeyen yıllık net satış hâsılatının % 1’ini, izleyen yılın Nisan ayı sonuna kadar, Bakanlığa bildirir. Bu meblağ aynı süre içinde Bakanlığın Merkez Saymanlık Müdürlüğü hesabına aktarılır ve bütçeye “Evrensel hizmet gelirleri” adı altında gelir kaydedilir …” kurallarına yer verilmiştir. 28/05/2009 tarih ve 27241 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanan Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği'nin "Yetkilendirme başvuru şartları" başlıklı 7. maddesinde, "Bildirim veya bildirimle birlikte kullanım hakkı verilmesi suretiyle yetkilendirilmek için Kuruma başvuru yapan şirkette aşağıdaki şartlar aranır: a) Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre, yalnızca yetkilendirmeye tâbi faaliyetleri veya bununla birlikte yetkilendirme konusu hizmeti yerine getirirken gerekli ve/veya ilgili olan cihaz satış, kurulum, bakım-onarım ve danışmanlık gibi faaliyetleri yürütmek üzere anonim veya limited şirket statüsünde kurulmuş olması, b) Şirketin tescil ve ilan olduğu Ticaret Sicil Gazetesinde yer alan ana sözleşmesinde faaliyet alanı kapsamında “elektronik haberleşme hizmeti/telekomünikasyon hizmeti sunulması ve/veya şebekesi veya altyapısı kurulup işletilmesi” ifadesine veya yetkilendirilmeyi talep ettiği elektronik haberleşme faaliyetine yer verilmiş olması (...)" kuralı yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Aktarılan kurallardan, evrensel hizmetin, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde coğrafi konumlarından bağımsız olarak herkes tarafından erişilebilir, önceden belirlenmiş kalitede ve herkesin karşılayabileceği makul bir bedel karşılığında asgari standartlarda sunulacak olan internet erişimi de dahil elektronik haberleşme hizmetleri ile bu Kanun kapsamında belirlenecek olan diğer hizmetleri ifade ettiği, işletmecilerin tüm faaliyetlerinden elde ettiği gelirlerin yetkilendirme kapsamında kabul edilemeyeceği, dolayısıyla evrensel hizmet geliri olarak yapılacak ödemenin gelir tablosunda yer alan tüm net satış hasılatı üzerinden hesaplanarak ödenmesinin istenilemeyeceği açıktır. Ancak, Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği'nin 7. maddesinde, işletmecilerin, yetkilendirmeye tâbi elektronik haberleşme hizmeti faaliyetleri veya bununla birlikte yetkilendirme konusu hizmeti yerine getirirken gerekli ve/veya ilgili olan cihaz satış, kurulum, bakım-onarım ve danışmanlık gibi faaliyetleri yürütmek üzere kurulacağı belirtildiğinden, anılan gerekli ve/veya ilgili faaliyetlerin de esasen dolaylı olarak yetkilendirme kapsamında kabul edildiği anlaşılmaktadır. Buna karşılık, yetkilendirme konusu elektronik haberleşme hizmetleri için gerekli ve/veya bu hizmetlerle ilgili olmayan diğer faaliyetler ise yetkilendirme kapsamında kabul edilemeyecektir. Yetkilendirmeye tâbi faaliyetler için gerekli ve/veya bunlarla ilgili bu yan faaliyetleri gerçekleştiren ve bunlardan gelir elde eden işletmecilerin, piyasada aynı faaliyetlerden gelir elde eden yetkilendirilmemiş diğer teşebbüslerle aynı hukuki durumda olduklarının kabul edilemeyeceği açıktır. Zira yetkilendirilmiş işletmeciler, abonelerden kaynaklı hazır bir müşteri portföyüne sahip olup, bu ürün ve/veya hizmetleri ilgili elektronik haberleşme hizmetiyle birlikte pazarlayabilme ve bunların ücretlerinin aylık faturaya yansıtılmak suretiyle tahsil edilebilmesi gibi rekabet avantajlarını haizdir. Dolayısıyla, yetkilendirmeye tâbi hizmetler yerine getirilirken gerçekleştirilen, yetkilendirme konusu hizmet için gerekli ve/veya bu hizmetle ilgili olan faaliyetlerden elde edilen gelirlerin de evrensel hizmet katkı payı matrahına dahil edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Uyuşmazlıkta, davacının evrensel hizmet katkı payı matrahına dahil edilmemesi gerektiğini ileri sürdüğü gelir kalemleri bu bağlamda değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekmektedir. Davacı tarafından, dava konusu işlemin kaldırılması istemiyle idareye yapılan 30/04/2015 tarihli başvuruda ve dava dilekçesinde, katılmak istediği ihale kapsamında yeterlik kriteri olarak belirlenmesine istinaden 13/08/2013 tarihinde BTK'ya başvurarak "altyapı işletmeciliği hizmeti" (AİH) ve "internet servis sağlayıcılığı hizmeti" (ISS) yetkilendirmesi aldığı, ancak ihaleyi kazanamamaları üzerine 02/04/2014 tarihinde bu kez yetkilendirmelerin iptali talebiyle Kurul'a başvurulduğu, Kurul'un 30/04/2014 tarihi itibarıyla yetkilendirmeyi iptal ettiği, dolayısıyla elektronik haberleşme alt yapısı işletmedikleri ve hiçbir aboneye sahip olmadıkları, 01/01/2014 tarihinden 30/04/2014 tarihine kadar hesaplanan 15.000.000.000,00-TL hasılatın tek kuruşunun dahi yetkilendirme kapsamındaki faaliyetlerden kazanılmadığı iddia edilmektedir. Davacının bu iddialarına karşılık davalı idare tarafından temyiz dilekçesinde, davacı şirketin resmi internet sitesinden de görüleceği üzere şirketin ISS hizmeti vermenin dışında bilgisayar ve ekipmanları satış, bakım-onarım hizmeti ile internet altyapısı kullanılarak sunulan network vb. hizmetler sunduğu ileri sürülmüşse de, dava konusu işlemin tesisi aşamasında davacı şirketin faaliyet alanının ve anılan tarihler aralığında elde ettiği hasılatın kaynağının ne olduğunun araştırılmadığı veyahut söz konusu kriterlerin dikkate alınıp alınmadığının belirtilmediği, bir başka ifadeyle davacının ileri sürdüğü argümanlara rağmen evrensel hizmet katkı payı matrahına dahil edilen gelir kalemlerinin neler olduğu hususunun açık ve net bir şekilde somutlaştırılmadığı anlaşıldığından, hukuken geçerli ve somut bir sebep ortaya konulmadan davacının 01/01/2014 ila 30/04/2014 tarihleri arasındaki net satış hasılatının tamamı üzerinden evrensel hizmet katkı payı alınmasına yönelik dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uygunluk, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararında ise sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin iptali yolundaki .... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:... K... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine, 5. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine, 6. 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03/04/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.