İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ :16/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ :16/03/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasından başlatılan takibe itiraz hakkı illegal yollarla engellendiğini, 5.945,44.TL…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2155 - 2026/573 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/2155 KARAR NO : 2026/573 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ... NUMARASI : ... Esas ve ... Karar DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ :16/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ :16/03/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasından başlatılan takibe itiraz hakkı illegal yollarla engellendiğini, 5.945,44.TL tutarlı takibe itiraz eden müvekkil şirketin 243.824,15.TL tutarlı haksız takibe itiraz etmemesi, bu hakkını kullanmaması hali hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, müvekkil şirketin davalı tarafa borçlu olmadığı gibi davalı taraftan yüklü miktarda alacağının mevcut olduğunu, müvekkil şirket tarafından davalı aleyhine ....İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile ... tanzim, ... vade tarihli 76.500,00.TL'lik çekin tahsili amaçlı başlatılan takip devam ettiğini, davalı taraf borçlarından kurtulabilmek için hileli yollarla müvekkil şirket aleyhine icra takipleri başlatarak ve müvekkil şirketin itiraz hakkını hileli yollarla engelleyerek bu takipleri koz olarak kullanmak istendiğini, tarafların ticari defter ve kayıtları incelendiğinde müvekkil şirketin borçlu değil, alacaklı olduğunun ortaya çıkacağını, müvekkil şirketin bir ... kuruluşu olup, meyve suyu konsantresi, meyve püresi, salça ve her çeşit meyve bazlı ürün işlemek amacıyla kurulan köklü ve başarılı bir şirket olduğunu, davalı taraf müvekkil şirketin borçlusu olup, borçlarını ödemediği gibi, borcu karşılayacak malvarlığı da bulunamadığı için müvekkil şirket yüklü miktardaki alacaklarını halen tahsil edememiş durumda olduğunu, davalının kötü niyetlerle başlattığı ve kanuna karşı hile ile kesinleştirdiği icra takibine itiraz hakkı engellenen müvekkil şirketin son derece mağdur olduğunu, müvekkillerinin banka hesaplarına ve araçlarına söz konusu takip nedeniyle haciz konduğunu, alacaklı iken şeklen borçlu durumuna düştüğünü, takip dosyasında davalı tarafın borcun sebebi hususunda bir açıklama vapmadığını, ayrıca müvekkil şirketin banka hesaplarına, araçlarına söz konusu haksız takip nedeniyle haciz konulduğunu, müvekkil şirketin icra takibi nedeniyle son derece mağdur olduğunu, açıklanan nedenlerle; İİK 72/3 maddesi uyarınca mahkemece takdir olunacak muhik bir teminat mukabilinde icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkil şirketin, .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında girişilen icra takibi nedeniyle alacaklı tarafa borçlu olmadığının tespitine, davalı tarafın asıl alacağın en az % 20'si tutarında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı şirketten alacağı nedeniyle .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile icra takibi açıldığı, ödeme emrini içerir tebligatın borçlu şirketin kayıtlı çalışanına tebliğ edildiği, takibe süresi içinde itiraz edilmediği, icra takibinin kesinleştiği, bunu üzerine davacı tarafın davacının tebligatın iptali istemli dava açtığını, mahkeme ilamı ile reddedildiğini, tarafların ticari defterleri, BA/BS beyanları ile davalı alacağının sabit olduğu davanın reddine ve %20 tazminata karar verilmesi talep edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararında, ister 2014 yılsonu bakiyesine ister ticari ilişkinin sonlandığı 2015 yılı sonuna göre değerlendirme yapılsın davacı şirket kayıtlarında davacının davalıya borcu gözükmediği, sonuç itibariyle davalı ve davacı şirket defterlerine göre davalının alacaklı olduğu ispatlanamadığı, davalı tarafın alacağını kanuni delillerle (HMK 200 vd. maddelerine göre senet, yemin, ikrar) ispat yükümlüğü bulunduğu, davalı tarafın yemin deliline dayanması üzerine davacı şirket yetkilisi ... tarihli duruşmada şirketin davalıya borçlu olmadığına dair yemin ettiği, davalı tarafın takip dosyasındaki alacağını ispatlayamadığı, bu nedenlerle davanın kabulü gerektiği kanaatine varıldığı, takip haksız olmakla birlikte kötü niyetle takip yapıldığı hususu ispatlanmadığından davacı tarafın %20 tazminat istemi reddedildiği gerekçesi ile davanın kabulüne, .