4. Hukuk Dairesi 2021/18817 E. , 2021/9243 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVACILAR : 1-..., 2-... (kendi adlarına asaleten; velayeten) vekilleri Av. ... DAVALILAR : 1-..., 2-.... Tic. A.Ş. vekilleri Av. Taraflar arasındaki tazminat davasının kısmen kabulüne dair verilen kararın davacılar vekili ile davalılar ... ve .... Tic. A.Ş. vekili tarafından süresi içinde temyizi istenilmekle, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırla…
**4. Hukuk Dairesi 2021/18817 E. , 2021/9243 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVACILAR : 1-..., 2-... (kendi adlarına asaleten; velayeten) vekilleri Av. ... DAVALILAR : 1-..., 2-.... Tic. A.Ş. vekilleri Av. Taraflar arasındaki tazminat davasının kısmen kabulüne dair verilen kararın davacılar vekili ile davalılar ... ve .... Tic. A.Ş. vekili tarafından süresi içinde temyizi istenilmekle, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. -K A R A R- Dava, trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece hükmüne uyulan Dairemizin 02/03/2020 tarih, 2019/2559 Esas ve 2020/2414 Karar sayılı ilamında özetle; dairemizin yerleşik uygulamaları ile belirlenen destek payları esas alınmak ve geliri olmayan davacı annenin tazminatından yetiştirme gideri düşülmemesi gerektiği gözetilmek suretiyle, davacıların talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi hususunda, başka bir aktüerya bilirkişisinden rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 12.394,22 TL. ve ... için 13.344,68 TL. maddi tazminatın, davalı ... yönünden dava ve diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren müteselsilen tahsiline; davacı ... ve ... için 20.000,00'er TL, davacı ... için 5.000,00 TL. manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ile davalılar ... ve .... Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına; daha önce temyize konu edilip bozma kapsamı dışında bırakıldığı için kesinleşen yönlerin (kusur, sorumluluk) yeniden incelenmesinin mümkün olmamasına; mahkeme hükmünün 2.bendinde yapılan maddi hatanın mahallinde düzeltilebilir nitelikte görülmesine göre, konusunda uzman bilirkişi tarafından, eksik sigortaya ilişkin hesaplamaların usulünce yapıldığı 01.04.2020 havale tarihli raporun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalılar ... ve .... Tic. A.Ş. vekilinin yerinde görülmeyen diğer bütün temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-6100 sayılı HMK'nın 107/1. maddesinde "davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar yada değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir" düzenlemesine; maddenin 2. fıkrasında ise "karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacının, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabileceği" düzenlemesine yer verilmiştir. Davacı tarafın, gerçek zararlarının yargılama sonunda ortaya çıkacağını belirterek ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 2.000,00 TL. harca esas değer üzerinden davayı açtığı; mahkemenin bozmadan önceki yargılamasında alınan aktüer raporu gereği maddi tazminat taleplerini 25.738,90 TL. olarak ıslah ederken, rapora ve gerçek zarar miktarına ilişkin fazla haklarını saklı tuttuğu; Dairemizin önceki bozma ilamında maddi tazminattaki hesap hataları nedeniyle davacı taraf yararına bozma yapıldığı; bozmaya uyarak yargılamaya devam eden mahkemece alınan 30.11.2020 tarihli aktüer raporunda davacılar için toplam 127.324,77 TL. maddi tazminatın hesaplandığı; davacılar vekilinin 03.12.2020 tarihli harç tamamlama dilekçesiyle eksik harcı da tamamlayarak dava değerini anılan bedele yükselttiği; mahkemece, davacı tarafın bozmadan önce ıslah hakkını kullandığı ve ikinci kez ıslah yapılamayacağı gerekçesiyle, ilk hükümdeki maddi tazminatların yeniden hüküm altına alındığı görülmektedir. Davacı tarafın dava ve bozmadan önceki ıslah dilekçesinde kullandığı ifadeler dikkate alındığında, davanın HMK md. 107'de düzenlenen belirsiz alacak davası olarak açıldığı izahtan uzaktır. Davanın bu niteliği ve Dairemizin önceki bozma ilamının kapsamına göre, bozmadan sonra alınan aktüer raporu ile davacı tarafın alacağı kesin ve belirli hale geldiğinden, HMK md. 107/2 uyarınca davacı tarafın talebini artırma hakkı bulunduğu gözetilerek, 03.12.2020 tarihli artırım dilekçesindeki bedellerin hüküm altına alınması gereğini gözetmeyen hükmün bozulması gerekmiştir. 3-Davaya konu edilen manevi tazminatların kısmen kabulüne ilişkin mahkeme ilk hükmünün, sigorta şirketi dışındaki taraf vekillerince temyizi üzerine, Dairemizce sadece maddi tazminattaki hesap hataları yönünden hüküm bozulmuş; davacı ve davalı tarafça temyize konu edilen manevi tazminatlar yönünden (bozma kapsamı dışında bırakıldığı için) mahkemenin ilk hükmü kesinleşmiştir. Bozmaya uyarak yeniden yargılama yapan mahkemece, bozmaya konu edilmediği için kesinleşmiş olan manevi tazminatlar yönünden, yeniden hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, manevi tazminatlar ile fer'ileri için yeniden hüküm tesis edildiği görülmektedir. Kesinleşmiş olan davaya konu manevi tazminat istemi yönünden, mahkemenin yeniden yargılama yapması da yeniden hüküm tesis ederek davalı yana ilave sorumluluk yüklemesi de, usuli kazanılmış hakkın ihlali mahiyetindedir. Bozmadan sonraki yargılama sonunda, manevi tazminatlar (miktarı itibariyle) aynı biçimde hüküm altına alındığından kazanılmış hakların ihlal edilmediği düşünülebilirse de; karar tarihi nedeniyle hüküm altına alınan vekalet ücretinin davalı yan aleyhine yükseltilmesi, davalı tarafın usuli kazanılmış hakkını ihlal etmektedir. Açıklanan nedenlerle; bozma kapsamı dışında olduğu için kesinleşen manevi tazminatlar ile fer'ileri yönünden yeniden hüküm tesisine yer olmadığına karar verilerek, bozmaya uyulmak suretiyle belirlenen maddi tazminatlar ile fer'ileri için hüküm tesisi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, manevi tazminatlar ile fer'ileri yönünden de yeniden hüküm tesisi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılar ... ve .... Tic. A.Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; hükmün, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı taraf yararına ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... ile .... Tic. A.Ş. yararına BOZULMASINA; peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar ..., .... Tic. A.Ş ile davacılara geri verilmesine, 29/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.