Başvuru, iş mahkemesinde görülen istirdat davasının kesin hüküm nedeniyle reddi ve yargılamanın makul sürede sonuçlanmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, iş mahkemesinde görülen istirdat davasının kesin hüküm nedeniyle reddi ve yargılamanın makul sürede sonuçlanmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 23/12/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu tarafından 29/4/2009 tarihinde Ankara İş Mahkemesinde Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) aleyhine açılan istirdat davasında başvurucu,SGK tarafından noksan işçilik bedeli ve gecikme cezası nedeniyle tahhakkuk ettirilerek ödeme emrine bağlanan ve haksız olarak ödenmek zorunda kalınan 569,81 TL bedelin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Yapılan değerlendirme sonucu Ankara İş Mahkemesi 13/9/2011 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne hükmetmiştir. Kararın ilgili kısımları şöyledir:"... davacı şirketin Kurum kayıtlarına göre iş yeri olarak tescilinin bulunduğu, Kurum müfettişlerince düzenlenen raporda noksan işçilik karşılığı olarak 839,70 TL Kurum lehine alacak tahakkuk ettirildiği ve Kurumca tahsilinin talep edildiği, davacı işverence Ankara İş Mahkemesi'ne 2003/1618 esasında dava açıldığı, yargılama aşamasında 5458 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği, Yasa hükmüne göre Yasadan yararlanmak için 2006 tarihinde Kuruma yapılan başvuruda borçların yeniden yapılanması ve taksitlendirme olanağının sağlanması için feragat şartının getirildiği, davacının davadan feragat ettiği, Kurumca yapılan yeniden yapılandırma sonucu davacının Kuruma 192,28 TL ödediği, davacının fazladan haksız olarak ödemek zorunda bırakıldığı miktarı talep ettiği anlaşılmış yapılan keşif, bilirkişi hesaplamaları doğrultusunda dava konusu işin yapımında teknolojik makina ve araçların kullanılmış olması nedeni ile işçilik bedellerinin düşük olması gerektiği, dava konusu iş için % 05 işçilik oranlarının bilirkişilerce hesaplandığı bu hesaplama doğrultusunda davacının davalı Kuruma 67 TL eksik işçilik bildiriminde bulunduğu, anlaşılmış, bunun sonucu hesaplanan prim borcunun miktarı yine bilirkişilerce hesaplanmış hesaplamalar doğrultusunda Kurumun davacıdan haksız yere tahsilatta bulunduğu anlaşılmış bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü cihetine gidilerek aşağıdaki hüküm fıkrası kurulmuştur. ..." Temyiz incelemesi sonucu İlk Derece Mahkemesinin kararı Yargıtay Hukuk Dairesinin 16/1/2012 tarihli ilamı ile bozulmuştur. İlamın ilgili kısımları şöyledir: "... Somut olayda, müfettiş raporuna dayalı olarak, davacı tarafından yapılan taahhüt konusu işte, asgari işçilik oranının %8 olduğu belirlenerek prim tahakkuk ettirilmesi üzerine, davacı şirket tarafından sözkonusu prim borcunun iptali istemiyle Ankara İş Mahkemesinin 2003/1618 Esas sayı iledava açıldığı, mahkemenin 2005/561 Karar sayılı kararı ile, bilirkişi raporu doğrultusunda asgari işçilik oranı %5kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davalı SGK'nın temyizi üzerine Dairemizin 2005 tarih ve 6478/7292 sayılı kararı ile, yapılan işte asgari işçilik oranının %8 olması gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verildiği; mahkemece direnme kararı verilmesi üzerine, Hukuk Genel Kurulunun 2006 tarih ve 2006/10-313 Esas, 2006/362 Karar sayılı kararı ile özel daire bozma kararına uyulması gerekirken önceki kararda direnilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle bozulduğu, Hukuk Genel Kurulunun bozma ilamı sonrasında davacı şirketin, 5458 sayılı Yasadan faydalanmak için davadan feragat ettiği, yapılandırmadan faydalanılarak eksik işçilik nedeniyle tahakkuk ettirilen prim borcunun ödendiği, bu kez davalı şirketin iş bu dava ile ödenenprimin istirdatına karar verilmesini istediği anlaşılmaktadır. ... O halde, eksik işçilik nedeniyle tahakkuk ettirilen prim borcunun iptali istemli davadan feragat edilmesi nedeniyle kesin hükmün sonuçları doğmuştur. Öte yandan, anılan davada hükme esas alınanbilirkişi raporunda asgari işçilik oranı %5 olarak belirlenmiş, ancak Dairemizin bozma ilamı ile asgariişçilik oranının %8 olması gerektiğinden bahisle bozulmuş, direnme kararı üzerine Hukuk Genel Kurul kararı ile de asgari işçilik oranının %8 olduğu hususu kesinleşmiştir. Mahkemece, kesin hüküm nedeniyle ve yine Yargıtay ilamı ile asgari işçilik oranının kesinleştiği hususu nazara alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. ..." Bozma ilamının ardından dava dosyasını yeniden incelemeye alan Ankara İş Mahkemesi 27/11/2012 tarihli kararıyla bozma ilamına uyarak daha önce kesinleşmiş hüküm bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine hükmetmiş, temyiz incelemesi sonucu karar Yargıtay Hukuk Dairesinin 30/9/2013 tarihli ilamı ile onanmış ve yargılama sona ermiştir. Başvurucu Yargıtay onama ilamını 25/11/2014 tarihinde Mahkeme kaleminde tebliğ aldığını belirterek 23/12/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.