Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir.
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda, davanın kısmen kabulüne dair hükme karşı, süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı firma tarafından Ankara 27. İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı dosyası üzerinden ödeme emrinde aynen yazıldığı şekliyle "08.06.2012 tarihli ..... seri numaralı 7.380,90TL bedelli fatura alacağı sebebiyle, ...... Vergi No: ..." bilgilerini haiz şirkete icra takibi başlatılarak, ödeme emrindeki adrese tebligat çıkartıldığını ve şirket yetkilisi olduğu belirtilen ... isimli şahsa tebligat yapıldığını, süresinde itiraz edilmediğinden takibin kesinleştiğini ve alacaklı şirket tarafından haciz işlemlerine başlanıldığını, davacı şirketin ise tam unvanının .... olduğunu ve vergi dairesinin ... ..., vergi numarasının ... olduğunu, şirket adresinin takip tarihinde....”, icra mahkemesine başvurulduğu tarihte ise "....." olduğunu, yetkilisinin ise ... olduğunu, davalının kendileri ile hiçbir zaman alım satım ilişkisi dahi olmamasına rağmen unvan benzerliği sebebiyle hatalı olarak, davacı şirketin vergi numarasının kullanıldığını ve davacı şirketin malvarlığına haciz uygulandığını, davacı firmanın araçlarına haciz konulması üzerine durumdan tesadüfen haberdar olunduğunu, icra dosyası incelenerek hatanın fark edilerek, davalı şirket ve hatta vekiliyle sözlü olarak görüşüldüğünü ancak bu çabalarının sonuçsuz kaldığını, davacı şirket yetkilisi tarafından hatanın düzeltilmesi ve böyle bir borçlarının olmadığı yönünde 02.07.2013 tarihli dilekçenin icra dosyasına sunulması üzerine Müdürlükçe davacı şirkete ait araçlar üzerindeki hacizlerin fek edildiğini, ancak davalı şirketin yeniden aynı araçlar üzerine haciz koyduğunu, davacı şirketin yine dilekçe ile başvurarak 20.12.2013 tarihinde hacizleri fek ettirdiğini, akabinde dosya alacaklısının talebi ile davacı şirketin unvanı yazılmak suretiyle .... Sicil Müdürlüğünden firma bilgilerinin talep edildiğini, dosyada asıl borçlu olan ve davacı şirket ile unvan benzerliği olan ... .... firması ile ilgili bilgiler talep edilmediğinden, icra müdürlüğünde sanki asıl borçlu davacı şirketmiş gibi bir izlenim yaratıldığını, her iki şirketin unvanında yer alan "..." ismi haricinde, davacı şirket ile asıl borçlu firmanın unvan, yetkili, ticaret sicil numarası ve vergi kayıt bilgilerinin birbirinden tamamen farklı olduğunu, icra takibi ve dayanak faturada davacıya ait tek bilginin vergi numarası olduğunu, davalının haksız ve kötüniyetli icra ve haciz işlemleri nedeniyle davacı şirketin maddi olarak zarara uğradığını, bu zararlarından,.... plaka sayılı aracın konulan yakalama şerhi nedeniyle Nazilli'de yakalanması nedeniyle, davacı şirket yetkilisi, eşi ve çocuğunun Ankara'ya dönüşü için 194,50TL otobüs bilet ücreti, araç üzerindeki yakalama şerhinin kaldırılması üzerine davacı şirketçe yetkilendirilen ...'ın Nazilli'ye gidiş otobüs ücreti 75TL ile yemek ücreti 27TL harcama yapıldığını, ayrıca Nazilli'de araç teslim alınırken Nazilli l.İcra Müdürlüğü'nün... Talimat sayılı dosyası üzerinden ödenen 217TL yediemin otopark ücreti, talimat dosyasına araç teslimi nedeniyle yatırılan 68,50TL teslim harcı ile 30TL masraf avansı (taksi ücreti) olmak üzere belgelendirilen maddi zararının 543,50TL olduğunu, Ankara 27.1cra Müdürlüğü'nün ....sayılı takibinin başlatıldığı 28.03.2013 tarihinden, Ankara l5. İcra Hukuk Mahkemesi'nin... Esas sayılı kararının kesinleştiği ve araçlar üzerindeki hacizler kaldırılana kadar geçen 4 yıldan fazla süre içerisinde yapılan haksız ve ısrarlı haciz işlemleri nedeniyle davacı şirketin ticari itibarının zedelendiğini ve manevi olarak zarara uğratıldığını, bankalarla olan kredibilitesinin olumsuz etkilendiğini, davalı şirket ile aralarında hiçbir ticari iş ilişkisi olmadığı halde TTK uyarınca basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü olan davalının davacıdan hiçbir alacaklarının olmadığını bilmesi gerektiğini, bu yanlışlığın gerek sözlü, gerekse yazılı ve resmi yollarla bir çok kez dile getirilmesine rağmen düzeltilmeyerek, davacı şirketin her yoldan sıkıştırılmaya çalışıldığını, davalının, davacı şirketin gerçek borçlu olmadığını bildiği/öğrendiği halde menkul haczine geldiğini, defalarca araçlarına haciz koyduğunu, ...... plakalı aracına yakalama şerhi koydurarak yakalattığını ve hatta satış işlemlerine başlayıp, sürdürerek satış ilanı aşamasına kadar geldiğini, tedbir kararına rağmen menkul haczine kalkışarak ek tedbir talep edilmesine yol açtığını, davalının kötüniyetinin açıkça ortada olduğunu, davacı şirketin inşaat sektöründe ve özellikle .... ihaleler alarak Devlete iş yapan bir firma olduğunu, bu işleri yürütürken de çeşitli bankalardan krediler çekmekte, teminat mektupları almakta ve işlerinin devamlılığını sağlamakta olduğunu, büyümek ve daha büyük işler alabilmek için bankalardaki kredilitesinin yüksek olması gerektiğini, bunun için de araçlarını, aldığı ihaleleri, bankalardaki kredi limitinin teminatı olarak gösterildiğini, dönem dönem bankalarca müşterilerinin kredi limitlerinin güncellendiğini, böyle bir dönemde davacının çalıştığı...... Şubesi tarafından güncelleme yapıldığı sırada davacı şirketin araçları üzerine davalı tarafça konulan hacizlerin görülerek, davacıya bu durumun bildirildiğini,...... tarafından işbu hacizler nedeniyle davacının riskli olduğu değerlendirilerek, o tarihte 700.000TL olan kredi limitinin 200.000TL'ye düşürüldüğünü, davalının ağır kusurlu olduğunu, davalının kötüniyeti ve ağır kusurlu olması nedeniyle haksız haciz nedeniyle manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini beyanla 543,50TL maddi, 30.000TL manevi tazminatın, Ankara 15. İcra Hukuk Mahkemesinin ..... Esas sayılı kararının kesinleştiği 20.06.2017 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.