Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/420 E. , 2024/5624 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/420 Karar No : 2024/5624 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Tunceli 51. Piyade Tugay Komutanlığında üsteğmen olarak görev yapan davacı tarafında
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/420 E. , 2024/5624 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/420 Karar No : 2024/5624 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Tunceli 51. Piyade Tugay Komutanlığında üsteğmen olarak görev yapan davacı tarafından; hakkında ... tarih ve... sayılı üçlü kararname ile tesis edilen ''Disiplinsizlik Sebebiyle Re'sen TSK'dan Ayırma'' işleminin iptali istemiyle açılan davada, ... Yüksek İdare Mahkemesi ... Dairesinin davanın reddi yolunda verilen ve kesinleşen ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararı sonrasında "ahlaki durum gerekçe gösterilerek TSK'dan ayırma işlemi tesis edilmesi nedeniyle özel hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiği" iddiasıyla Anayasa Mahkemesine yapılan 2014/20005 sayılı bireysel başvuru sonucunda Mahkemenin 26/10/2017 tarihli kararı ile "özel hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiğine" karar verilerek, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla yeniden yargılama yapılması için dosyanın yetkili yargı merciine gönderilmesi üzerine yeniden ele alınan dosyada; işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince; davacının eşi hakkında, F.A. isimli personelin intihar teşebbüsü ve sonrasında vefat etmesi olayı ile ilgili yürütülen soruşturma sebebiyle iffetsiz olduğu sonucuna varılarak ve iffetsiz nitelemesi yapılarak, olay tarihi itibarıyla müşterek bir çocukları da bulunan davacının eşi ile olan evlilik bağının devam ettirmesi durumunun TSK'nın güvenilirliğini sarsacak derecede kötü nitelik arz eden bir davranış olarak nitelendirilemeyeceği, bu sebeple kamu görevlisi olma nitelik ve yeterliliğini yitirdiği sonucuna ulaşılamayacağı anlaşıldığından, ''Silahlı Kuvvetlerde kalması uygun değildir'' sicili düzenlenerek, bu sicil belgesine istinaden tesis edilen ayırma işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihi olan 11/05/2013 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının eşi ile binbaşı F.A. arasında ilişki bulunduğunun J.Asyş.Kor.K.lığı Askeri Savcılığının... sayılı soruşturması kapsamında anlaşıldığı, birlik komutanının bu konudan haberdar olduğu, kendisine danışmanlık yaptığı ve danışmanlık kartı düzenlenerek 29/07/2012 tarihinde davacı ile ilgili dedikoduların hatırlatıldığının yazıldığı, 18/11/2012 tarihinde tekrar eşi ile ilgili olaylar görüşülerek eşinden boşanacağını beyan ettiğinin yazıldığı, 27/12/2012 tarihinde ise eşinden ayrılmaktan vazgeçtiği, TSK'da bir gelecek düşünmediğini, olayı da bu amaçla kullanacağını beyan ettiğinin yazıldığı, davacı hakkında bir çok icra takibi bulunduğu, eşinin ilişkisinin sabit olduğu ve bu ilişkinin iffetsiz bir ilişki olduğu, davacının bir çok kez uyarılmasına rağmen evlilik bağını devam ettirmekte ısrar ettiği, eylemlerinin TSK'nın itibarını sarsıcı nitelikte olduğu belirtilerek, mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Meslek yaşantısının başarılarla dolu olduğu, sicil notlarının çok iyi olduğu, bireysel başvurusu sonucunda Anayasa Mahkemesi tarafından özel hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiğine karar verildiği, eşinden boşandığı ve bu karar üzerine ... Askeri Ceza Mahkemesinde görülmekte olan davada beraat ettiği belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyize konu İdare Mahkemesi kararının faiz başlangıç tarihi yönünden düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Diğer taraftan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı kuralına yer verilmiştir. Bir idari işlem veya eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda, uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak; idareye başvuru varsa başvuru tarihinin, başvuru yoksa davanın açıldığı tarihin esas alınması gerektiği hususu, Danıştay içtihatlarıyla istikrar kazanmıştır. Bu durumda, İdare Mahkemesince, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarına uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak dava tarihinin esas alındığı, ancak; dava açma tarihinin 11/10/2013 tarihi olarak yazılması gerekirken, "davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının 11/05/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde hüküm kurulmasında, hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de; bu yanlışlık 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan; söz konusu kararın, "yoksun kalınan parasal haklarının dava tarihi olan 11/10/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının 11/05/2013 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/12/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.