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası nedeni ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı tarafın kötü niyetli takipte bulunduğu ispatlanmadığından %20'i tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2009-2010-2011-2012-2013-2014 yılında domates çiftçisi olarak davalı şirkete sürekli arsa kiralayıp domates ekimi yaptığı, son dönem dava konusu olan yıla ilişkin ödeme yapılmadığı için tahsil yoluna gidildiği, bu durumun bilirkişilerce ve hakim tarafından değerlendirilmeden hüküm kurulduğunu, müvekkilinin yapmış olduğu işin tanımı niteliği yapılmadan hüküm kurulduğunu, dava dosyasında ilk baştan itibaren birçok kez bilirkişi incelemesine gidildiği, hiçbirinde hükme esas alınacak dava konusu olay ve durumları tanımlayan davacının hesapları ve vergi kayıtları vb konularda mahkemede karar vermeye yetecek bir rapor hazırlanmadığı, müvekkilinin davacı şirkete borcu olsa domates ekim işlemlerine devam etmeyeceği, şirket kayıtlarının gerçeğe aykırı düzenlendiği, davacı ile müvekkilinin ilişkisi ve yapılan işin niteliği gereği davacının ticari kayıt ve iddialarının tutarsızlığı, ayrıca ticari ve olağan hayatın akışına uygun olmadığının sabit olduğu, dava konusu müvekkilinin alacağı hesaplanır iken birden 2015 yılı için müvekkilinin 913.397,52 TL borçlu gösterildiği, dava konusu alacağın ise bu usulsüz çıkartılan borçtan mahsup edildiği, bu durumun açıkça hukuka aykırı olduğunu, sahtecilik iddiasında berat hükmü çıkmış ise de şirketin genel muhasebe müdürünün sorumlu tutulmasından kaynaklandığı, yemin teklifine ilişkin gelen kişinin yapılan incelemede yemin teklifi yasal şartlarına uygun olmadığı bu nedenle bu hakkı kullanmaktan vazgeçmiş sayılması gerekir iken yeniden süre verilerek talimat yolu ile dinlenmesine karar verildiği, tekrardan yemin için süre verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, soruya uygun olmayan yemin metnindeki soruları karşılamayan çelişkili cevaplar verildiği, davanın reddinin gerektiğini, davacının ispat yükünün müvekkiline yükletildiğini, zaten müvekkilinin alacak dayanağı belgeler ve yine sözleşmeler, ..., Sulama Birliği Ödemleri, Fide ve Zirai İlaç alımları gibi birçok yazılı belge ile alacağını ve yine domates sattığını ispat ettiğini, dava konusu alacağa ilişkin olarak alınan bilirkişi raporlarının hükme esas nitelikte olmadığını, hakimin bu raporlara göre karar verme zaruriyeti bulunmadığını, bilirkişilerin bu hukuka aykırı raporlarının değerlendirilmemesi gerekir iken hükme esas alındığını, davanın reddi gerekir iken usul ve yasalara aykırı olarak ve bilirkişi raporlarının usule uygun ve karar vermeye yeterli olmadığı açıkça ortadayken bunlara dayanarak verilen kararı istinaf etme zaruriyetinin doğduğunu, açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun kabulü ile kararının bozulması/kaldırılması, davanın reddi ile yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafın borçlarından kurtulabilmek için hileli yollarla müvekkil şirket aleyhine icra takipleri başlatarak ve müvekkil şirketin itiraz hakkını hileli yollarla engelleyerek bu takipleri koz olarak kullanmak istediği, müvekkili şirketin borçlusu olan davalı tarafın borçlarını ödemediği gibi, davalının kötü niyetle başlattığı ve kanuna karşı hile ile kesinleştirdiği icra takibine itiraz hakkı engellenen müvekkil şirket son derece mağdur duruma düştüğü, takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu açıkça anlaşılan davalı taraf bakımından kötü niyet tazminatına hükmolunması gerektiği, istinaf talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesi ile, davalı tarafından davacı hakkında .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibe itiraz hakkının engellendiğini, davacı şirketin davalıya borcu olmadığı gibi aksine davalıdan alacaklı olduğu, .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile davalı hakkındaki takibin devam ettiği, alacağın varlığını ve miktarını ispat yükünün davalı tarafta olduğu belirtilerek .