19. Ceza Dairesi 2018/6503 E. , 2019/11657 K. Karşılıksız çek düzenleme suçundan sanık ...'ın, 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5/1 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52/2. maddeleri gereğince 98.590,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezasının anılan Kanun'un 52/4. maddesi uyarınca birer ay ara ile 2 eşit taksit halinde tahsiline dair Adana 4. İcra Ceza Mahkemesinin 21/11/2017 tarihli ve 2017/327 esas, 2017/940 sayılı kararı aleyhine, Adalet Bakanlı…
**19. Ceza Dairesi 2018/6503 E. , 2019/11657 K.** **"İçtihat Metni"** Karşılıksız çek düzenleme suçundan sanık ...'ın, 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5/1 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52/2. maddeleri gereğince 98.590,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezasının anılan Kanun'un 52/4. maddesi uyarınca birer ay ara ile 2 eşit taksit halinde tahsiline dair Adana 4. İcra Ceza Mahkemesinin 21/11/2017 tarihli ve 2017/327 esas, 2017/940 sayılı kararı aleyhine, Adalet Bakanlığı'nın 24.09.2018 gün ve 2018/11352 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02/10/2018 gün ve KYB. 2018/79110 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu. Anılan ihbarnamede; Dosya kapsamına göre, 1-Müştekinin 100.000,00 Türk lirası bedelli çekin süresi içerisinde bankaya ibrazına rağmen ödenmemesi nedeniyle şikâyetçi olduğu, Mahkemesince, çek bedelinin karşılıksız kalan bedeli 98.590,00 Türk lirasından az olamayacağından bahisle 4930 gün karşılığı 98.590,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, 5941 sayılı Kanun'un 5/1. maddesinde yer alan, "(Değişik: 15/7/2016-6728/63 md.) Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak “karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adli para cezasına hükmolunur. Ancak, hükmedilecek adli para cezası; çek bedelinin karşılıksız kalan miktarı, (…) az olamaz." hükmü gereğince sanığa verilecek cezanın kanundaki üst sınırı olan 1.500 günü geçemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesinde yer alan "(4) Hakim, ekonomik ve şahsi hallerini göz önünde bulundurarak, kişiye adlî para cezasını ödemesi için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere mehil verebileceği gibi, bu cezanın belirli taksitler halinde ödenmesine de karar verebilir. Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten az olamaz. Kararda, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceği belirtilir." şeklindeki hükme aykırı olarak adli para cezasının birer ay ara ile iki eşit taksitle ödenmesine karar verilmesinde, İsabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla, Gereği görüşülüp düşünüldü: 5237 sayılı TCK'nin "Cezanın belirlenmesi" başlıklı 61. maddesi; (1) Hakim, somut olayda; a) Suçun işleniş biçimini, b) Suçun işlenmesinde kullanılan araçları, c) Suçun işlendiği zaman ve yeri, d) Suçun konusunun önem ve değerini, e) Meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını, f) Failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını, g) Failin güttüğü amaç ve saiki, Göz önünde bulundurarak, işlenen suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirler... ...(8) (Ek: 29/6/2005 – 5377/7 md.) Adlî para cezası hesaplanırken, bu madde hükmüne göre cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik artırma ve indirimler, gün üzerinden yapılır. Adlî para cezası, belirlenen sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle bulunur." 6728 sayılı Kanunun 63. maddesiyle değişik 5941 sayılı Kanun'un "Ceza sorumluluğu, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı" başlıklı 5/(1). maddesi; "(1) Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak “karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adli para cezasına hükmolunur. Ancak, hükmedilecek adli para cezası; çek bedelinin karşılıksız kalan miktarı, (“...çekin üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanuna göre ticari işlerde temerrüt faizi oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile takip ve yargılama gideri toplamından...” ibaresi, 10/10/2017 tarihli ve 30206 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 26/7/2017 tarihli ve E.: 2016/191, K.: 2017/131 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir.) az olamaz. Mahkeme ayrıca, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına; bu yasağın bulunması hâlinde, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının devamına hükmeder. Yargılama sırasında da resen mahkeme tarafından koruma tedbiri olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına karar verilir. Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı, çek hesabı sahibi gerçek veya tüzel kişi, bu tüzel kişi adına çek keşide edenler ve karşılıksız çekin bir sermaye şirketi adına düzenlenmesi durumunda ayrıca yönetim organı ile ticaret siciline tescil edilen şirket yetkilileri hakkında uygulanır. Koruma tedbiri olarak verilen çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararlarına karşı yapılan itirazlar bakımından 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 353 üncü maddesinin birinci fıkrası hükmü uygulanır. Bu suçtan dolayı açılan davalar icra mahkemesinde görülür ve İcra ve İflas Kanununun 347, 349, 350, 351, 352 ve 353 üncü maddelerinde düzenlenen yargılama usulüne ilişkin hükümler uygulanır. Bu davalar çekin tahsil için bankaya ibraz edildiği veya çek hesabının açıldığı banka şubesinin bulunduğu yer yada hesap sahibinin yahut şikâyetçinin yerleşim yeri mahkemesinde görülür." hükümlerini amirdir. Yerel Mahkemece kurulan ve istinaf edilmeksizin kesinleşen hükümde, sanık hakkında doğrudan 4930 gün adli para cezasına hükmedildiği, sonradan günlüğü 20 TL'den hesap edilen miktarın çarpılmasıyla 98.600 TL adli para cezasına, adli para cezasının TCK 52/4. maddesi gereği birer ay arayla 2 eşit taksitte ödenmesine karar verildiği, bu yönüyle kararın kanuna aykırı olduğu anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği her iki nedenle de yerinde görüldüğünden, Adana 4. İcra Ceza Mahkemesinin 21/11/2017 tarihli ve 2017/327 esas, 2017/940 karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4-d maddesi gereği BOZULMASINA, bozma gereği yeniden uygulama yapılarak, sanık hakkında mahkumiyet hükmü içeren Adana 4. İcra Ceza Mahkemesinin 21/11/2017 tarihli ve 2017/327 esas, 2017/940 karar sayılı kararının HÜKÜM kısmında yer alan 1- 2- ve 3- numaralı maddelerin hükümden tamamen çıkarılmasıyla, yerine; "1-) Sanığın, üzerine atılı işlediği suçu sabit olmakla, TCK'nin 61. Maddesinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde, 5941 sayılı Kanun'un 5/1. maddesi gereği 5 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, 2-) Sanığa verilen 5 gün adli para cezasının TCK'nin 52/2. maddesi gereği sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önüne alınarak günlüğü 20 TL'den çarpılmak suretiyle sanığın 100 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, ancak 5941 sayılı Kanun'un 5/1. maddesi gereği hükmedilen adli para cezası, çekin karşılıksız kalan miktarından az olmayacağından sanığın neticeten çekin karşılıksız kalan miktarı olan 98.590 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 3-) Sanık hakkında neticeten hükmedilen 98.590 TL adli para cezasının , 5237 sayılı TCK'nin 52/4. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve şahsi halleri göz önüne alınarak, iki yıl içerisinde, 24 ay süreyle, aylık eşit taksitler halinde sanıktan tahsiline, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğinin ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrilebileceğinin sanığa ihtarına"... şeklindeki maddelerin eklenmesine, hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, hükmün infazının 98.590 TL adli para cezası üzerinden yapılmasına, 23/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.