Başvurucu, 18/3/2004 tarihinde Gölbaşı (Ankara) Asliye Hukuk Mahkemesinde aleyhine açılan tazminat davasına ilişkin yargılama sırasında davacı tarafın açıklamalarının ve bilirkişi raporlarının kişilik haklarını sarstığını, yargı makamları önünde hakkında ileri sürülen iddialar nedeniyle sosyal çevresi tarafından dışlandığını ve yargılamanın makul sürede sonuçlanmadığını belirterek, kişinin maddi ve manevi varlığını koruma, etkili başvuru ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmü
Başvurucu, 18/3/2004 tarihinde Gölbaşı (Ankara) Asliye Hukuk Mahkemesinde aleyhine açılan tazminat davasına ilişkin yargılama sırasında davacı tarafın açıklamalarının ve bilirkişi raporlarının kişilik haklarını sarstığını, yargı makamları önünde hakkında ileri sürülen iddialar nedeniyle sosyal çevresi tarafından dışlandığını ve yargılamanın makul sürede sonuçlanmadığını belirterek, kişinin maddi ve manevi varlığını koruma, etkili başvuru ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş, tazminat talep etmiştir. Başvuru, 14/2/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumunun bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca 27/5/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 18/7/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 10/9/2014 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Başvurucu aleyhine 18/3/2004 tarihinde Gölbaşı (Ankara) Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada, davacı; çocuk yaşta iken kendi rızası dışında ve mahkemeden izin alınmadan başvurucu ile resmi nikahsız olarak evlendirildiğini ve cinsel ilişkiye zorlandığını belirterek tazminat talep etmiştir. Gölbaşı (Ankara) Asliye Hukuk Mahkemesi 11/10/2012 tarih ve E.2004/123, K.2012/841 sayılı kararı ile davacı tarafın şikayeti üzerine Ankara Ağır Ceza Mahkemesinin E.2004/288, K.2006/103 sayılı dava dosyasında yapılan yargılamada cebir ve şiddet kullanıldığına dair delil bulunmaması nedeniyle başvurucunun, mağdure davacının rızası ile ırzına geçmek suçundan cezalandırılmasına hükmedildiği, davacının, zorla ırzına geçme söz konusu olduğu yönündeki temyiz talebinin de kabul edilmediği, dosya içerisinde yer alan deliller ile ceza dosyasında yer alan deliller değerlendirildiğinde zorla ırza geçme iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay Hukuk Dairesinin 23/12/2013 tarih ve E.2013/1699, K.2013/20398 sayılı ilâmıyla İlk Derece Mahkemesinin kararı onanmış, karar düzeltme yoluna gidilmemiş ve karar kesinleşmiştir. Karar, başvurucuya 24/1/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu, 14/2/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 12/1/2011 tarih ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Usul ekonomisi ilkesi" kenar başlıklı maddesi şöyledir: "Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür." 22/4/1926 tarih ve 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu’nun maddesi.