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takibi nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, davalı vekili alacağının tahsili için takip başlatıldığı ve takibin kesinleştiği, tarafların ticari defterleri, BA/BS beyanları ile davalı alacağının sabit olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş ve işbu karara karşı davacı vekilince ve davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalı tarafından davacı hakkında 198.900,00 TL asıl alacak, 44.924,15 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 243.824,15 TL için genel haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak ... ve ... tarihleri arasında faturalı olarak irsaliye ile teslim ile satın alınmış bulunan sanayi tipi domates bedeli olarak gösterildiği anlaşılmıştır. Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, başka bir deyişle bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru-El Kitabı, s.370 ilâ 372). Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, davalı tarafından davacıya...-... tarihleri arasında sanayi tipi domates satışı yapıldığı bu nedenle davacıdan alacaklı olunduğunun ileri sürüldüğü, davacı ise davalıdan domates satın almadığı, domates yetiştirilmesi amacı ile dava dışı kişiden tarla kiralandığı, davalının sadece yetiştirici olarak ürünler ile ilgilendiği, davalıya yapmış olduğu masraf ve işçiliklerle ilgili ödeme yapıldığı, davalının domatesleri bilgisi haricinde başkalarına sattığı, davalıdan alacaklı olduğunun belirtildiği, davanın niteliği gereğince davalının davacıya sanayi tipi domates satıp teslim ettiği, bu nedenle davalıdan alacaklı olduğunun usulüne uygun deliller ile ispat edilmesi gerektiği, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporu ile davalı defter kayıtlarında davacı şirket ile olan ticari ilişkisisne ilişkin hiç bir kayıt olmadığı, davalının ilgili ticari defterlerinde lokanta ve restoran işletmeciliği ile ilgili kayıtların olduğu, davacının defter ve kayıtlarına göre 2013 yılı defter kayıtlarında davacının davalıdan 455.122,84 TL alacaklı olduğu, 2014 yılı defter kayıtlarında davacının davalıdan davalıdan 693.700,72 TL alacaklı olduğu, 2025 yılı defter kayıtlarında davalıdan 913.397,52 TL alacaklı olduğu, davalıya borcunun olduğuna dair kayıt bulunmadığının tespit edildiği, .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararı ile davalı ...’in şikayeti üzerine ... hakkında 12 adet müstahsil makbuzunda ...’in imzası taklit ederek imza attığı iddiasıyla özel belgede sahtecilik suçundan kamu davası açıldığı, mahkeme yargılama sonucunda makbuzlardaki imzanın sanığın eli ürünü olmaması nedeniyle beraatına karar verildiği, verilen kararın kesinleştiği, davalının yemin deliline dayandığı, davacı şirket yetkilisinin davalıya borçlu olmadığına ilişkin usulüne uygun olarak yemin ettiği, davalının davacıdan alacaklı olduğunun ispatlanamadığı, İİK’nın 72/5. maddesinde, menfi tespit davasının davacı (borçlu) lehine sonuçlanması üzerine takibin, haksız ve kötü niyetli olması halinde davacı (borçlu) lehine kötü niyet tazminatına hükmedileceğinin düzenlendiği, somut olayda davalının kötü niyetli olduğu ispat edilemediği, sonuç olarak ilk derece mahkemesince davanın kabulüne ve davacının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu taraf vekillerinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Yukarıda belirtilen sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu davacı ve davalı vekillerinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : 1)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararına karşı davacı ve davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE, 2)a-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 732,00.TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 80,70.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 651,30.TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, b-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 16.655,62.TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 4.163,91.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 12.491,71.TL'nin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3)a-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, b-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA, 4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi gereğince kararın dairemizce taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanun'un 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 16/03/2026 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır