3. Hukuk Dairesi 2016/19901 E. , 2018/6345 K. "" MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın zamanaşımı nedeniyle ereddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacılar; davalının oğlu...ın çocukları ...’ı cama it…
**3. Hukuk Dairesi 2016/19901 E. , 2018/6345 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın zamanaşımı nedeniyle ereddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacılar; davalının oğlu...ın çocukları ...’ı cama iterek yaralanmasına sebebiyet verdiğini, bu nedenle beden gücü kaybına uğradığını, olay nedeniyle davalının oğlunun cezalandırıldığını, davalının ev başkanı sıfatıyla oluşan zarardan sorumlu olduğunu belirterek; 6100 sayılı HMK’nın 107. maddesi uyarınca toplanacak delillere göre 1.000,00 TL bedensel zarar tazminatına, 4.375,00 TL hastane masrafı ve gider tazminatına ve 10.000,00 TL manevi tazmimata olay tarihinden faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı; zamanaşımı süresinin geçtiğini, ev başkanı sıfatıyla sorumluluğunun bulunmadığını, ihmali olmadığını, dava konusu olayın çocukların oyun oynamaları sırasında meydana geldiğini, ceza mahkemesi kararının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece; olay tarihinden itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde dava açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Zamanaşımı, bir talep ve dava hakkının kanunda belirtilen süre içinde kullanılmaması halinde usul hukukunca öngörülen şekilde ileri sürülmek koşuluyla borçluya borcunu ödememe imkanı veren bir hukuki müessesedir. Zamanaşımı bir itiraz olmayıp, def'i olduğundan ileri sürülmedikçe hakim tarafından doğrudan doğruya (re'sen) gözönünde tutulamaz Zamanaşımı savunması, cevap süresi içinde verilecek cevap dilekçesi ile ileri sürülmesi gerekir. Zamanaşımı defi cevap dilekçesi ile süresinde ileri sürülmemişse, savunmanın genişletilmesi itirazı ile karşılaşır. Eğer davacı buna karşı koymaz ise süresinde savunmanın genişletilmesine zımni olarak onam vermiş sayılır. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 47. maddesinde ise hâkimin, bir kimsenin hukuka aykırı olarak cismani zarara uğraması veya ölmesi durumunda, zarar görene yahut kişi öldüğü takdirde ölenin ailesine manevi zarar adıyla "adalete muvafık tazminat" verilmesine karar verilebileceği belirtilmiştir. Maddi ve manevi tazminat istemlerinin bağlı olduğu zamanaşımı süreleri ise 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72. (mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 60.) maddesinde özel olarak düzenlenmiştir.